İçeriğe atla

Sitokin

DrSozluk sitesinden

Sitokin (İng. cytokine; Yun. kytos "hücre" + kinesis "hareket"), hücreler arasında iletişimi sağlayan küçük protein habercilerdir. Bağışıklık yanıtının, enflamasyonun ve doku onarımının düzenlenmesinde merkezî rol oynar.

Etimoloji

Yunanca hücre anlamındaki kytos ile hareket anlamındaki kinesis sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Sitokinler işlevlerine göre gruplandırılır: interlökinler, interferonlar, tümör nekroz faktörü ailesi, kemokinler ve koloni uyarıcı faktörler. Etkileri kısa mesafede ve düşük derişimlerde ortaya çıkar; aynı sitokin farklı hücrelerde farklı, hatta karşıt etkiler yaratabilir. Ayrıca birbirinin üretimini uyarır ya da baskılarlar; bu ağ yapısı, tek bir aracıyı hedeflemenin neden her zaman beklenen sonucu vermediğini açıklar.[1]

Enflamatuvar yanıtta öne çıkanlar tümör nekroz faktörü-alfa, interlökin-1 ve interlökin-6'dır; ateş, akut faz proteinlerinin üretimi, endotel etkinleşmesi ve halsizlik gibi sistemik belirtiler bu aracılarla ortaya çıkar. Tip 2 yanıtın düzenleyicileri interlökin-4, interlökin-13 ve interlökin-5tir; alerjik hastalıkların ortak zeminini oluştururlar. İnterferonlar antiviral savunmada görev alır. Baskılayıcı sitokinler ise yanıtın sınırlandırılmasını sağlar.

Aşırı ve denetimsiz sitokin üretimi, klinik açıdan en önemli tablodur. Sepsiste yaygın sitokin salınımı damar geçirgenliğini artırır, damar tonusunu bozar ve organ işlev bozukluğuna yol açar. Ancak yalnızca aşırı enflamasyon değil, izleyen dönemde gelişen bağışıklık baskılanması da sonucu belirler; bu ikili yapı, tek yönlü antisitokin tedavilerinin sepsiste başarısız kalmasının nedenlerinden biridir. Hemofagositik lenfohistiyositoz ve makrofaj aktivasyon sendromu, denetimsiz sitokin üretiminin en belirgin örnekleridir; ateş, sitopeniler, splenomegali, çok yüksek ferritin ve düşük fibrinojenle seyreder, hızlı tanınmadığında ölümcüldür.

Sitokin salınım sendromu, hücresel bağışıklık tedavilerinin — özellikle CAR-T hücre tedavisinin — ve bazı monoklonal antikorların bilinen komplikasyonudur. Ateş, hipotansiyon, hipoksemi ve organ işlev bozukluğuyla ortaya çıkar; ağır olgularda interlökin-6 reseptörünü hedefleyen tedavi ve kortikosteroid uygulanır. Eşlik eden nörotoksisite ayrı bir tablo olarak izlenir.

Terapötik açıdan sitokin ağı iki yönde hedeflenir. Baskılayıcı yaklaşımda tümör nekroz faktörü inhibitörleri romatoid artrit, inflamatuar bağırsak hastalığı ve psoriazisde; interlökin-6 blokajı romatoid artrit ve dev hücreli arteritte; interlökin-17 ve interlökin-23 hedefli ajanlar psoriazisde; IL-4 reseptörü hedefli tedavi atopik dermatit ve ağır astımda kullanılır. Janus kinaz inhibitörleri, birden çok sitokinin hücre içi sinyal yolunu birlikte baskılar.

Uyarıcı yaklaşımda ise koloni uyarıcı faktörler nötrofil üretimini artırmak için, eritropoietin kırmızı hücre yapımını desteklemek için, interferonlar viral hepatitler ve multipl sklerozda kullanılır.

Sitokin hedefli tedavilerin ortak güvenlik sorunu enfeksiyon riskidir. Tedaviye başlamadan önce latent tüberküloz ve hepatit B taraması, aşılamanın tamamlanması ve canlı aşılardan kaçınılması standarttır. Bu hastalarda enfeksiyon bulguları silik olabilir; ateşin ve akut faz yanıtının baskılanması tanıyı geciktirebilir — klinik açıdan önemli bir uyarıdır.

Laboratuvar açısından sitokinlerin doğrudan ölçümü rutin kullanımda değildir; yerine C-reaktif protein, prokalsitonin ve ferritin gibi dolaylı göstergeler kullanılır. Ferritin yüksekliği, hemofagositik sendromlarda tanısal değeri olan bir belirteçtir.

Eş anlamlılar

  • Sitokinler
  • Bağışıklık habercileri

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.