Kan gazı analizi
Kan gazı analizi (İng. blood gas analysis), kanda oksijen, karbondioksit, pH ve asit-baz değişkenlerinin ölçülmesiyle solunum ve metabolik durumun değerlendirilmesidir.
Etimoloji
Kandaki gazların incelenmesini anlatan betimleyici bir terimdir.
Klinik bağlam
Test iki ayrı soruya yanıt verir: oksijenlenme yeterli mi ve asit-baz dengesi nasıl? Bu iki değerlendirmenin ayrı ayrı yapılması, yorumlamanın temel ilkesidir.
Oksijenlenme, arteriyel oksijen basıncı ve verilen oksijen oranıyla birlikte değerlendirilir; yüksek oksijen desteği altında ölçülen normal bir değer, akciğer işlevinin normal olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle oranların hesaplanması, ağırlığın belirlenmesinde kullanılır.[1]
Asit-baz değerlendirmesinde sistematik yaklaşım benimsenir. Önce pH'ya bakılarak asidemi ya da alkalemi belirlenir; ardından karbondioksit ve bikarbonat değerlendirilerek birincil bozukluğun solunumsal mı metabolik mi olduğu saptanır. Sonra beklenen telafinin gerçekleşip gerçekleşmediği hesaplanır; beklenenden sapma, ek bir bozukluğun varlığını gösterir. Son adımda metabolik asidoz varsa anyon açığı hesaplanır.
Telafi ilkesi önemlidir: telafi hiçbir zaman aşırıya gitmez ve pH'yı tam olarak normale döndürmez. Bu nedenle normal pH ile birlikte anormal karbondioksit ve bikarbonat değerleri görülmesi, tek bir bozukluğun telafisi değil, karışık bir tablo anlamına gelir.
Bir diğer temel ayrım akut ve kronik bozukluklar arasındadır. Solunumsal bozukluklarda böbrek telafisi günler alır; bu nedenle belirgin biçimde yükselmiş bikarbonat, sürecin kronik olduğunu gösterir. Kronik karbondioksit yüksekliği bulunan bir hastada değerin hızla normale indirilmesi, telafi edici bikarbonatın kalmasıyla ağır alkaloza yol açar. Hedef, hastanın kendi bazal değeridir — normal değer değil.
Yüksek anyon açıklı metabolik asidozda laktat, ketonlar, üremi, toksinler ve ilaçlar araştırılır; normal anyon açıklı asidozda ise sindirim yoluyla bikarbonat kaybı ve renal tübüler asidoz düşünülür. Ozmolal aralığın artması, metanol ve etilen glikol zehirlenmesini düşündürür.
Klinikte sık karşılaşılan yorum hataları vardır. Nabız oksimetresi karbon monoksit ve methemoglobin varlığında yanıltıcı biçimde normal ölçer; bu nedenle kuşkulanılan olgularda ko-oksimetre kullanılmalıdır. Ayrıca kan gazında hesaplanan satürasyon değeri de bu durumlarda güvenilir değildir.
Örnek alma ve işleme koşulları sonucu etkiler. Enjektörde hava kabarcığı bulunması oksijen değerini yükseltir, karbondioksiti düşürür; örneğin gecikmesi hücresel metabolizma nedeniyle yanlış sonuçlara yol açar; aşırı heparin karbondioksiti düşürür. Yüksek lökosit sayısı bulunan hastalarda örnek beklerse oksijen yanlış düşük ölçülür.
Venöz kan gazı, birçok durumda arteriyel örneğe alternatif oluşturur: pH ve bikarbonat değerleri arteriyel değerlerle iyi uyum gösterir; ancak oksijenlenmenin değerlendirilmesinde kullanılamaz. Karbondioksit değerleri de yaklaşık bir tahmin sağlar. Bu bilgi, gereksiz arteriyel ponksiyonların azaltılmasını sağlar.
Merkezî venöz oksijen satürasyonu, oksijen sunumu ile tüketimi arasındaki dengeyi yansıtır; düşük değer sunumun yetersiz olduğunu, beklenmedik biçimde yüksek değer ise dokuların oksijeni kullanamadığını — sepsis ya da siyanür zehirlenmesi — düşündürür.
Sonuçlar her zaman klinik bağlamda yorumlanmalıdır; tek bir ölçüm yerine seri değerlendirme ve eğilim, karar vermede daha değerlidir.
Eş anlamlılar
- Arteriyel kan gazı
- AKG
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.