Agüzi
Agüzi (İng. ageusia; Yun. a- yok, geusis tat), tat alma duyusunun tümüyle yitirilmesidir.
Etimoloji
Yunanca a- (yok) ve geusis (tat) sözcüklerinden türetilmiştir; ageuzi biçiminde de yazılır.
Klinik bağlam
Klinik değerlendirmenin ilk ilkesi, hastaların "tat alamıyorum" yakınmasının çoğu kez gerçek tat kaybını değil koku kaybını yansıtmasıdır.[1] Dil yalnızca tatlı, tuzlu, ekşi, acı ve umami olmak üzere beş temel tadı ayırt eder; yiyeceklerin zengin lezzeti ise ağızdan geriye doğru buruna ulaşan koku molekülleriyle oluşur. Bu nedenle burun tıkanıklığında ya da koku duyusu kaybında yemeklerin tatsız gelmesi olağandır ve bu tablo agüzi değildir. Ayrım, temel tatların ayrı ayrı sınanmasıyla yapılır.
Gerçek tat kaybı, tat tomurcuklarının ya da onları taşıyan sinirlerin zedelenmesiyle oluşur. Dilin ön üçte ikisi fasiyal sinirin bir dalı, arka üçte biri glossofaringeal sinir tarafından uyarılır; bu nedenle tek taraflı ve bölgesel kayıplar sinir hasarının yerini gösterir. Orta kulak ameliyatları ve yirmi yaş dişi cerrahisi sırasında sinir dalının zedelenmesi, kulak zarı ile ilgili girişimler ve fasiyal sinir felci bilinen nedenlerdir. Baş boyun bölgesine uygulanan ışın tedavisi tat tomurcuklarını doğrudan tahrip eder.
Sistemik nedenler sıklıkla gözden kaçar. Çinko ve B grubu vitamin eksiklikleri, ağız kuruluğu, Sjögren sendromu, ileri böbrek yetmezliği ve denetimsiz diyabet tat algısını bozar. Tükürüğün rolü belirleyicidir; tat molekülleri ancak çözündüklerinde algılanabildiğinden ağız kuruluğu tek başına ağır tat bozukluğuna yol açabilir. İlaçlar en sık gözden kaçan nedendir; antibiyotikler, kemoterapi ilaçları, anjiyotensin dönüştürücü enzim engelleyicileri ve antitiroid ilaçlar tipik sorumlulardır ve ilaç kesildiğinde tablo genellikle düzelir. Ağız içi mantar enfeksiyonu ve kötü ağız hijyeni de değerlendirilmelidir.
Nörolojik ve enfeksiyöz nedenler ayrı öneme sahiptir. Kafa travması, beyin sapı lezyonları ve tümörler tat yollarını etkileyebilir; ani başlayan tat ve koku kaybı, viral enfeksiyonların iyi bilinen bir bulgusudur. Klinik önem yalnızca yaşam kalitesiyle sınırlı değildir: tat ve koku duyusu bozuk olan kişi bozulmuş yiyeceği ayırt edemez, gaz kaçağını fark edemez ve iştahsızlığa bağlı kilo kaybı ile beslenme bozukluğu gelişebilir. Bu nedenle yaşlı hastada tat kaybı, beslenme yetersizliğinin sessiz bir nedeni olarak sorgulanmalıdır. Yaklaşım nedene yöneliktir; ilaç değişikliği, eksikliklerin giderilmesi ve ağız bakımı temel adımlardır.
Eş anlamlılar
- Ageuzi
- Tat kaybı
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Flint PW ve ark. (ed.), Cummings Otolaryngology: Head and Neck Surgery, 7. baskı, 2020.