Abort

Tıp terminolojisi bazen kafa karıştırıcı olabilir. Günlük dilde “düşük yapmak” olarak bildiğimiz durumun tıptaki karşılığı “abortus”tur. Ancak bu terim, hem kendiliğinden gelişen gebelik kayıplarını hem de tıbbi müdahaleleri kapsayan geniş bir şemsiye terimdir.

Bu yazıda, “abortus”un ne anlama geldiğini, hangi türleri olduğunu ve halk arasında sıkça karıştırılan “kürtaj” kavramından nasıl ayrıldığını detaylıca inceleyeceğiz.

Abortus: Tıbbi Tanım

Tıbbi olarak abortus, gebeliğin 20. haftasından önce veya fetüsün 500 gram ağırlığa ulaşmasından önce, rahim dışında yaşama kabiliyeti kazanamadan sonlanmasıdır.

Bu tanım, gebelik kaybının nedenine bakılmaksızın, olayın kendisini tanımlar. Halk arasında bu duruma “düşük” denir. Abortus, temel olarak iki ana kategoriye ayrılır:

  • Spontan Abortus (Kendiliğinden Düşük): Gebeliğin herhangi bir dış müdahale olmadan, kendiliğinden sonlanmasıdır. Düşüklerin büyük çoğunluğu bu gruptadır.
  • İndüklenmiş Abortus (İsteğe Bağlı veya Tıbbi Tahliye): Gebeliğin cerrahi veya ilaçlı yöntemlerle, bilinçli olarak sonlandırılmasıdır. Bu duruma halk arasında “kürtaj” denir.

Spontan Abortus (Düşük) Türleri ve Nedenleri

Gebelik kayıplarının yaklaşık %80’i ilk 12 haftada (ilk trimester) meydana gelir ve bu duruma “erken düşük” denir. En yaygın nedeni, embriyodaki kromozomal anomalilerdir. Yani, sağlıklı bir şekilde gelişemeyecek olan bir embriyonun, vücut tarafından doğal bir savunma mekanizmasıyla sonlandırılmasıdır.

Spontan abortus, klinik seyrine göre farklı şekillerde sınıflandırılır:

  • Abortus İmminens (Düşük Tehdidi): Gebeliğin ilk yarısında vajinal kanama olmasıdır. Rahim ağzı kapalıdır ve gebelik hala devam etmektedir. Yatak istirahati ve takip ile gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam etme olasılığı vardır.
  • Abortus İnsipiens (Kaçınılmaz Düşük): Kanamanın yanı sıra rahim ağzında açılma da başlamıştır. Bu durumda gebeliğin devam etmesi artık mümkün değildir ve düşük kaçınılmazdır.
  • İnkomplet Abortus (Tam Olmayan Düşük): Gebelik materyalinin bir kısmının (fetüs veya plasenta parçaları) rahim dışına atıldığı, ancak bir kısmının hala rahim içinde kaldığı durumdur. Kanamayı durdurmak ve enfeksiyonu önlemek için genellikle müdahale (küretaj) gerekir.
  • Komplet Abortus (Tam Düşük): Gebeliğe ait tüm dokuların (fetüs, plasenta) rahim dışına tamamen atıldığı durumdur. Rahim ağzı kapanmıştır ve kanama durmuştur.
  • Missed Abortus (Kaçırılmış Düşük): Fetüsün rahim içinde öldüğü ancak rahim tarafından dışarı atılmadığı, rahim ağzının kapalı olduğu durumdur. Anne durumu fark etmeyebilir ve tanı genellikle ultrason kontrolünde konur.
  • Habitüel Abortus (Tekrarlayan Düşük): Bir kadının üç veya daha fazla kez art arda spontan abortus yaşaması durumudur. Bu durum, altta yatan genetik, hormonal veya anatomik bir sorunu işaret edebileceğinden detaylı araştırma gerektirir.

“Abortus” ve “Kürtaj” Arasındaki Fark Nedir?

Bu, en çok karıştırılan noktadır.

  • Abortus (Düşük): Olayın adıdır. Gebeliğin 20. haftadan önce sonlanması durumudur. Bu, kendiliğinden olabilir (spontan abortus).
  • Kürtaj (Küretaj): İşlemin adıdır. Kürtaj, rahim içinin temizlenmesi amacıyla yapılan cerrahi bir müdahaledir.

Kürtaj işlemi iki ana amaçla yapılır:

  1. Gebelik Sonlandırma (İsteğe Bağlı Tahliye): İstenmeyen bir gebeliğin, yasal sınırlar içinde, cerrahi olarak sonlandırılmasıdır.
  2. Tedavi Amaçlı (Terapötik Küretaj / D&C): Düşük tedavisinde kullanılır. Örneğin, inkomplet abortus (tam olmayan düşük) veya missed abortus (kaçırılmış düşük) durumlarında, rahim içinde kalan dokuların temizlenerek kanamanın durdurulması ve enfeksiyon riskinin ortadan kaldırılması için bu işlem şarttır.

Yani, her abortus (düşük) kürtaj ile sonuçlanmaz (örneğin tam düşükte rahim kendi kendini temizler). Ancak kürtaj işlemi, hem bir abortus (düşük) tedavisinde hem de gebelik sonlandırmada kullanılan bir yöntemdir.

Türkiye’deki Yasal Durum

Blog yazımızı, konunun yasal boyutuna da değinerek tamamlamak önemlidir. Türkiye’de gebelik sonlandırma (isteğe bağlı kürtaj) yasal düzenlemelere tabidir:

  • Yasal Sınır: İsteğe bağlı gebelik sonlandırma için yasal sınır, gebeliğin 10. haftasıdır.
  • Rıza: 18 yaşını doldurmuş ve bekar olan kadınlar kendi rızalarıyla işlemi yaptırabilirler. Evli kadınlar için eş rızası yasal olarak zorunludur.
  • Tıbbi Zorunluluk: Gebeliğin 10. haftasını geçmesi durumunda kürtaj, ancak annenin hayatını tehdit eden bir durum veya fetüste yaşamla bağdaşmayan ciddi bir anomali (sakatlık) tespit edilmesi halinde, birden fazla doktorun yer aldığı bir sağlık kurulu raporuyla yapılabilir.

Önemli Not: Bu yazı, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Herhangi bir sağlık sorunu yaşamanız durumunda veya bu konuda bir karar almadan önce mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışmanız gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir