İçeriğe atla

Pneumocystis

DrSozluk sitesinden

Pneumocystis (İng. Pneumocystis jirovecii), bağışıklığı baskılanmış kişilerde zatürreye yol açan mantar cinsidir.

Etimoloji

Yunanca pneumon (akciğer) ve kystis (kese) sözcüklerinden türetilmiştir; tür adı Çek parazitolog Otto Jírovec'in anısına verilmiştir.

Klinik bağlam

Etken uzun süre parazit sanılmış, moleküler incelemelerle mantar olduğu gösterilmiştir; buna karşın standart antifungal ilaçlara yanıt vermez.[1] Bunun nedeni, hücre zarında ergosterol bulunmamasıdır; bu nedenle azol ve amfoterisin etkisizdir ve tedavi trimetoprim-sülfametoksazol ile yapılır. Bu ayrım, alanın en kritik tedavi bilgisidir ve sınıflandırmanın yanıltıcı olabileceğinin iyi bir örneğidir.

Hastalık, hücresel bağışıklığın bozulduğu durumlarda ortaya çıkar; bu bağımlılık risk gruplarını belirler. HIV enfeksiyonu bulunan ve CD4 sayısı belirli bir eşiğin altına inen hastalar başlıca gruptur. Ancak günümüzde olguların önemli bir bölümü HIV dışı hastalarda görülür; uzun süreli kortikosteroid kullanımı, organ nakli, kemoterapi ve biyolojik tedaviler bu grubu oluşturur. Bu değişim, hastalığın yalnızca HIV ile ilişkilendirilmesinin neden yanlış olduğunu gösterir. İki grup arasında klinik seyir de farklıdır: HIV hastalarında tablo haftalar içinde sinsi gelişirken, HIV dışı hastalarda günler içinde hızla ağırlaşır ve ölüm oranı daha yüksektir.

Klinik tablonun ayırt edici özelliği, bulguların orantısızlığıdır. Hastada belirgin nefes darlığı ve kuru öksürük bulunurken, akciğer dinlemesi çoğu kez normaldir. Bu uyumsuzluk, tanıyı düşündüren en değerli ipucudur. Ateş sıklıkla eşlik eder; balgam genellikle yoktur. Oksijen düzeyinin eforla belirgin biçimde düşmesi tipiktir ve dinlenme ölçümü normal bulunabilir; bu nedenle yalnızca dinlenme değerine bakılması tanının atlanmasına yol açar. Akciğer grafisi erken dönemde normal olabilir; yüksek çözünürlüklü tomografide iki taraflı buzlu cam görünümü saptanır.

Tanı, indüklenmiş balgam ya da bronkoalveoler lavaj örneğinde etkenin gösterilmesiyle konur; etken kültürde üretilemez. Serumda beta-D-glukan yüksekliği destekleyicidir. Tedavide en kritik ek bilgi, ağır olgularda kortikosteroit eklenmesidir; oksijen düzeyi belirli bir eşiğin altındaysa steroit, ölüm oranını azaltır. Bu uygulama, tedaviye bağlı iltihabi yanıtın akciğer hasarını artırmasını önler ve zamanında verilmesi belirleyicidir. Korunma amacıyla risk taşıyan hastalara koruyucu tedavi uygulanır; bu uygulamanın atlanması, önlenebilir ölümlerin başlıca nedenidir.

Eş anlamlılar

  • Pneumocystis jirovecii
  • PCP

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.