Ensefalit
Ensefalit (İng. encephalitis; Yun. enkephalos "beyin" + -itis "enflamasyon"), beyin parankiminin enflamasyonudur. Enfeksiyöz ya da otoimmün kökenli olabilir ve nörolojik acil kabul edilir.
Etimoloji
Yunanca beyin anlamındaki enkephalos sözcüğü ile enflamasyon bildiren -itis ekinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Ensefalitin menenjitten ayrımı klinik önem taşır: menenjitte enflamasyon zarlarda sınırlıdır ve bilinç genellikle korunur; ensefalitte beyin dokusu tutulduğundan bilinç değişikliği, davranış bozukluğu, nöbet ve fokal nörolojik bulgular ön plandadır. İki tablo sıklıkla birlikte bulunur ve meningoensefalit olarak adlandırılır.[1]
Enfeksiyöz nedenlerin başında virüsler gelir. Herpes simpleks virüsü tip 1, sporadik ve tedavi edilebilir olması nedeniyle en önemli etkendir; temporal lob tutulumu, kişilik değişikliği, koku ve bellek bozukluğu, afazi ve nöbetlerle seyreder. Varisella zoster, enterovirüsler, kabakulak, kızamık, HIV, sitomegalovirüs ve Epstein-Barr virüsü diğer etkenlerdir. Arbovirüsler coğrafyaya göre değişir; kuduz virüsü ise neredeyse tümüyle ölümcül seyreder. Bakteriyel, tüberküloz, mantar ve paraziter nedenler bağışıklığı baskılanmış hastalarda öne çıkar.
Otoimmün ensefalitler son yıllarda tanınırlığı hızla artan bir gruptur. NMDA reseptörüne karşı antikorlarla gelişen biçim, genç hastalarda psikiyatrik belirtiler, konuşma bozukluğu, hareket bozuklukları, nöbet, bilinç bozukluğu ve otonom kararsızlıkla seyreder; over teratomu ile birlikteliği bilinir ve tümörün çıkarılması tedavinin parçasıdır. LGI1, CASPR2 ve GABA reseptörlerine karşı antikorlarla ilişkili tablolar da tanımlanmıştır. Paraneoplastik limbik ensefalit, altta yatan tümörün ilk belirtisi olabilir. Bağışıklık denetim noktası inhibitörleri de otoimmün ensefalite yol açabilir.
Klinik tabloda ateş, baş ağrısı, bilinç değişikliği, davranış ve kişilik değişiklikleri, nöbet, konuşma bozukluğu, hareket bozuklukları ve fokal kayıplar bulunur. Öykü tanıyı yönlendirir: seyahat, hayvan ve kene teması, sivrisinek maruziyeti, aşılama durumu, bağışıklık baskılanması, cinsel öykü ve mevsim sorgulanmalıdır.
Değerlendirmede önce görüntüleme yapılır; manyetik rezonans görüntüleme duyarlılığı yüksektir ve herpes ensefalitinde temporal lob tutulumunu erken gösterir. Ardından lomber ponksiyon uygulanır: beyin omurilik sıvısında lenfositer hücre artışı, protein yüksekliği ve normale yakın glukoz tipiktir. Moleküler yöntemlerle viral genom aranır; otoimmün kuşkusunda hem sıvıda hem serumda nöronal antikorlar çalışılır. Elektroensefalografi, nonkonvülzif nöbetleri ve temporal odaklı yavaşlamayı göstererek katkı sağlar; bilinç bozukluğu açıklanamayan hastada nonkonvülzif status epileptikusun atlanması sık bir hatadır.
Yönetimde en önemli ilke, herpes ensefaliti kuşkusunda asiklovir tedavisinin test sonuçları beklenmeden hemen başlatılmasıdır; gecikme ölüm oranını ve kalıcı sakatlığı belirgin biçimde artırır. Erken dönemde alınan örnekte moleküler testin negatif çıkabileceği, kuşku sürüyorsa incelemenin yinelenmesi gerektiği bilinmelidir. Bakteriyel menenjit dışlanana dek ampirik antibiyotik de eklenir.[2]
Otoimmün ensefalitte tedavi bağışıklık baskılamadır: yüksek doz kortikosteroid, intravenöz immünoglobulin ve plazmaferez ilk basamağı oluşturur; yanıtsız olgularda ikinci basamak ajanlar kullanılır. Altta yatan tümörün araştırılması ve çıkarılması tedavinin ayrılmaz parçasıdır. Erken tedavinin sonucu belirgin biçimde iyileştirdiği gösterilmiştir.
Destekleyici yoğun bakım tedavinin belkemiğidir: havayolu güvenliği, nöbet denetimi, intrakraniyal basınç artışının yönetimi, ateş ve elektrolit dengesi — özellikle uygunsuz antidiüretik hormon salgısına bağlı hiponatremi —, ajitasyon ve otonom kararsızlığın tedavisi. İyileşme aylar sürebilir; bellek bozukluğu, epilepsi, davranış değişiklikleri ve yorgunluk sık görülen kalıntı sorunlardır ve uzun süreli rehabilitasyon gerektirir.
Eş anlamlılar
- Beyin iltihabı
- Meningoensefalit (zarlar da tutulduğunda)