Greft
Greft (İng. graft), bir bölgeden alınarak başka bir bölgeye ya da başka bir kişiye aktarılan doku parçasıdır.
Etimoloji
Fransızca greffe (aşı, aşılama) sözcüğünden dilimize geçmiştir.
Klinik bağlam
Kaynağına göre sınıflandırılır: kişinin kendisinden alınan otogreft, aynı türden başka bir bireyden alınan allogreft, tek yumurta ikizinden alınan izogreft ve başka bir türden alınan ksenogreft. Bu ayrım, doku uyuşmazlığı ve bağışıklık baskılama gereksinimini doğrudan belirler; otogreftte ret gelişmez.[1]
Deri greftleri kalınlığa göre ayrılır. Kısmi kalınlıkta olanlar geniş alanları kapatabilir ve alıcı yatakta daha kolay tutunur; ancak büzülme eğilimi fazladır ve kozmetik sonucu sınırlıdır. Tam kalınlıkta olanlar daha iyi görünüm ve daha az büzülme sağlar, buna karşılık beslenme gereksinimi yüksek olduğundan yalnızca küçük ve iyi kanlanan alanlarda kullanılır. Bu denge, yanık cerrahisinde ve yüz onarımlarında belirleyicidir.
Deri grefti, kendi damarı olmadığından ilk günlerde yayılım yoluyla beslenir; ardından alıcı yataktan damar gelişimi başlar. Bu nedenle başarısı büyük ölçüde yatağın kanlanmasına bağlıdır. Kemik, kıkırdak ve tendon gibi damarsız yapıların üzerine doğrudan uygulanamaz; bu durumda flep gerekir. Greft ile flep ayrımının bilinmemesi, sık görülen bir yaklaşım hatasıdır.
Başarısızlığın başlıca nedenleri greft altında kan ya da sıvı birikmesi, hareket, enfeksiyon ve yetersiz kanlanmadır. Bu nedenle greftin delikli hale getirilmesi, uygun tespit ve baskılı pansuman uygulanır. Sigara kullanımı iyileşmeyi belirgin biçimde bozar.
Damar cerrahisinde kişinin kendi toplardamarı ya da yapay malzemeler kullanılır. Koroner arter baypas cerrahisinde iç meme atardamarının uzun dönem açıklık oranı, toplardamar greftlerinden belirgin biçimde yüksektir; bu nedenle tercih edilir. Yapay damar greftleri enfeksiyon açısından risklidir ve enfekte olduklarında çıkarılmaları gerekir.
Kemik greftleri kırık iyileşmesinde ve omurga cerrahisinde, kornea grefti görme kaybının giderilmesinde, kalp kapağı greftleri kapak hastalıklarında kullanılır.
Allogreftlerde bağışıklık yanıtı ana sorundur. Ret, zamanına göre hiperakut, akut ve kronik biçimde sınıflandırılır. Hiperakut ret, önceden var olan antikorlara bağlıdır ve dakikalar içinde gelişir; çapraz karşılaştırma testleri bunu önler. Kronik ret ise damar yapısında ilerleyici daralmayla seyreder ve tedavisi güçtür.
Kök hücre nakli sonrasında ise ters yönde bir sorun ortaya çıkar: aktarılan bağışıklık hücreleri alıcının dokularına saldırır. Bu tablo graft-versus-host hastalığı olarak adlandırılır ve deri, bağırsak ile karaciğeri tutar. Aynı yanıtın lösemi hücrelerine yönelen bölümü ise yararlıdır; bu ikili durum, nakil sonrası tedavi dengesini belirler.
Bağışıklık baskılayıcı tedavi, reti önlerken enfeksiyon ve kanser riskini artırır; bu denge yaşam boyu izlem gerektirir.
Eş anlamlılar
- Doku aşısı
- Yama
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunicardi FC ve ark. (ed.), Schwartz's Principles of Surgery, 11. baskı, 2019.