İnflamatuar bağırsak hastalığı
İnflamatuar bağırsak hastalığı (İng. inflammatory bowel disease), sindirim kanalının kronik ve yineleyici iltihabıyla giden, başlıca Crohn hastalığı ve ülseratif kolitten oluşan hastalık grubudur.
Etimoloji
İltihap anlamındaki "inflamasyon" sözcüğünden türetilen betimleyici bir terimdir.
Klinik bağlam
Hastalığın temelinde, genetik yatkınlığı olan kişilerde bağırsak mikrobiyotasına karşı düzensiz bağışıklık yanıtının gelişmesi yatar; çevresel etkenler süreci tetikler. İki ana biçim, tutulum örüntüsüyle ayrılır. Ülseratif kolitte iltihap rektumdan başlar, sürekli biçimde yukarı doğru uzanır ve yalnızca mukozayı tutar. Crohn hastalığında ise ağızdan anüse kadar herhangi bir bölüm tutulabilir, lezyonlar arada sağlam alanlar bırakır ve iltihap bağırsak duvarının tüm katmanlarına uzanır. Bu derinlik farkı, Crohn hastalığında fistül, apse ve darlık gelişimini açıklar.[1]
Klinik tabloda ülseratif kolitte kanlı ishal, dışkılama isteği ve karın krampları öndedir. Crohn hastalığında karın ağrısı, ishal, kilo kaybı, büyüme geriliği ve perianal hastalık daha belirgindir; kanama daha az sıktır. Her ikisinde de yorgunluk ve ateş görülebilir. Bağırsak dışı bulgular sık karşılaşılır: eklem tutulumu, eritema nodozum, piyoderma gangrenozum, üveit, episklerit ve primer sklerozan kolanjit. Bu bulguların bir bölümü bağırsak etkinliğinden bağımsız seyreder; bu ayrım tedavi planında önem taşır.
Tanı, klinik, laboratuvar, görüntüleme, endoskopi ve histopatolojinin birlikte değerlendirilmesiyle konur. Dışkıda kalprotektin, iltihabın varlığını gösteren yararlı bir belirteçtir ve irritabl bağırsak sendromundan ayırmada kullanılır. Kolonoskopi ve biyopsi tanının temelidir; ince bağırsak değerlendirmesinde manyetik rezonans enterografi tercih edilir. Enfeksiyöz kolitler, özellikle Clostridioides difficile ve tüberküloz, dışlanmalıdır.
Tedavide amaç, belirtileri gidermenin ötesinde mukozal iyileşme sağlamak ve uzun dönemde komplikasyonları önlemektir. Ülseratif kolitte 5-aminosalisilat türevleri hafif-orta hastalıkta temel tedavidir; Crohn hastalığında etkinliği sınırlıdır. Kortikosteroidler alevlenmede kullanılır, ancak idame tedavi olarak uygun değildir — uzun süreli steroid kullanımı, bu alandaki en sık ve en zararlı yönetim hatasıdır. İdamede tiyopürinler, metotreksat ve biyolojik ilaçlar kullanılır; tümör nekroz faktörü inhibitörleri, integrin ve interlökin hedefli ajanlar ile küçük molekülle etkili ilaçlar seçenekleri oluşturur.
Biyolojik tedavi öncesinde latent tüberküloz ve hepatit B taraması zorunludur; bu adımın atlanması yeniden etkinleşmeye yol açar. Aşılamanın, bağışıklık baskılayıcı tedavi başlanmadan önce tamamlanması önerilir; canlı aşılar tedavi sırasında uygulanmaz.
Komplikasyonlar arasında ülseratif kolitte toksik megakolon ve ağır kanama; Crohn hastalığında darlık, fistül, apse ve malabsorpsiyon yer alır. Toksik megakolonda karın gerginliği, ateş ve sistemik bozulma vardır; bu tabloda kolonoskopi ve bağırsak hareketini azaltan ilaçlar sakıncalıdır, cerrahi değerlendirme gecikmemelidir. Uzun süreli kolon tutulumu olan hastalarda kolorektal kanser riski artar ve düzenli tarama kolonoskopisi önerilir.
Cerrahi, ülseratif kolitte kolonun çıkarılmasıyla hastalığı ortadan kaldırabilirken, Crohn hastalığında küratif değildir; bu nedenle bağırsak koruyucu yaklaşım benimsenir ve yinelenen rezeksiyonlardan kaçınılır.
Bu hastalarda venöz tromboembolizm riski, özellikle alevlenme döneminde belirgin biçimde artar; yatan hastalarda profilaksi, kanlı ishal varlığında bile genellikle uygundur ve sıklıkla atlanan bir önlemdir. Beslenme desteği, demir eksikliğinin düzeltilmesi, kemik sağlığı ve ruhsal destek izlemin parçasıdır. Sigara, Crohn hastalığının seyrini kötüleştirir; bırakılması tedavinin bir bileşeni sayılır.
Eş anlamlılar
- İBH
- Crohn hastalığı ve ülseratif kolit
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Feldman M ve ark. (ed.), Sleisenger and Fordtran's Gastrointestinal and Liver Disease, 11. baskı, 2021.