Anahtarlarınızı yine mi kaybettiniz? Birisiyle konuşurken cümlesini tamamlamamak için kendinizi zor mu tutuyorsunuz? Ya da yapmanız gereken o rapor dururken, kendinizi 3 saattir alakasız bir konuyu araştırırken mi buldunuz?
Hoş geldiniz. Konumuz Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB).
Halk arasında sıklıkla “şımarıklık” veya “disiplinsizlik” olarak etiketlense de, modern tıp DEHB’yi nörobiyolojik bir gerçeklik olarak tanımlar. Ünlü psikiyatrist Dr. Ned Hallowell’ın dediği gibi: “DEHB’li bir beyin, Ferrari motoruna sahiptir ama frenleri bisiklet frenidir.”
Bu yazıda, bu güçlü motorun nasıl çalıştığını ve o frenlerin neden bazen tutmadığını inceleyeceğiz.
DEHB (ADHD) Nedir?
DEHB; beynin planlama, odaklanma ve dürtü kontrolü gibi “Yürütücü İşlevlerini” (Executive Functions) etkileyen, genetik geçişi çok yüksek olan nörogelişimsel bir bozukluktur.
Sorun sanılanın aksine “dikkat eksikliği” değildir. DEHB’li bir beyin aslında dikkatini toplayamama sorunu yaşamaz; dikkatini yönetme sorunu yaşar. İlgi duyduğu bir konuda saatlerce (hiperodaklanma) çalışabilirken, sıkıcı ama gerekli bir görevde (fatura ödemek gibi) beyni adeta “kapanır”
Beynin Kimyası: Dopamin Arayışı
Normal bir beyinde, bir görevi tamamladığınızda “Dopamin” (ödül hormonu) salgılanır ve tatmin olursunuz. DEHB’li beyinlerde ise dopamin iletiminde ve reseptörlerinde farklılıklar vardır.
Beyin sürekli “aç” haldedir ve uyarılma arar. Bu yüzden:
- Sürekli yeni projelere başlanır ama bitirilemez.
- Riskli davranışlar (hızlı araba sürmek, ani harcamalar) daha cazip gelir.
- Sabırsızlık ve can sıkıntısına tahammülsüzlük kroniktir.
3 Temel Belirti Kümesi
DEHB tek tip değildir. Kişiden kişiye değişen 3 ana ayağı vardır:
1. Dikkat Eksikliği (İnattantif Tip): Daha çok “hayallere dalan” gruptur.
- Detayları gözden kaçırma.
- Eşya kaybetme, unutkanlık.
- Başlanan işi sürdürememe.
- Dinlemiyor gibi görünme.
2. Hiperaktivite ve Dürtüsellik (Hiperaktif Tip): Daha çok “motor takılmış gibi” hareket eden gruptur.
- Oturduğu yerde kıpırdanma, el-ayak oynatma.
- Sırasını bekleyememe, söz kesme.
- Sonunu düşünmeden hareket etme (Dürtüsellik).
3. Bileşik Tip: En sık görülen, her iki durumun da yaşandığı tiptir.
Yetişkinlerde DEHB: “İçimdeki Huzursuzluk”
Çocuklukta koltuk tepelerinde gezen hiperaktivite, yetişkinlikte şekil değiştirir ve “İçsel Huzursuzluğa” dönüşür.
Yetişkin DEHB’liler genellikle dışarıdan sakin görünse de, zihinlerinde aynı anda 10 farklı televizyon kanalı açık gibidir.
- Erteleme (Procrastination): Tembellikten değil, beynin o işe başlamak için gereken “marş motorunu” çalıştıramamasından kaynaklanır.
- Zaman Körlüğü: 5 dakika ile 1 saatin hissiyatı yoktur. Her yere ya çok erken ya çok geç gidilir.
- Duygu Durum Dalgalanmaları: Ani öfke patlamaları veya aşırı heyecanlanma.
Bir “Süper Güç” Olabilir mi? (Hiperodaklanma)
DEHB sadece bir bozukluk değil, aynı zamanda bir farklılıktır. Tarihteki pek çok sanatçı, girişimci ve mucidin DEHB’li olduğu düşünülür.
Neden? Çünkü DEHB beyni;
- Kriz anlarında inanılmaz soğukkanlı olabilir (Acil servis doktorları ve itfaiyecilerde DEHB oranı yüksektir!).
- Hiperodaklanma (Hyperfocus): İlgi duyduğu bir konuda yemeden içmeden, insanüstü bir performansla saatlerce çalışabilir.
- Yaratıcıdır ve kutunun dışında düşünür.
Tanı ve Tedavi
Tanı, detaylı bir psikiyatrik görüşme ve envanter testleri ile konur. Tedavi ise genellikle iki ayaklıdır:
- İlaç Tedavisi: Uyarıcı (stimülan) ilaçlar, beyindeki dopamin seviyesini dengeleyerek o “bisiklet frenlerini” güçlendirir. Gözü bozuk birinin gözlük takması gibidir; odaklanmayı netleştirir.
- Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Zaman yönetimi, organizasyon becerileri ve duygusal düzenleme stratejileri öğretilir.
Sonuç
DEHB bir zeka sorunu değil, bir performans sorunudur. Eğer kendinizde veya çocuğunuzda bu belirtileri görüyorsanız, kendinizi “beceriksiz” veya “tembel” olarak yargılamayın. Sadece beyninizin işletim sistemi, toplumun genelinden biraz farklı çalışıyor.
Kullanma kılavuzunu öğrendiğinizde, o Ferrari motoruyla yapabileceklerinizin sınırı yoktur.
Tıbbi Sorumluluk Reddi: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir Psikiyatri uzmanına başvurunuz.