Donma yaralanması
Donma yaralanması (İng. frostbite), dokuların düşük sıcaklığa uzun süre maruz kalması sonucu donmasıyla oluşan hasardır. En sık el, ayak, burun ve kulak gibi uç bölgelerde görülür.
Etimoloji
Türkçe "donmak" eyleminden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Hasar iki düzenekle gelişir. Birincisi doğrudan donmadır: doku sıvısında buz kristalleri oluşur, hücreler mekanik olarak zedelenir ve hücre içi ozmotik denge bozulur. İkincisi ise ısınma sırasında ortaya çıkan damarsal hasardır; endotel bozulur, mikrodolaşımda pıhtı oluşur ve iltihabi aracıların salınmasıyla doku kaybı derinleşir. Bu ikinci evre, sonuçları büyük ölçüde belirlediğinden tedavinin asıl hedefidir.[1]
Risk etkenleri arasında düşük sıcaklık ve rüzgâr, ıslak giysi, uzun süreli maruziyet, alkol ve madde kullanımı, sigara, damar hastalığı, diyabet, ileri yaş, evsizlik ve önceki donma öyküsü yer alır. Alkol, damar genişlemesi yoluyla ısı kaybını artırırken kişinin soğuğu algılamasını da azaltır; bu ikili etki riski belirgin biçimde yükseltir.
Klinik olarak yüzeysel ve derin tutulum ayrımı yapılır. Yüzeysel biçimde deri soluk ve uyuşuktur, ısınmayla bül gelişebilir ve iyileşme çoğunlukla iz bırakmadan olur. Derin biçimde doku sert, soğuk ve duyusuzdur; ısınmadan sonra koyu içerikli büller, morarma ve ilerleyen günlerde siyah kabuk oluşur. Ancak ilk günlerde görünüme bakarak kalıcı doku kaybını öngörmek olanaksızdır; erken kesin değerlendirme, bu alanın en önemli tuzağıdır.
İlk yardımda hasta soğuktan uzaklaştırılır, ıslak giysiler çıkarılır ve genel vücut ısısı korunur. Eşlik eden hipotermi varsa öncelik ona verilir; çünkü merkezî ısının düşüklüğü yaşamı doğrudan tehdit eder. Donmuş bölgenin ovulması, kar ile ovma, doğrudan ateşe ya da radyatöre tutulması kesinlikle yapılmamalıdır; bu uygulamalar dokuya ek mekanik ve ısıl hasar verir. Yeniden donma riski varsa çözülme başlatılmamalıdır; çözülüp yeniden donan doku, hiç çözülmemiş dokuya göre çok daha ağır zarar görür. Bu nedenle nakil sırasında bölgenin donmuş kalması yeğlenir.
Kesin tedavi, denetimli ısınmadır: bölge ılık su banyosunda, sıcaklığı belirli aralıkta tutularak çözülür. İşlem ağrılıdır ve yeterli ağrı tedavisi gerektirir. Büller korunur, bölge yükseltilir, kuru ve steril biçimde sarılır. Tetanoz bağışıklaması gözden geçirilir. İbuprofen, iltihabi aracıları baskılayarak doku kaybını sınırlamaya yardımcı olabilir.
Ağır olgularda, damar tıkanıklığını çözmeye yönelik tedaviler gündeme gelir. Erken dönemde uygulanan tromboliz ve iloprost gibi damar genişletici tedavilerin, seçilmiş hastalarda ampütasyon oranını azalttığı bildirilmiştir; bu tedaviler belirli bir zaman penceresinde ve deneyimli merkezlerde uygulanır. Görüntüleme yöntemleri, doku canlılığının değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Cerrahi yaklaşımda temel ilke beklemektir: sınırların netleşmesi haftalar alır ve erken ampütasyon gereksiz doku kaybına yol açar. Bu nedenle enfeksiyon ya da yaşamı tehdit eden bir durum yoksa girişim ertelenir. Çepeçevre saran sert kabuk dolaşımı ya da hareketi kısıtlıyorsa eskarotomi gerekebilir.
Uzun dönemde soğuğa duyarlılık, kronik ağrı, duyu değişiklikleri, tırnak deformiteleri ve büyüme çağındaki çocuklarda epifiz hasarı görülebilir. Korunmada uygun katmanlı giyinme, kuru kalma, uç bölgelerin korunması, sigara ve alkolden kaçınma ile maruziyet süresinin sınırlanması etkilidir. Daha önce donma geçirmiş kişilerde yineleme riski yüksektir.
Eş anlamlılar
- Frostbite
- Soğuk yaralanması
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Tintinalli JE ve ark. (ed.), Tintinalli's Emergency Medicine: A Comprehensive Study Guide, 9. baskı, 2020.