T tübülü
T tübülü (İng. T-tubule), kas hücresinin zarının hücre içine doğru uzanan boru biçimli girintisidir. Elektriksel uyarının hücrenin derinliklerine hızla iletilmesini sağlar.
Etimoloji
Adlandırma, tübüllerin hücre yüzeyine dik — enine — uzanmasından gelir; İngilizce transverse sözcüğünün baş harfi kullanılır.
Klinik bağlam
Kas hücresi, çapı görece büyük olduğundan zar yüzeyindeki aksiyon potansiyelinin hücre merkezine ulaşması için özel bir yapıya gereksinim duyar. T tübülleri bu işlevi görür; hücre zarının devamı oldukları için aksiyon potansiyelini iç bölgelere taşırlar. Uçları sarkoplazmik retikulumun genişlemiş sarnıçlarıyla yakın komşuluk kurar. İskelet kasında bu yapı üçlü, kalp kasında ikili düzen oluşturur.[1]
Uyarı-kasılma eşleşmesi bu bölgede gerçekleşir. İskelet kasında T tübülündeki voltaj algılayıcı, sarkoplazmik retikulumdaki riyanodin reseptörüyle doğrudan mekanik bağlantı kurar; uyarı gelince kanal açılır ve depodaki kalsiyum boşalır. Kalp kasında ise T tübülünden hücre içine giren az miktardaki kalsiyum, depodan çok daha büyük bir salınımı tetikler. Bu fark, kalp kasının hücre dışı kalsiyuma bağımlı olmasının ve kalsiyum kanal blokerlerine duyarlılığının nedenidir.
Yapının bozulması, kalp yetersizliğinin hücresel mekanizmalarından biri olarak tanımlanmıştır. Hastalıklı miyokardda T tübüllerinin düzeni bozulur ve seyrekleşir; voltaj algılayıcı ile riyanodin reseptörü arasındaki uzaysal eşleşme kaybolur. Sonuçta kalsiyum salınımı senkronize olmaktan çıkar, kasılma zayıflar ve gevşeme gecikir. Aynı düzensizlik, hücre içi kalsiyum dengesizliği yoluyla aritmi eğilimini de artırır.
Kalıtsal kas hastalıklarında da bu yapı rol oynar. Miyotübüler ve santronükleer miyopatilerde T tübül sisteminin oluşumunu düzenleyen proteinlerdeki bozukluklar tanımlanmıştır. Duchenne kas distrofisinde zar bütünlüğünün bozulması, T tübül düzenini ve kalsiyum dengesini etkiler.
Malign hipertermi ve katekolaminerjik polimorfik ventriküler taşikardi, T tübülü ile sarkoplazmik retikulum arasındaki eşleşme bölgesindeki reseptör bozukluklarına bağlıdır; ilkinde uçucu anestezikler ve süksinilkolin, ikincisinde egzersiz ve stres tetikleyicidir.
Klinik uygulamada bu yapı doğrudan ölçülmez; önemi, kasılma fizyolojisinin ve ilaç etkilerinin anlaşılmasında ortaya çıkar. Hipokalsemi ve hipokalemi gibi elektrolit bozukluklarının kas gücünü ve kalp kasılmasını neden etkilediği, kalsiyum kanal blokerlerinin neden negatif inotropik olduğu, kalsiyum duyarlılaştırıcı ajanların neden farklı bir mekanizmayla çalıştığı bu düzenle açıklanır.
Kritik hastalıkta kas yapısının bozulması, uzun süreli hareketsizlik ve enflamasyonla birlikte kasılma işlevini olumsuz etkiler; bu, yoğun bakım kazanılmış güçsüzlüğünün bileşenlerindendir. Erken mobilizasyon ve yeterli beslenme, yapısal bozulmayı sınırlandıran temel yaklaşımlardır.
Düz kasta T tübülü bulunmaz; kalsiyum kaynağı büyük ölçüde hücre dışıdır ve kasılma farklı bir düzenlemeyle gerçekleşir. Bu ayrım, düz kası hedefleyen ilaçların — damar genişleticiler ve bronkodilatatörler — iskelet ve kalp kasından farklı etki göstermesini açıklar.
Eş anlamlılar
- Enine tübül
- Transvers tübül
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.