İçeriğe atla

Antibiyogram

DrSozluk sitesinden

Antibiyogram (İng. antibiogram), bir mikroorganizmanın çeşitli antibiyotiklere karşı duyarlılığını gösteren laboratuvar sonucudur. Terim ayrıca, bir kurumda belirli bir dönemde izole edilen mikroorganizmaların toplu duyarlılık özetini de anlatır.

Etimoloji

Ad, "antibiyotik" sözcüğü ile kayıt ya da çizelge anlamındaki Yunanca gramma ekinin birleşimidir; sözcük anlamıyla "antibiyotik çizelgesi" demektir.

Klinik bağlam

Duyarlılık ölçümünün temeli, mikroorganizmanın üremesini engelleyen en düşük antibiyotik derişiminin (minimum inhibitör konsantrasyon) belirlenmesidir. Bu değer, ilacın enfeksiyon bölgesinde ulaşabildiği derişimle karşılaştırılarak yorumlanır ve sonuç duyarlı, orta duyarlı ya da dirençli olarak bildirilir. Kritik nokta, bu kategorilerin mutlak biyolojik özellikler değil, klinik başarı olasılığına ilişkin öngörüler olmasıdır: aynı mikroorganizma, ilacın iyi ulaştığı idrar yollarında duyarlı sayılırken beyin omurilik sıvısında dirençli kabul edilebilir. Yorum ölçütleri EUCAST ve CLSI gibi kurumlarca belirlenir ve düzenli olarak güncellenir.[1]

Yöntemler arasında disk difüzyon, sıvı ya da katı besiyerinde seyreltme, gradyan şerit testleri ve otomatize sistemler bulunur. Hızlı moleküler yöntemler, belirli direnç genlerini saatler içinde saptayarak tedavinin erken yönlendirilmesini sağlar; ancak gen varlığı ile fenotipik direnç her zaman örtüşmediğinden geleneksel testlerin yerini tümüyle almaz. Bazı direnç mekanizmaları özel testler gerektirir: genişlemiş spektrumlu beta laktamaz üretimi, karbapenemaz varlığı ve metisilin direnci bu kapsamdadır.

Sonucun doğru yorumlanması için birkaç ilke önemlidir. Birincisi, laboratuvarın tüm test edilen ilaçları değil, klinik olarak anlamlı ve kurumun tedavi seçeneklerine uygun bir alt kümeyi bildirmesidir; bu "seçici bildirim", geniş spektrumlu ilaçların gereksiz kullanımını azaltmayı amaçlar. İkincisi, bazı mikroorganizma-ilaç ikililerinde laboratuvar sonucu duyarlı çıksa bile o ilacın kullanılmamasıdır; in vitro duyarlılığın klinik başarıyı öngörmediği bilinen bu durumlar kılavuzlarda tanımlanmıştır. Üçüncüsü, kombinasyon tedavilerinde tek tek duyarlılıkların toplamının klinik etkinliği doğrudan yansıtmamasıdır.

Kurumsal antibiyogram, bireysel sonuçların ötesinde bir işlev görür. Belirli bir dönemde izole edilen suşların duyarlılık yüzdelerini özetleyerek, kültür sonucu gelmeden başlanan ampirik tedavinin yerel direnç örüntüsüne göre seçilmesini sağlar. Yoğun bakım gibi direncin yoğunlaştığı birimler için ayrı antibiyogram hazırlanması, ampirik seçimin doğruluğunu artırır. Bu veriler aynı zamanda antimikrobiyal yönetim programlarının ve enfeksiyon kontrol politikalarının temelini oluşturur.[2]

Örneğin doğru alınması, tüm sürecin belirleyicisidir. Antibiyotik başlanmadan önce ve uygun teknikle alınmayan kültürler, etkenin saptanamamasına ya da kontaminasyonun gerçek etken sanılmasına yol açar. Kan kültürlerinin yeterli hacimde ve birden çok setten alınması, tek kültürde üreyen deri florası üyelerinin yorumlanmasını kolaylaştırır.

Klinik tuzakların başında, kolonizasyon ile enfeksiyonun ayırt edilmemesi gelir; idrar, balgam, yara ve trakeal aspirat kültürlerinde üreyen her mikroorganizma tedavi gerektirmez ve antibiyogram sonucunun varlığı tedavi endikasyonu yaratmaz. Bir diğeri, ampirik olarak başlanan geniş spektrumlu tedavinin sonuç geldiğinde daraltılmamasıdır; bu "de-eskalasyon" adımının atlanması, direnç gelişiminin ve Clostridioides difficile enfeksiyonunun başlıca nedenlerindendir. Ayrıca klinik olarak düzelen bir hastada, sonucun "dirençli" bildirilmesine dayanarak etkili bir tedavinin gereksiz yere değiştirilmesi sık karşılaşılan bir hatadır.

Eş anlamlılar

  • Antibiyotik duyarlılık testi
  • Duyarlılık paneli

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.
  2. Evans L ve ark., Surviving Sepsis Campaign: International Guidelines for Management of Sepsis and Septic Shock 2021, 2021.