Kendinizi hiç yetersiz hissettiğiniz, başkalarıyla kıyasladığınız ve “ben yapamam” dediğiniz oldu mu? Ya da tam tersi, sürekli kendinizi kanıtlama ve en iyi olma çabası içinde misiniz?
Eğer cevabınız evetse, Alfred Adler’in dünyasına hoş geldiniz. Sigmund Freud’un öğrencisi ve çalışma arkadaşı olan, ancak daha sonra ondan ayrılarak kendi ekolünü kuran Adler, insan davranışının altında yatan ana motorun “cinsellik” değil, “Yetersizlik Duygusu” ve bunu aşma çabası olduğunu savunmuştur.
Bu yazıda, Adler Teorisi’nin (Bireysel Psikoloji) temel taşlarını, doğum sırasının karakterimizi nasıl şekillendirdiğini ve o meşhur “Aşağılık Kompleksi”nin aslında bizi nasıl başarıya taşıyabileceğini inceleyeceğiz.
Adler Teorisi (Bireysel Psikoloji) Nedir?
Adler, kurduğu ekole “Bireysel Psikoloji” (Individual Psychology) adını vermiştir. Ancak buradaki “bireysel” kelimesi “bencil” veya “yalnız” anlamında değildir. Latince individuum (bölünemez) kökünden gelir.
Adler’e göre insan; zihni, bedeni ve sosyal çevresiyle bölünemez bir bütündür. İnsanı anlamak için onun sadece geçmişine değil, gelecekteki hedeflerine ve toplum içindeki yerine bakmak gerekir.
Teorinin Kalbi: Aşağılık Duygusu ve Üstünlük Çabası
Adler’e göre her insan hayata bir “eksiklik” duygusuyla başlar. Çünkü hepimiz dünyaya savunmasız, muhtaç ve küçük bir bebek olarak geliriz. Etrafımızdaki “dev” yetişkinlere bakar ve kendimizi yetersiz hissederiz.
Bu duygu patolojik (hastalık) değildir; aksine gelişimin motorudur.
- Aşağılık Duygusu (Inferiority): “Ben eksiğim, tamamlanmam lazım” hissidir.
- Telafi (Compensation): Bu eksikliği gidermek için gösterilen çabadır. (Örn: Kekeme olan birinin çok iyi bir hatip olması).
- Üstünlük Çabası (Striving for Superiority): Başkalarından üstün olmak değil, kendinin en iyi versiyonu olmak ve engelleri aşmak arzusudur.
Aşağılık Kompleksi Nedir?
Eğer kişi bu eksiklik duygusuyla baş edemez, altında ezilir ve “denemeye bile değmez” diyerek pasifleşirse, işte o zaman bu durum sağlıklı bir çaba olmaktan çıkar ve **”Aşağılık Kompleksi”**ne dönüşür.
Doğum Sırası: Kaderimizi Etkiler mi?
Adler, kardeşler arasındaki sıranın (Birth Order) kişiliği şekillendirdiğini iddia eden ilk psikologdur. Ona göre ailedeki konumunuz, hayata bakışınızı belirler:
- En Büyük Çocuk: “Tahtından indirilmiş kraldır.” Kardeş gelince ilgiyi kaybeder. Bu yüzden genellikle kuralcı, sorumlu, muhafazakar ve lider ruhludur. Otoriteyi sever.
- Ortanca Çocuk: Sürekli bir yarış halindedir. Öndekini geçmeye, arkadakine ezilmemeye çalışır. Rekabetçidir, diplomatiktir ve adalete çok önem verir.
- En Küçük Çocuk: Ailenin “bebeğidir”. Şımartılma riski yüksektir. Sorumluluk almaktan kaçabilir ama aynı zamanda çok yaratıcı ve sempatik olabilir.
- Tek Çocuk: Yetişkinlerin dünyasında büyür. Erken olgunlaşır, paylaşmayı bilmeyebilir ve sürekli onaylanma bekleyebilir.
Sosyal İlgi (Gemeinschaftsgefühl)
Adler’i diğerlerinden ayıran en önemli fark budur. Ona göre ruh sağlığının ölçütü **”Toplumsal İlgi”**dir.
Sağlıklı bir insan, sadece kendi başarısı için değil, toplumun iyiliği için de çalışır. Empati kurar, iş birliği yapar.
Adler’e göre; suçlular, alkolikler veya narsistler “sosyal ilgisi düşük” bireylerdir.
Teleoloji: Geçmişin Kurbanı Değiliz
Freud, “Geçmişte yaşadığın travmalar seni bugün böyle yaptı” der (Determinizm).
Adler ise “Seni yöneten şey geçmişin değil, gelecekteki hedeflerindir” der (Teleoloji).
Yani; “Babam bana kötü davrandığı için öfkeliyim” demek yerine, “İnsanları kontrol etmek amacıyla öfkeyi seçiyorum” bakış açısını getirir. Bu, kontrolü kişiye geri veren çok güçlü bir yaklaşımdır.
Sonuç
Adler Teorisi, insanı kurban rolünden çıkarıp “kendi hayatının mimarı” koltuğuna oturtur.
İçinizdeki o yetersizlik hissi, sizi durduran bir duvar değil, aşmanız için konulmuş bir basamaktır. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakıp (dikey yarış), topluma ne katabileceğinize ve kendinizi nasıl aşabileceğinize (yatay ilerleme) odaklandığınızda, Adler’in bahsettiği o gerçek “üstünlük” hissine ulaşabilirsiniz.
Tıbbi Sorumluluk Reddi: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Psikolojik sorunlar için lütfen bir uzmana danışınız.