Disleksi
Disleksi (İng. dyslexia; Yun. dys- güç, lexis söz), zekâ düzeyi ve eğitim olanakları yeterli olduğu halde okuma becerisinin beklenen düzeyde gelişememesidir.
Etimoloji
Yunanca dys- (güç, bozuk) ve lexis (söz) sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Tanımın vazgeçilmez koşulu, güçlüğün genel zihinsel yetenekle, görme ya da işitme sorunuyla, eğitim yetersizliğiyle ve nörolojik bir hastalıkla açıklanamamasıdır.[1] Bu nedenle güncel sınıflandırmalarda özgül öğrenme bozukluğu başlığı altında ele alınır. Temel sorun, konuşulan dildeki sesleri ayırt etme ve bunları harflerle eşleştirme becerisindeki yetersizliktir; bu, fonolojik işleme bozukluğu olarak tanımlanır ve nörogörüntüleme çalışmalarıyla desteklenmiştir.
Kavramın en yaygın yanlış bilinen yanı, harflerin ters görülmesi olduğudur; bu bir görme sorunu değildir ve harf karıştırma okumayı yeni öğrenen çocuklarda olağandır. Ayırt edici bulgular okuma hızının yavaşlığı, sözcüklerin harf harf çözülmesi, akıcılığın gelişmemesi, yazımda tutarsız hatalar ve okuduğunu anlamada güçlüktür. Sözlü anlatım ve akıl yürütme genellikle korunmuştur; bu uyumsuzluk tanısal değeri yüksek bir ipucudur. Aile öyküsü sıktır ve kalıtsal yatkınlık gösterilmiştir.
Klinik değerlendirmede öncelikle duyusal ve tıbbi nedenlerin dışlanması gerekir; görme keskinliği ve işitme mutlaka sınanmalıdır. Uzun süreli orta kulak sıvısına bağlı işitme kaybı, erken dönemde dil gelişimini etkileyerek benzer tablo oluşturabilir. Ayrıca dikkat eksikliği bozukluğu sık eşlik eder ve iki tablonun ayrılması tedavi planını değiştirir; dikkat sorunları giderildiğinde okuma güçlüğü sürüyorsa özgül bozukluk düşünülmelidir. Tanı, standart testlerle eğitim ve psikoloji uzmanlarınca konur.
Tedavinin temeli eğitsel müdahaledir; ilaçla düzelen bir durum değildir. Ses ile harf ilişkisini sistematik biçimde öğreten, çoklu duyu kullanan yapılandırılmış programlar en iyi kanıta sahiptir ve erken başlandığında en etkilidir. Okulda sınav süresinin uzatılması, sesli kitap kullanımı ve yazılı sınav yerine sözlü değerlendirme gibi düzenlemeler işlevselliği artırır. Renkli gözlük ve göz egzersizleri gibi yöntemlerin yararı gösterilememiştir. Tanınmayan çocuklarda özgüven kaybı, kaygı ve okul terki riski yüksektir; bu nedenle erken tanı yalnızca akademik değil ruhsal açıdan da belirleyicidir.
Eş anlamlılar
- Özgül okuma bozukluğu
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Amerikan Psikiyatri Birliği, Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5-TR), 2022.