İçeriğe atla

Enfeksiyona yatkınlık

DrSozluk sitesinden

Enfeksiyona yatkınlık (İng. susceptibility to infection), kişinin enfeksiyon hastalıklarına karşı normalden daha kolay yakalanma durumudur.

Etimoloji

Türkçe tanımlayıcı bir terimdir.

Klinik bağlam

Yatkınlık, savunma katmanlarındaki bozukluklara dayanır; bu katmanlar bariyerler, doğal bağışıklık ve edinsel bağışıklıktır.[1]

Bu üçlü çerçeve, hangi etkenle enfeksiyon beklendiğini öngörmeyi sağlar.

Bariyer bozuklukları en sık ve en çok göz ardı edilen gruptur.

Damar yolu kateterleri, idrar sondaları, entübasyon tüpleri ve cerrahi kesiler doğal engelleri ortadan kaldırır.

Bu nedenle hastane enfeksiyonlarının büyük bölümü, bağışıklık bozukluğundan değil bariyer ihlalinden kaynaklanır.

Bu kavrayış, gereksiz araçların erken çıkarılmasının neden en etkili önlem olduğunu açıklar.

Deri bütünlüğünün bozulması, yanık ve ağır egzamada da aynı sonucu doğurur.

Nötrofil sayısının azalması, bakteri ve mantar enfeksiyonlarına yatkınlık yaratır.

Bu grupta ateş tek bulgu olabilir; iltihabın klasik belirtileri oluşmaz.

Bu nedenle nötropenik hastada ateş acildir ve gecikmeden antibiyotik başlanmalıdır.

T hücre işlev bozukluğunda ise fırsatçı etkenler öne çıkar.

Virüsler, mantarlar ve mikobakteriler bu grupta hastalık yapar; HIV enfeksiyonu ve organ nakli bu tabloya yol açar.

Antikor eksikliğinde kapsüllü bakteriler sorun oluşturur; yineleyen solunum yolu enfeksiyonları görülür.

Dalağın alınmış olması ya da işlevini yitirmesi, özel bir risk grubudur.

Bu hastalarda kapsüllü bakterilere bağlı hızlı ilerleyen ve ölümcül sepsis gelişebilir.

Bu tablo saatler içinde ilerler; bu nedenle aşılama, koruyucu antibiyotik ve acil başvuru eğitimi zorunludur.

Bu üçlünün eksikliği, önlenebilir ölümlerin başlıca nedenidir.

Kronik hastalıklar da yatkınlık yaratır; diyabet, böbrek ve karaciğer yetmezliği bu kapsamdadır.

Diyabette yüksek şeker, nötrofil işlevini bozar ve doku kanlanmasını azaltır.

İlaçlar önemli bir gruptur; kortikosteroidler, biyolojik ajanlar ve kemoterapi etkilidir.

Biyolojik tedavilerden önce latent tüberküloz taraması zorunludur.

Bu adımın atlanması, yaygın ve ağır hastalığa yol açar.

İleri yaş, beslenme yetersizliği ve alkol kullanımı da savunmayı zayıflatır.

Yatkınlık bulunan hastada aşılama planı, hastalıksız dönemde tamamlanmalıdır.

Canlı aşılar, ağır bağışıklık baskılanmasında uygulanmaz.

Eş anlamlılar

  • Enfeksiyon riski artışı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Abbas AK ve ark., Cellular and Molecular Immunology, 10. baskı, 2021.