İçeriğe atla

Besin zehirlenmesi

DrSozluk sitesinden

Besin zehirlenmesi (İng. food poisoning), kontamine besin ya da suyun alınmasıyla ortaya çıkan, sindirim sistemi belirtileriyle seyreden hastalık grubudur.

Etimoloji

Besin yoluyla oluşan zehirlenmeyi anlatan betimleyici bir terimdir.

Klinik bağlam

Tablolar iki temel düzenekle gelişir. Önceden oluşmuş toksinin alınmasıyla ortaya çıkan biçimlerde belirtiler çok hızlı — bazen bir-altı saat içinde — başlar; bulantı ve kusma öndedir. Staphylococcus aureus ve Bacillus cereus bu grubun tipik örnekleridir. Mikroorganizmanın bağırsakta çoğalarak hastalık yaptığı biçimlerde ise kuluçka süresi daha uzundur ve ishal baskındır.[1]

Kuluçka süresi, tanıya yönlendiren en pratik ipucudur. Çok kısa süre toksin kaynaklı tabloyu; bir-iki gün viral ya da bakteriyel enfeksiyonu düşündürür. Deniz ürünleri sonrası kaşıntı, kızarma ve çarpıntı skombroid zehirlenmesini — histamin benzeri etki — düşündürür; bu tablo alerjik tepkime sanılabilir ancak antihistaminiklerle düzelir. Balık ve kabuklu deniz ürünleriyle ilişkili nörolojik belirtiler, siguatera ve diğer deniz toksinlerini akla getirir. Mantar tüketimi sonrası geç başlayan belirtiler, karaciğer yetmezliğine ilerleyebilen ağır zehirlenmeleri düşündürür ve erken başvuru yaşamsaldır.

Bakteriyel etkenler arasında Salmonella, Campylobacter, Shigella, Escherichia coli türleri, Vibrio ve Listeria bulunur. Viral etkenler — norovirüs ve rotavirüs — toplum kaynaklı salgınların önemli bölümünden sorumludur.

Klinik açıdan en kritik ayrım, kanlı ishalin varlığıdır. Shiga toksini üreten Escherichia coli enfeksiyonunda hemolitik üremik sendrom gelişebilir; anemi, trombositopeni ve akut böbrek hasarıyla seyreder. Bu tabloda antibiyotik kullanımının riski artırabildiği bildirilmiştir; bu nedenle kanlı ishalde körlemesine antibiyotik verilmesinden kaçınılır. Aynı biçimde bağırsak hareketini yavaşlatan ilaçlar, toksin atılımını engelleyerek zarar verir ve kanlı ishalde kullanılmaz. Bu iki kural, alandaki en önemli güvenlik noktalarıdır.

Değerlendirmede dehidratasyon derecesi belirlenir; ağız kuruluğu, deri turgorunda azalma, idrar çıkışının azalması, taşikardi ve ortostatik değişiklikler değerlendirilir. Yaşlılarda, bebeklerde, gebelerde ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde risk yüksektir. Uyarı bulguları ateş, kanlı ishal, şiddetli karın ağrısı, uzamış seyir, ağır dehidratasyon ve nörolojik belirtilerdir.

Tedavinin temeli sıvı ve elektrolit replasmanıdır; çoğu hastada ağızdan rehidratasyon çözeltileri yeterlidir ve damar yolundan tedaviden üstündür. Beslenmenin erken başlatılması iyileşmeyi hızlandırır; uzun süreli açlık önerilmez. Antibiyotik, yalnızca seçilmiş durumlarda — ağır tablo, sistemik bulgular, bağışıklık baskılanması, belirli etkenler — kullanılır; çoğu olguda gereksizdir ve taşıyıcılığı uzatabilir.

Botulizm ayrı bir başlıktır: uygun biçimde işlenmemiş konserve besinlerle alınan toksin, kraniyal sinirlerden başlayarak simetrik inen felce yol açar; çift görme, göz kapağı düşüklüğü, yutma ve konuşma güçlüğü ile solunum yetmezliği görülür. Bilinç ve duyu korunur. Erken antitoksin uygulaması ve solunum desteği yaşam kurtarıcıdır; tanının gecikmesi ölümcül olabilir.

Korunmada el hijyeni, besinlerin uygun sıcaklıkta pişirilmesi ve saklanması, çapraz bulaşın önlenmesi, pastörize olmayan süt ürünlerinden kaçınılması ve güvenli su kullanımı etkilidir. Salgın kuşkusunda bildirim yapılması, kaynağın belirlenmesi açısından zorunludur.

Eş anlamlılar

  • Gıda zehirlenmesi
  • Gastroenterit

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.