İçeriğe atla

Over kanseri

DrSozluk sitesinden
17.02, 27 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1846 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Over kanseri (İng. ovarian cancer), yumurtalık ve komşu yapılardan köken alan kötü huylu tümördür.

Etimoloji

Latince ovarium (yumurtalık) sözcüğü ile kanser teriminin birleşimidir.

Klinik bağlam

Tümörlerin büyük bölümü epitel kökenlidir; en sık alt tip yüksek dereceli seröz karsinomdur.[1]

Son yıllarda hastalığın kökeni konusundaki anlayış değişmiştir; yüksek dereceli seröz tümörlerin büyük bölümünün yumurtalıktan değil, fallop tüpünün uç bölümünden kaynaklandığı kabul edilmektedir.

Bu değişiklik, korunma stratejilerini doğrudan etkilemiştir; başka nedenlerle ameliyat edilen kadınlarda tüplerin çıkarılması önerilmektedir.

Hastalığın en önemli özelliği, erken evrede belirti vermemesidir.

Belirtiler ortaya çıktığında çoğu hastada karın zarına yayılım gerçekleşmiştir; bu nedenle olguların büyük bölümü ileri evrede tanı alır.

Bu geç tanı, hastalığın yüksek ölüm oranını açıklar.

Belirtiler belirsizdir ve sindirim sistemi yakınmalarıyla karışır: karın şişkinliği, erken doyma, karın ağrısı ve idrar yakınmaları.

Bu belirtilerin yeni başlaması, sürekli olması ve sıklaşması uyarıcıdır; süreklilik en değerli ipucudur.

Bu nedenle orta yaş üzerindeki kadında geçmeyen şişkinlik yakınması, huzursuz bağırsak sendromu olarak geçiştirilmemelidir; bu, sık yapılan bir hatadır.

Kalıtsal yatkınlık önemli bir paya sahiptir; BRCA1 ve BRCA2 gen değişiklikleri riski belirgin biçimde artırır.

Lynch sendromunda da risk yükselmiştir; bu nedenle aile öyküsü ayrıntılı sorgulanmalıdır.

Genetik danışmanlık ve test, hem hastaya hem ailesine yönelik önlem alınmasını sağlar.

Yüksek riskli kadınlarda, doğurganlık tamamlandıktan sonra önleyici cerrahi, riski büyük ölçüde azaltır.

Koruyucu etkenler arasında doğum yapmış olmak, emzirme ve uzun süreli doğum denetim hapı kullanımı sayılır.

Değerlendirmede ultrason ve CA-125 belirteci kullanılır; ancak bu belirteç tanısal değildir.

Endometriozis, miyom, gebelik ve karaciğer hastalığı gibi iyi huylu durumlarda da yükselir; bu tuzak yanlış tanıya yol açar.

Menopoz öncesi kadınlarda özgüllüğü daha düşüktür; bu nedenle tek başına kullanılmamalıdır.

Genel toplumda tarama önerilmemektedir; büyük çalışmalar taramanın ölüm oranını azaltmadığını, buna karşın gereksiz ameliyatlara yol açtığını göstermiştir.

Bu bulgu, sezgiye aykırı ancak kanıta dayalı önemli bir sonuçtur.

Tedavi, cerrahi ve kemoterapinin birleşimidir; cerrahide görünür tümörün tümüyle çıkarılması sonucu belirleyen en önemli etkendir.

Bu nedenle ameliyatın deneyimli merkezlerde yapılması yaşam süresini uzatır.

PARP engelleyicileri, özellikle BRCA değişikliği taşıyan hastalarda idame tedavisinde belirgin yarar sağlamıştır.

Eş anlamlılar

  • Yumurtalık kanseri

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hoffman BL ve ark., Williams Gynecology, 4. baskı, 2020.