Ürtiker
Ürtiker (İng. urticaria; Lat. urtica "ısırgan otu"), deride kaşıntılı, kabarık, geçici plaklarla — kurdeşenle — seyreden reaksiyon örüntüsüdür. Lezyonların her biri genellikle 24 saatten kısa sürede iz bırakmadan kaybolur.
Etimoloji
Latince ısırgan otu anlamına gelen urtica sözcüğünden türetilmiştir; lezyonlar ısırgan teması sonrası oluşan kabartılara benzetilmiştir.
Klinik bağlam
Temel mekanizma, deri mast hücrelerinin uyarılarak histamin ve diğer aracıları salmasıdır; sonuçta yüzeyel dermiste damar geçirgenliği artar, ödem ve kaşıntı gelişir. Aynı süreç derin dermis ve deri altında geliştiğinde anjiyoödem tablosu ortaya çıkar; anjiyoödem ürtikere eşlik edebilir ya da tek başına görülebilir. Mast hücre uyarımı immünoglobulin E aracılı olabileceği gibi, doğrudan reseptör uyarımı ya da otoantikorlar yoluyla da gerçekleşebilir.[1]
Sınıflandırma süreye göre yapılır: altı haftadan kısa süren akut ürtiker ile altı haftayı aşan kronik ürtiker. Akut ürtiker sıklıkla viral enfeksiyonlara, ilaçlara ve besinlere bağlıdır; çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları başta gelir. Kronik ürtiker ise kronik spontan ve kronik indüklenebilir ürtiker olarak ikiye ayrılır. İndüklenebilir biçimlerde tetikleyici bellidir: dermografizm, soğuk, basınç, güneş, titreşim, su ve kolinerjik ürtiker — ısı artışı ya da egzersizle ortaya çıkan küçük kabartılar. Kronik spontan ürtikerde olguların önemli bölümünde otoimmün bir mekanizma — IgE reseptörüne ya da IgE'ye karşı otoantikorlar — gösterilebilir; bu hastalarda Hashimoto tiroiditi gibi otoimmün hastalıklar daha sık birlikte bulunur.[2]
Tanı öykü ve muayeneye dayanır; geniş laboratuvar taraması kronik spontan ürtikerde önerilmez, verimsizdir. Ayrıntılı ilaç sorgusu gereklidir: nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar ürtikeri ağırlaştırabilir, ADE inhibitörü ise ürtiker olmaksızın bradikinin aracılı anjiyoödeme yol açar — bu ayrım, tabloya antihistaminiklerin yanıt vermeyeceğini gösterdiği için önemlidir. Tek tek lezyonların 24 saatten uzun sürmesi, ağrılı ya da yakıcı olması, morarma ve hiperpigmentasyon bırakması ürtikeryal vaskülit düşündürür ve deri biyopsisi gerektirir. Ateş, artralji, kilo kaybı ve yükselmiş akut faz yanıtı eşlik ediyorsa otoenflamatuvar sendromlar ve sistemik hastalıklar araştırılır.
Ürtikerin en önemli klinik önceliği, anafilaksinin erken belirtisi olabilmesidir. Yaygın kabartılarla birlikte solunum güçlüğü, ses kısıklığı, boğazda sıkışma, hipotansiyon ya da bulantı-kusma varsa tablo anafilaksidir; gecikmeden intramüsküler adrenalin uygulanır ve hasta gözlem altına alınır. Antihistaminikler bu durumda tek başına yeterli değildir ve adrenalini geciktirmemelidir.[3]
Tedavide basamaklı yaklaşım benimsenir. Birinci basamak, ikinci kuşak — sedatif etkisi az — H1 antihistaminiklerin düzenli kullanımıdır; yanıt yetersizse doz standardın üzerine çıkarılabilir. Yanıtsız kronik olgularda IgE'ye yönelik monoklonal antikor tedavisi ve seçilmiş hastalarda immünsupresif seçenekler gündeme gelir. Sistemik kortikosteroidler yalnızca kısa süreli alevlenme kontrolünde kullanılır; uzun süreli kullanım yan etkileri nedeniyle önerilmez. Birinci kuşak sedatif antihistaminikler bilişsel yan etkileri nedeniyle rutin tedavide geri plandadır. Bilinen tetikleyicilerden kaçınma ve alevlendirici etkenlerin — sıcak, alkol, stres, bazı ilaçlar — azaltılması destekleyicidir.
Seyir açısından akut ürtiker çoğunlukla kendiliğinden geriler; kronik spontan ürtikerin ise yıllar süren ancak sonunda büyük ölçüde düzelen bir gidişi vardır. Hastalığın yaşam kalitesi, uyku ve iş gücü üzerindeki etkisi sıklıkla küçümsenir; bu yük, tedavi kararlarında göz önünde bulundurulmalıdır.
Eş anlamlılar
- Kurdeşen
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.
- ↑ Zuberbier T ve ark., EAACI/GA²LEN/EuroGuiDerm/APAAACI Guideline for the Definition, Classification, Diagnosis and Management of Urticaria, 2022.
- ↑ Cardona V ve ark., World Allergy Organization Anaphylaxis Guidance, 2020.