Osteomiyelit
Osteomiyelit (İng. osteomyelitis; Yun. osteon, kemik + myelos, ilik), kemik ve kemik iliğinin enfeksiyonudur.
Etimoloji
Yunanca kemik anlamındaki osteon ile ilik anlamındaki myelos ve iltihap eki -itis sözcüklerinden oluşur.
Klinik bağlam
Enfeksiyon üç yolla gelişir: kan yoluyla yayılım, komşu dokudan doğrudan geçiş ve travma ya da cerrahi sonrası doğrudan bulaş. Çocuklarda kan yoluyla yayılım baskındır ve uzun kemiklerin metafiz bölgesini tutar; erişkinde ise komşuluk yoluyla gelişen ve omurgayı tutan biçimler daha sıktır.[1]
En sık etken Staphylococcus aureustur. Diğer etkenler arasında streptokoklar, Gram negatif bakteriler, orak hücreli anemide Salmonella türleri, protez enfeksiyonlarında koagülaz negatif stafilokoklar ve kronik olgularda tüberküloz bulunur.
Kemik enfeksiyonunu güç tedavi edilir kılan iki etken vardır: bakterilerin biyofilm oluşturması ve enfeksiyonun ilerlemesiyle kan akımının bozulup ölü kemik parçalarının — sekestr — oluşmasıdır. Antibiyotikler biyofilm içine ve ölü kemiğe yeterince ulaşamaz; bu nedenle birçok olguda cerrahi temizlik olmadan iyileşme sağlanamaz. Bu ilkenin gözden kaçması, uzun ve başarısız antibiyotik tedavilerinin başlıca nedenidir.
Klinik tablo değişkendir. Akut biçimde ağrı, şişlik, kızarıklık, ateş ve işlev kaybı görülür; kronik biçimde ise sinsi ağrı, aralıklı akıntı ve iyileşmeyen sinüs ağzı bulunur. Diyabetli hastalarda ve nöropati varlığında ağrı bulunmayabilir; bu, diyabetik ayak ülserlerinde enfeksiyonun sessiz ilerlemesine yol açar.
Omurga tutulumunda inatçı sırt ağrısı öndedir; gece artan ve dinlenmeyle geçmeyen ağrı uyarıcıdır. Nörolojik defisit gelişmesi — güçsüzlük, duyu kaybı, idrar-dışkı kaçırma — epidural apse açısından acil değerlendirme gerektirir; gecikme kalıcı felçle sonuçlanır. Bu tablo, damar içi ilaç kullananlarda, diyabetlilerde ve yakın zamanda bakteriyemi geçirenlerde akla gelmelidir.
Tanıda düz grafi erken dönemde normaldir; değişiklikler ancak haftalar sonra görülür. Bu nedenle normal grafi tanıyı dışlamaz. Manyetik rezonans en duyarlı yöntemdir ve yumuşak doku ile epidural yayılımı gösterir. Kemik sintigrafisi ve pozitron emisyon tomografisi seçilmiş durumlarda kullanılır. Diyabetik ayak ülserinde sonda ile kemiğe ulaşılması, tanı açısından anlamlı bir bulgudur.
Kesin tanı, kemik biyopsisi ve kültürüyle konur. Kritik bir kural, hemodinamik olarak kararlı hastada antibiyotiğin kültür alınmadan başlatılmamasıdır; erken başlanan tedavi, etkenin belirlenmesini engeller ve uzun süreli tedavinin körlemesine yürütülmesine yol açar. Yüzeyel sürüntü ve sinüs ağzından alınan kültürler kemik etkenini yansıtmaz; bu örneklerin kullanılması yaygın bir hatadır.
Tedavi, uzun süreli antibiyotik ve gerektiğinde cerrahi temizliğin birleşimidir. Antibiyotik süresi çoğu olguda haftalarla ölçülür; damar yolundan başlanan tedavinin, uygun biyoyararlanıma sahip ajanlarla ağızdan sürdürülebileceği gösterilmiştir. Bu bulgu, hastane yatış süresini ve kateter komplikasyonlarını azaltan önemli bir gelişmedir.
Protez enfeksiyonlarında yaklaşım ayrıdır: erken enfeksiyonlarda protez korunarak temizlik ve uzun süreli tedavi denenebilir; geç ve yerleşmiş enfeksiyonlarda ise protezin çıkarılması gerekir. Rifampisin, biyofilme etkinliği nedeniyle bu olgularda kombinasyon tedavisinin önemli bir bileşenidir; ancak tek başına kullanılması direnç gelişimine yol açar ve çok sayıda ilaç etkileşimi vardır.
İzlemde klinik yanıt, iltihap belirteçlerindeki düşüş ve görüntüleme kullanılır; ancak görüntüleme bulgularının geç düzeldiği bilinmelidir.
Eş anlamlılar
- Kemik iltihabı
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.