İçeriğe atla

Arteriyel kateter

DrSozluk sitesinden

Arteriyel kateter (İng. arterial catheter), atardamara yerleştirilerek kan basıncının sürekli ölçülmesini ve sık kan gazı örneklemesini sağlayan ince kanüldür. Yoğun bakım ve ameliyathanede sık kullanılan izlem yöntemidir.

Etimoloji

Yunanca atardamar anlamındaki arteria ile içeri sokulan tüp anlamındaki katheter sözcüklerinden oluşur.

Klinik bağlam

Yöntemin iki temel üstünlüğü vardır: basıncın atım atım izlenmesi ve tekrarlanan arter kanı örneklerinin ağrısız biçimde alınabilmesi. Kolluk yöntemiyle yapılan ölçümler, hemodinamik dalgalanmanın hızlı olduğu durumlarda gecikmeli ve yanıltıcı olabilir; özellikle şok tablosunda, yüksek doz vazopressör kullanımında ve büyük cerrahide sürekli izlem üstündür.[1]

En sık kullanılan bölge radial arterdir; yüzeyel olması, kollateral dolaşımın çoğunlukla yeterli olması ve komplikasyon oranının düşük olması nedeniyle tercih edilir. Alternatif bölgeler femoral, brakiyal, aksiller ve dorsalis pedis arterleridir. Brakiyal arterde kollateral dolaşım sınırlı olduğundan tıkanma durumunda ön kol iskemisi riski daha yüksektir. Şok tablosunda çevresel damarlar büzüştüğünden radial ölçüm merkezî basıncı olduğundan düşük gösterebilir; bu durumda femoral yol daha güvenilir bilgi verir. Ultrason kılavuzluğu, başarı oranını artırır ve deneme sayısını azaltır.

Ölçümün doğruluğu birkaç teknik koşula bağlıdır. Basınç dönüştürücüsünün sağ atriyum düzeyine — flebostatik eksene — göre sıfırlanması zorunludur; yanlış yükseklik, sistematik ölçüm hatası yaratır. Hasta pozisyonu değiştiğinde sıfırlama yinelenmelidir. Sistemin sönümleme özelliği de önemlidir: hava kabarcığı, kıvrılmış hat ya da pıhtı aşırı sönümlemeye yol açarak basıncı düşük gösterir; çok sert ve uzun hatlar ise yetersiz sönümlemeyle sistolik değeri olduğundan yüksek gösterir. Bu durumlarda ortalama arter basıncı en az etkilenen değerdir ve klinik kararlarda daha güvenilirdir.

Basınç dalgasının biçimi ek bilgi taşır. Solunumla belirgin biçimde değişen dalga genliği, mekanik ventilasyon uygulanan ve ritmi düzenli olan hastalarda sıvı yanıtını öngörmede kullanılır; ancak spontan solunum, aritmi, düşük tidal hacim ve sağ kalp yetmezliği bu değerlendirmeyi geçersiz kılar. Dalga formunun düzleşmesi ya da kaybolması, kateter sorununun yanı sıra dolaşımın bozulduğunu da gösterebilir; bu nedenle her zaman hasta değerlendirilmelidir.

Komplikasyonlar arasında kanama, hematom, geçici damar spazmı, tromboz, enfeksiyon, yalancı anevrizma ve sinir hasarı yer alır. Kalıcı iskemik hasar enderdir ancak yıkıcıdır; el ya da parmaklarda renk değişikliği, soğukluk ve ağrı gelişmesi durumunda kateter gecikmeden çekilmelidir. Yerleştirme sırasında aseptik teknik uygulanır ve gereksinim ortadan kalktığında kateter çıkarılır.

En tehlikeli hata, ilaçların yanlışlıkla bu hattan verilmesidir; arter içine ilaç uygulanması ağır doku hasarına ve ekstremite kaybına yol açabilir. Bu nedenle hat açık biçimde etiketlenmeli, damar yollarından fiziksel olarak ayırt edilebilir olmalı ve tüm ekip bu konuda uyarılmalıdır. Ayrıca hattın bağlantısının açılması hızlı ve fark edilmeyen kan kaybına neden olabileceğinden bağlantılar güvenli biçimde kilitlenmelidir.

Alınan kan gazı örnekleri, hastanın oksijenlenme ve asit-baz durumunu değerlendirmede kullanılır. Kritik hastada nabız oksimetresinin güvenilirliğinin azaldığı durumlarda — belirgin damar büzülmesi, düşük vücut ısısı, hareket artefaktı, karbon monoksit zehirlenmesi — doğrudan ölçüm belirleyici olur.

Eş anlamlılar

  • Arter hattı
  • İnvazif arteriyel basınç izlemi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Gropper MA ve ark. (ed.), Miller's Anesthesia, 9. baskı, 2020.