Ekstrakorporeal membran oksijenizasyonu
Ekstrakorporeal membran oksijenizasyonu (İng. extracorporeal membrane oxygenation), kanın vücut dışına alınarak yapay bir zarda oksijenlendirilip karbondioksitten arındırılması ve hastaya geri verilmesi yöntemidir. Ağır kalp ya da akciğer yetmezliğinde geçici destek sağlar.
Etimoloji
Latince extra (dışında) ve corpus (vücut) sözcüklerinden oluşan terim, dolaşımın vücut dışına alınmasını anlatır.
Klinik bağlam
Sistem, kanı çeken bir kanül, pompa, gaz değişimini sağlayan zar ve ısı düzenleyicisinden oluşur. İki temel yapılandırma vardır. Venovenöz biçimde kan venden alınır ve yine vene verilir; yalnızca akciğer işlevini destekler, dolayısıyla kalp işlevi yeterli olan hastalarda kullanılır. Venoarteriyel biçimde ise kan artere verilir; hem dolaşım hem gaz değişimi desteklenir ve kalp yetmezliği olan hastalarda tercih edilir. Yanlış yapılandırma seçimi, yöntemin en temel hatasıdır.[1]
Solunum desteği için başlıca endikasyon, koruyucu ventilasyon ilkeleri ve ek girişimlere karşın düzelmeyen ağır akut solunum sıkıntısı sendromudur. Bu kararda önemli olan, yöntemin bir tedavi değil zaman kazandıran bir destek olduğunun kavranmasıdır: altta yatan hastalığın geri dönebilir olması ya da nakil gibi kesin bir çıkış planının bulunması gerekir. Geri dönüşü olmayan hastalıkta uygulanması, hastayı çıkışsız bir sürece sokar; bu nedenle hasta seçimi, yöntemin kendisinden daha belirleyicidir.
Dolaşım desteği için endikasyonlar kardiyojenik şok, ilaç tedavisine yanıtsız kalp yetmezliği, kalp cerrahisi sonrası pompadan ayrılamama, ağır zehirlenmeler ve seçilmiş kardiyak arrest olgularıdır. Arrest sırasında uygulanan biçimde, deneyimli merkezlerde ve kısa süre içinde başlatıldığında sağkalım şansı doğurabilir.
Destek başladıktan sonra akciğer koruyucu ventilasyon daha da azaltılır; amaç akciğerin dinlenmesidir. Kritik bir izlem noktası venoarteriyel biçimde görülen ayrışma olgusudur: kalp bir miktar çalışmayı sürdürüyorsa, akciğerden gelen oksijeni düşük kan üst gövdeyi, cihazdan gelen oksijenden zengin kan ise alt gövdeyi besler. Bu durumda beyin ve kalp yetersiz oksijen alabilir; bu nedenle oksijen ölçümü sağ elden yapılır. Ayrıca sol ventrikülün aşırı dolması akciğer ödemine yol açabilir ve boşaltma girişimi gerekebilir.
Antikoagülasyon zorunludur; devre yüzeyi pıhtılaşmayı tetikler. Ancak bu, kanamayı en sık komplikasyon hâline getirir. Kanama ile pıhtılaşma arasındaki denge, günlük yönetimin en zor yanıdır. Diğer komplikasyonlar kanül yerinde damar yaralanması, arter kanülü olan tarafta bacak iskemisi, enfeksiyon, hemoliz, devre pıhtılaşması, inme ve kafa içi kanamadır. Ayrıca vücut dışı dolaşım, ilaçların dağılımını değiştirir; sedatif ve antibiyotiklerin devreye bağlanması nedeniyle doz ayarı gerekir.
Yöntemin başarısı, merkez deneyimi ve olgu sayısıyla yakından ilişkilidir; bu nedenle uygulamanın belirli merkezlerde toplanması ve hastanın gerektiğinde mobil ekiple nakledilmesi önerilir. Ekip, yoğun bakım hekimi, perfüzyonist, hemşire ve cerrahtan oluşur; sürekli yatak başı izlem gerekir.
Destekten ayrılma, akciğer ya da kalp işlevinin düzeldiğinin gösterilmesiyle planlanır. İyileşme sağlanamayan ve nakil ya da kalıcı destek seçeneği bulunmayan hastalarda, tedavinin sınırlandırılması etik açıdan zorlu bir karar hâline gelir. Bu nedenle başlangıçta hedeflerin ve çıkış planının açıkça belirlenmesi, hem hasta hem aile hem ekip açısından temel ilkedir. Yoğun bakım sonrası dönemde fiziksel ve bilişsel sorunlar sık görülür; izlem programları önerilir.
Eş anlamlılar
- ECMO
- Vücut dışı yaşam desteği
İlgili terimler
- Akut solunum sıkıntısı sendromu
- Kardiyojenik şok
- Mekanik ventilasyon
- Antikoagülan tedavi
- Kardiyopulmoner baypas
Kaynaklar
- ↑ Extracorporeal Life Support Organization, ELSO General Guidelines for All ECLS Cases, 2017.