İçeriğe atla

İnhalasyon hasarı

DrSozluk sitesinden

İnhalasyon hasarı (İng. inhalation injury), sıcak hava, duman ve toksik gazların solunmasıyla havayolları ve akciğerlerde oluşan hasardır. Yanık hastalarında ölüm oranını belirgin biçimde artırır.

Etimoloji

Solunum yoluyla oluşan zararı anlatan betimleyici bir terimdir.

Klinik bağlam

Hasar üç ayrı düzenekle oluşur ve bu ayrım yönetimi belirler. Birincisi üst havayolunun ısıya bağlı doğrudan yaralanmasıdır; sıcak hava büyük ölçüde üst havayolunda soğuduğundan, ısı hasarı gırtlak düzeyiyle sınırlı kalır ve ödeme yol açar. İkincisi, duman içindeki kimyasal maddelerin alt havayollarında yarattığı iltihabi hasardır; mukosiliyer temizlik bozulur, ödem ve döküntülerden tıkaçlar oluşur. Üçüncüsü ise sistemik zehirlenmedir: karbon monoksit zehirlenmesi ve siyanür zehirlenmesi.[1]

Uyarı bulguları bilinmelidir: kapalı ortamda yangın, bilinç kaybı öyküsü, yüzde yanık, kaş ve burun kıllarında yanma, kurum içeren balgam, ağız içinde ödem ve kızarıklık, ses kısıklığı, stridor ve öksürük. Bu bulguların varlığında havayolu ödemi hızla ilerleyebilir.

Klinik açıdan en kritik karar, entübasyonun zamanlamasıdır. Ödem saatler içinde ilerler ve giderek entübasyonu güçleştirir; başlangıçta rahat görünen bir hasta kısa süre sonra güç havayolu hâline gelebilir. Bu nedenle kuşkulanılan olgularda erken ve elektif entübasyon önerilir; beklemek en tehlikeli seçenektir. Ayrıca sıvı canlandırması ödemi artırdığından, geniş yanığı olan hastalarda risk daha da yükselir.

Entübasyon için geniş çaplı tüp seçilmesi, sonradan bronkoskopi ve aspirasyon yapılabilmesi açısından önemlidir. Tüpün sabitlenmesinde yüzdeki ödem nedeniyle bantlar yetersiz kalabilir; alternatif sabitleme yöntemleri kullanılmalıdır. Kazayla ekstübasyon, bu hastalarda yıkıcı sonuç doğurur.

Bronkoskopi, tanının doğrulanması ve ağırlığın derecelendirilmesinde altın standarttır; ayrıca sekresyon ve döküntülerin temizlenmesini sağlar. Akciğer grafisi erken dönemde normaldir; bu nedenle normal grafi tanıyı dışlamaz.

Sistemik zehirlenmeler eş zamanlı ele alınmalıdır. Tüm hastalara yüksek akımlı yüzde yüz oksijen verilir. Karboksihemoglobin ko-oksimetre ile ölçülür; standart nabız oksimetresi yanıltıcı biçimde normal gösterir. Dirençli metabolik asidoz, yüksek laktat ve venöz oksijen satürasyonunun beklenmedik biçimde yüksek olması siyanür zehirlenmesini düşündürür; bu durumda hidroksikobalamin uygulanır. Nitrit temelli antidotlar, methemoglobin oluşturarak oksijen taşınmasını daha da bozacağından yangın kurbanlarında kaçınılmalıdır.

Sıvı yönetimi ayrı bir denge gerektirir. Yanık formülleri başlangıç noktasıdır; ancak inhalasyon hasarı bulunan hastalarda sıvı gereksinimi artabilir. Buna karşılık aşırı sıvı, havayolu ödemini ve akciğer hasarını ağırlaştırır. Bu nedenle idrar çıkışı ve perfüzyon göstergelerine göre titrasyon yapılır.

Solunum desteğinde akciğer koruyucu ventilasyon ilkeleri uygulanır. Sekresyon temizliği, nemlendirme, düzenli aspirasyon, pozisyon değişikliği ve erken mobilizasyon önemlidir. Koruyucu antibiyotik ve kortikosteroid kullanımı önerilmez; enfeksiyon riskini artırır. Pnömoni, bu hastalarda en sık komplikasyondur ve klinik ile mikrobiyolojik bulgulara göre tedavi edilir.

Geç dönemde havayolu darlığı, granülasyon dokusu, bronşektazi ve kalıcı solunum işlev bozukluğu görülebilir; bu nedenle uzun süreli izlem önerilir.

Eş anlamlılar

  • Duman inhalasyonu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunicardi FC ve ark. (ed.), Schwartz's Principles of Surgery, 11. baskı, 2019.