Antiretroviral İlaç

Antiretroviral İlaç

Tıp dünyasında çok az ilaç grubu, insanlık tarihini bu kadar keskin bir şekilde değiştirmiştir. 1990’ların başında HIV teşhisi almak karanlık bir sona gidişken, bugün bu virüsü taşıyan biri, doğru tedavi ile herkes kadar uzun ve sağlıklı bir ömür sürebilmektedir.

İşte bu mucizenin mimarı, virüsü vücutta hapseden Antiretroviral İlaçlardır (ARV).

Peki, bu ilaçlar virüsü tamamen yok eder mi? “Retroviral” ne demektir? Bir insan hem HIV pozitif olup hem de virüsü kimseye bulaştırmayabilir mi?

Antiretroviral (ARV) İlaç Nedir?

İsmindeki şifreyi çözelim:

  • Anti: Karşı.
  • Retro-virüs: HIV’in ait olduğu virüs ailesi.
  • Viral: Virüsle ilgili.

Yani bu ilaçlar, Retrovirüs ailesinden gelen virüslerin (özellikle HIV’in) vücutta çoğalmasını durdurmak için geliştirilmiş farmakolojik ajanlardır. Bu tedavi protokolüne kısaca ART (Antiretroviral Terapi) denir.

Neden “Retro”? (Çalışma Mekanizması)

Normalde biyolojide bilgi akışı DNA’dan RNA’ya doğrudur. Ancak HIV gibi retrovirüsler “tersten” çalışır. Kendi RNA’larını, insan hücresinin DNA’sına kopyalayarak hücrenin fabrikasını ele geçirirler.

Antiretroviral ilaçlar, bu kopyalama işleminin farklı aşamalarına sabotaj düzenler:

  1. Giriş İnhibitörleri: Virüsün hücre kapısından girmesini engeller.
  2. Reverse Transkriptaz İnhibitörleri: Virüsün genetiğini kopyalayan enzimi bozar. (En sık kullanılan gruptur).
  3. İntegraz İnhibitörleri: Virüs DNA’sının, insan DNA’sına yapışmasını engeller.
  4. Proteaz İnhibitörleri: Virüsün çoğalmak için ihtiyaç duyduğu protein makaslarını köreltir.

Genellikle direnç gelişimini önlemek için bu gruplardan birkaçı kombine edilerek (kokteyl tedavi) verilir.

Tedavinin Amacı: Uyuyan Dev

Şunu netleştirelim: Antiretroviraller HIV’i vücuttan tamamen atamaz (kür sağlamaz). Virüs, bazı hücrelerde “uyku modunda” saklanmaya devam eder.

İlacın amacı şudur:

  • Virüsü uyku modunda tutmak.
  • Kana karışıp çoğalmasını (Viral Yükü) engellemek.
  • Bağışıklık sisteminin (CD4 hücreleri) çöküp hastalığın AIDS evresine geçmesini önlemek.

İlaç kullanıldığı sürece virüs hapistedir. İlaç bırakılırsa virüs uyanır ve tekrar çoğalmaya başlar.

Devrim Yaratan Kavram: B=B (Belirlenemeyen = Bulaştırmayan)

Bu ilaçların en büyük başarısı, sosyal hayattaki damgalamayı bitirmesidir.

Düzenli ilaç kullanan bir hastanın kanındaki virüs miktarı o kadar azalır ki, laboratuvar testlerinde bile bulunamaz hale gelir (Viral Yük: Negatif/Belirlenemeyen).

Bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki; viral yükü belirlenemeyen seviyede olan bir HIV pozitif birey, virüsü cinsel yolla partnerine BULAŞTIRAMAZ.

Bu duruma B=B (Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan) veya İngilizce U=U denir.

Koruma Amaçlı Kullanım: PrEP ve PEP

Antiretroviraller sadece hasta olanlar için değildir, korunma için de kullanılır:

  1. PrEP (Temas Öncesi Profilaksi): HIV riski taşıyan kişilerin, virüsü kapmamak için (doğum kontrol hapı mantığıyla) her gün aldığı ilaçtır. Koruyuculuğu %99’un üzerindedir.
  2. PEP (Temas Sonrası Profilaksi): Şüpheli bir cinsel temas veya iğne batması kazasından sonra, “ertesi gün hapı” mantığıyla ilk 72 saat içinde başlanan ve 1 ay kullanılan acil durum tedavisidir.

Yan Etkileri

Eski ilaçların yan etkileri ağırdı ancak yeni nesil ilaçlar çok daha konforludur. Yine de şunlar görülebilir:

  • Bulantı, ishal.
  • Yorgunluk.
  • Uzun vadede kolesterol artışı veya kemik yoğunluğunda azalma.

Sonuç

Antiretroviral ilaçlar, HIV’i “korkulan bir son” olmaktan çıkarıp, “diyabet veya tansiyon gibi yönetilebilir bir duruma” dönüştürmüştür. Günde bir veya iki tablet ilaçla, HIV pozitif bireyler evlenebilir, sağlıklı (HIV negatif) çocuklar sahibi olabilir ve doğal ömürlerini tamamlayabilirler. Buradaki tek şart; İlaç uyumu ve düzenli takiptir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir