İçeriğe atla

Asiklovir

DrSozluk sitesinden

Asiklovir (İng. aciclovir), herpes virüslerine karşı kullanılan nükleozit analoğu antiviral ilaçtır. Etkisi, virüsle enfekte hücrelere seçici olması nedeniyle güvenlidir.

Etimoloji

Kimyasal yapısındaki asiklik yan zincirden türetilen adından gelir.

Klinik bağlam

İlacın etkinleşmesi için önce virüsün kendi timidin kinaz enzimiyle fosforlanması gerekir; ardından hücresel enzimlerle etkin biçime dönüşür ve viral DNA polimerazı engelleyerek zincir sonlanmasına yol açar. Bu iki basamaklı etkinleşme, ilacın yalnızca enfekte hücrelerde etkili olmasını ve sağlıklı hücrelere zarar vermemesini sağlar; bu seçicilik, antiviral tedavideki klasik örneklerden biridir.[1]

Etki spektrumu herpes simpleks virüsü ve varisella-zoster virüsünü kapsar. Zoster virüsüne karşı daha yüksek dozlar gerekir; bu nedenle zona tedavisinde doz, uçuk tedavisinden belirgin biçimde yüksektir. Sitomegalovirüs ve Epstein-Barr virüsüne karşı etkinliği sınırlıdır; bu enfeksiyonlarda gansiklovir ve diğer ajanlar kullanılır.

Ağızdan biyoyararlanımı düşüktür ve sık dozlama gerektirir; bu nedenle ön ilaç olan valasiklovir ve famsiklovir geliştirilmiştir. Bu preparatlar daha az sıklıkta kullanılır ve uyumu artırır. Ağır enfeksiyonlarda ise damar yolundan uygulama gereklidir.

Başlıca kullanım alanları uçuk ve genital herpes enfeksiyonları, sık yineleyen olgularda baskılayıcı tedavi, zona ve su çiçeği, herpes ensefaliti, yenidoğan herpes enfeksiyonu ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda profilaksidir.

En kritik klinik ilke, herpes ensefalitinde tedavinin geciktirilmemesidir: kuşkulanılan hastada damar yolundan tedavi, test sonuçları beklenmeden başlatılmalıdır. Bu tabloda gecikme, ölüm ve kalıcı nörolojik hasarla doğrudan ilişkilidir. Benzer biçimde göz tutulumunda ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda erken tedavi belirleyicidir.

İlaç böbrekten atılır; bu nedenle böbrek işlev bozukluğunda doz ayarı zorunludur. En önemli yan etki, böbrek tübüllerinde kristal çökelmesine bağlı akut böbrek hasarıdır. Risk, hızlı damar içi uygulama, yüksek doz, hacim açığı ve eşlik eden nefrotoksik ilaçlarla artar. Korunmada yeterli hidrasyon ve ilacın yavaş infüzyonla verilmesi esastır; bu basit önlemlerin atlanması, önlenebilir böbrek hasarının en sık nedenidir.

İkinci önemli yan etki nörotoksisitedir: konfüzyon, halüsinasyon, tremor, miyoklonus ve nöbet görülebilir. Özellikle böbrek yetmezliği olan ve doz ayarı yapılmayan hastalarda ortaya çıkar. Klinikte önemli bir tuzak vardır: ensefalit nedeniyle tedavi edilen bir hastada gelişen bilinç bozukluğu, hastalığın ilerlemesi sanılabilir; oysa ilacın kendisine bağlı olabilir. Böbrek işlevlerinin ve doz uygunluğunun gözden geçirilmesi bu ayrımı sağlar.

Diğer yan etkiler bulantı, baş ağrısı, enjeksiyon yerinde iritasyon ve ender olarak kemik iliği baskılanmasıdır.

Direnç, uzun süreli tedavi alan ve bağışıklığı ileri derecede baskılanmış hastalarda görülür; çoğunlukla viral timidin kinaz enzimindeki değişikliklere bağlıdır. Bu durumda foskarnet ve sidofovir gibi, etkinleşmek için viral enzime gereksinim duymayan ilaçlar kullanılır.

Gebelikte kullanımı konusunda geniş deneyim vardır ve endike olduğunda uygulanabilir; doğuma yakın dönemde bulaşı azaltmak amacıyla baskılayıcı tedavi verilebilir.

Eş anlamlılar

  • Asiklovir sodyum
  • Aciclovir

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.