Adjuvan tedavi
Adjuvan tedavi (İng. adjuvant therapy), tümörün cerrahi olarak çıkarılmasından sonra, geride kalmış olabilecek mikroskobik hastalığı yok etmek amacıyla uygulanan ek tedavidir.
Etimoloji
Latince adiuvare (yardım etmek) fiilinden türeyen adjuvan terimi ile tedavi sözcüğünün birleşimidir.
Klinik bağlam
Yaklaşımın dayandığı kavram, görüntülemeyle saptanamayan ancak var olduğu varsayılan hastalıktır.[1] Cerrahi sonrası hastada ölçülebilir tümör bulunmaz; buna karşın dolaşımda ve uzak dokularda mikroskobik hücreler kalmış olabilir. Bu nedenle tedavi, var olan bir kitleyi küçültmeyi değil yinelemeyi önlemeyi amaçlar. Bu ayrım, hastaya anlatılması gereken en önemli noktadır; hasta kendini iyi hissederken ağır yan etkileri olan bir tedaviyi kabul etmesi istenmektedir.
Kararın gerekçesi, yineleme riskinin sayısal olarak öngörülmesine dayanır. Tümörün evresi, mikroskobik derecesi, lenf düğümü tutulumu, damar istilası ve moleküler belirteçler bu riski belirler. Yararın büyüklüğü de aynı biçimde hesaplanır; mutlak yarar, göreli risk azalmasından çok daha anlamlı bir ölçüttür. Düşük riskli hastada göreli olarak etkileyici görünen bir azalma, mutlak olarak küçük bir kazanç sağlayabilir ve yan etkileri haklı çıkarmayabilir. Bu değerlendirme, ortak karar vermenin en somut uygulama alanlarından biridir.
Neoadjuvan tedaviyle karıştırılmamalıdır; bu ikincisi cerrahiden önce uygulanır ve amaçları farklıdır. Tümörü küçülterek ameliyatı kolaylaştırır, meme ve rektum kanserinde organ koruyucu cerrahiye olanak verir ve en önemlisi tedaviye yanıtın canlı olarak değerlendirilmesini sağlar. Patolojik tam yanıt alınması, uzun dönem sonuçların iyi olacağını gösteren güçlü bir işarettir ve sonraki tedavi kararlarını yönlendirir. Bu bilgi, adjuvan uygulamada elde edilemez.
Tedavi biçimi tümör tipine göre değişir; kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi, hedefe yönelik ilaçlar ve bağışıklık tedavileri kullanılır. Meme kanserinde hormon almacı pozitif hastalarda uzun süreli hormon tedavisi, kolon kanserinde lenf düğümü tutulumu bulunan olgularda kemoterapi yerleşik uygulamalardır. Tedavinin zamanlaması önemlidir; cerrahiden sonra makul bir süre içinde başlanması sonuçları etkiler, gecikme yararı azaltır. Uzun dönem yan etkiler göz önünde bulundurulmalıdır: antrasiklinlerde kalp yetmezliği, radyoterapide ikincil kanser ve hormon tedavisinde kemik kaybı bu kapsamdadır. Bu nedenle tedavi sonrası izlem, yalnızca yinelemeye değil geç yan etkilere de yöneliktir.
Eş anlamlılar
- Yardımcı tedavi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Kumar V ve ark., Robbins and Cotran Pathologic Basis of Disease, 10. baskı, 2020.