İçeriğe atla

Siyanür zehirlenmesi

DrSozluk sitesinden

Siyanür zehirlenmesi (İng. cyanide poisoning), siyanür bileşiklerinin hücresel solunumu engellemesiyle gelişen, hızla ölümcül olabilen zehirlenme tablosudur.

Etimoloji

Yunanca koyu mavi anlamındaki kyanos sözcüğünden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Siyanür, mitokondrideki sitokrom c oksidaz enzimini bağlayarak elektron taşıma zincirini durdurur. Hücre, oksijen bulunmasına karşın onu kullanamaz; oksidatif fosforilasyon durur ve enerji üretimi anaerobik yola kayar. Sonuçta ağır laktik asidoz gelişir. Bu düzenek, tablonun temel özelliklerini açıklar: dokular oksijenden yararlanamadığı için venöz kandaki oksijen satürasyonu beklenmedik biçimde yüksektir ve arteriyovenöz oksijen farkı daralır. Bu bulgu, tanıyı düşündüren en değerli ipuçlarındandır.[1]

Maruziyet kaynakları arasında kapalı ortam yangınları, endüstriyel kullanım — madencilik, metal kaplama, fotoğrafçılık — , uzun süreli yüksek doz nitroprussid infüzyonu, bazı bitki çekirdekleri ve kasıtlı alım bulunur. En sık karşılaşılan klinik durum yangın dumanı solunmasıdır; yanan sentetik malzemeler siyanür açığa çıkarır.

Belirtiler doza ve maruziyet hızına bağlıdır. Erken dönemde baş ağrısı, baş dönmesi, huzursuzluk, bulantı ve nefes darlığı görülür. İlerleyen aşamada bilinç kaybı, nöbet, bradikardi, hipotansiyon ve kardiyovasküler çöküş gelişir. Klasik olarak tanımlanan acı badem kokusu, herkes tarafından algılanamadığından tanısal olarak güvenilir değildir; bu bilginin bilinmemesi, kokunun alınmamasının tanıyı dışladığı yanılgısına yol açar.

Yangın ortamından çıkarılan hastalarda dikkat çeken üç bulgu tanıyı güçlü biçimde düşündürür: bilinç bozukluğu, dirençli hipotansiyon ve yüksek laktat düzeyi. Belirgin laktik asidoz, siyanür maruziyetinin en kullanışlı dolaylı göstergesidir. Kan siyanür düzeyi ölçümü uzun sürdüğünden tedavi kararı bu sonuca bağlanmaz.

Tedavide öncelik havayolu, yüksek akımlı oksijen ve destek tedavisidir. Özgül tedavide birinci seçenek hidroksikobalamindir; siyanürü bağlayarak siyanokobalamin oluşturur ve böbrekten atılmasını sağlar. Güvenlik profili elverişlidir; kan basıncını düşürmez ve oksijen taşınmasını bozmaz. Bu özellikler, özellikle yangın kurbanlarında kritik önemdedir — çünkü bu hastalarda eş zamanlı karbon monoksit zehirlenmesi bulunma olasılığı yüksektir.

Bu noktada önemli bir güvenlik kuralı vardır: geleneksel nitrit temelli antidotlar methemoglobin oluşturarak etki gösterir; ancak methemoglobin de oksijen taşıyamaz. Karbon monoksit zehirlenmesi eşlik eden bir hastada bu tedavinin uygulanması, oksijen taşıma kapasitesini daha da düşürerek ölümcül olabilir. Bu nedenle yangın kaynaklı olgularda hidroksikobalamin tercih edilmelidir. Sodyum tiyosülfat, siyanürün detoksifikasyonunu hızlandırarak tamamlayıcı olarak kullanılır.

Hidroksikobalamin uygulanan hastalarda deri, mukoza ve idrar kırmızı renk alır; bu beklenen bir etkidir. Ayrıca renk değişikliği bazı laboratuvar ölçümlerini — özellikle kolorimetrik yöntemleri — ve nabız oksimetresi okumalarını bozabilir; bu durumun bilinmemesi yanlış yorumlara yol açar.

Nitroprussid kullanan hastalarda uzun süreli ve yüksek doz uygulama, siyanür birikimine yol açabilir; açıklanamayan metabolik asidoz, bilinç değişikliği ve ilaca yanıtsızlık gelişmesi bu olasılığı düşündürür. Bu nedenle ilacın kullanım süresi ve dozu sınırlandırılmalı, alternatifler değerlendirilmelidir.

Kurtarıcı güvenliği önemlidir: kusmuk ve giysilerden kaynaklanan ikincil maruziyet bildirilmiştir; uygun koruyucu ekipman kullanılmalıdır.

Eş anlamlılar

  • Siyanid zehirlenmesi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Tintinalli JE ve ark. (ed.), Tintinalli's Emergency Medicine: A Comprehensive Study Guide, 9. baskı, 2020.