Eozinofili
Eozinofili (İng. eosinophilia), kanda eozinofil sayısının normalin üzerine çıkmasıdır. Alerjik hastalıklardan parazit enfeksiyonlarına, ilaç reaksiyonlarından malignitelere uzanan geniş bir neden yelpazesine işaret edebilir.
Etimoloji
Eozinofil adı, hücrenin granüllerinin asidik boya olan eozinle kırmızı-turuncu boyanmasından gelir; eozin ise Yunan mitolojisindeki şafak tanrıçası Eos'un adından türetilmiştir. "-fili" eki bu boyaya ilgiyi belirtir.
Klinik bağlam
Eozinofiller, kemik iliğinde üretilen ve olgunlaşmaları büyük ölçüde interlökin-5 tarafından yönlendirilen granülositlerdir. Dolaşımda kısa süre kalır, asıl işlevlerini dokularda görürler; bu nedenle kan sayımı, doku yükünü her zaman yansıtmaz. Granüllerinde bulunan katyonik proteinler parazitlere karşı savunmada rol oynar, ancak aynı maddeler konak dokusuna da zarar verir — organ hasarının temel mekanizması budur.[1]
Nedenler pratik bir sıralamayla ele alınır. En sık grup alerjik hastalıklardır: astım, alerjik rinit, atopik dermatit ve ilaç reaksiyonları. Parazit enfeksiyonları, özellikle doku invazyonu yapan helmintler, dünya genelinde önde gelen nedendir; Strongyloides stercoralis ayrı bir öneme sahiptir, çünkü bağışıklık baskılandığında yaygın enfeksiyona dönüşerek ölümcül olabilir. İlaçlar sık ve gözden kaçan bir nedendir; eozinofili ile birlikte ateş, döküntü ve organ tutulumu görüldüğünde DRESS sendromu düşünülmelidir. Diğer nedenler arasında adrenal yetmezlik, bağ dokusu hastalıkları, eozinofilik granülomatozlu polianjiit, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, hematolojik ve solid maligniteler ile kolesterol embolizasyonu sayılır.
Değerlendirmede öncelik, organ hasarının olup olmadığının belirlenmesidir; çünkü tedavi kararı büyük ölçüde buna dayanır. Kalp tutulumu en tehlikelisidir ve endomiyokardiyal fibroza ilerleyebilir; bu nedenle belirgin eozinofilisi olan hastalarda troponin ve ekokardiyografi ile değerlendirme yapılır. Akciğer, deri, sindirim sistemi ve sinir sistemi diğer sık tutulan organlardır. Sayının çok yüksek ve süreğen olması, hipereozinofilik sendrom tanımını gündeme getirir; bu tabloda klonal bir kemik iliği hastalığının araştırılması gerekir.
Tanısal yaklaşım basamaklıdır: ayrıntılı ilaç ve seyahat öyküsü, atopi sorgulaması, dışkı incelemeleri ve seroloji, otoimmün belirteçler, görüntüleme ve gerektiğinde kemik iliği incelemesi ile moleküler testler. Klonal biçimlerde saptanan bazı genetik değişiklikler, hedefe yönelik tedaviye çok iyi yanıt verdiğinden bu ayrım tedaviyi doğrudan değiştirir.
Yönetimde ilk ilke, düzeltilebilir nedenin giderilmesidir: sorumlu ilacın kesilmesi ya da parazit tedavisi. Kortikosteroidler eozinofil sayısını hızla düşürür ve organ hasarı bulunan olgularda kullanılır. Ancak burada kritik bir uyarı vardır: strongiloidiaz dışlanmadan başlanan kortikosteroid, gizli enfeksiyonun yaygın hale gelmesine ve ölümcül seyretmesine yol açabilir. Bu nedenle riskli bölgelerden gelen hastalarda tarama ya da ampirik tedavi düşünülmelidir. Süreğen ve klonal olmayan olgularda interlökin-5 yolağını hedef alan biyolojik ajanlar kullanılır; klonal biçimlerde tirozin kinaz inhibitörleri etkilidir.[2]
Yoğun bakım bağlamında akut eozinofilik pnömoni, hızlı ilerleyen solunum yetmezliğiyle seyreden ve kortikosteroide dramatik yanıt veren bir tablodur; sıklıkla akut solunum sıkıntısı sendromu sanılır ve bronkoalveoler lavajda eozinofil oranının yüksek bulunmasıyla tanınır. Ayrıca yoğun bakım hastalarında yeni gelişen eozinofili, ilaç reaksiyonunun sık gözden kaçan bir işaretidir.
Klinik tuzakların başında, hafif eozinofilinin önemsenmesi ya da tersine belirgin yüksekliğin araştırılmaması gelir. Bir diğeri, kortikosteroid başlandıktan sonra sayının hızla normalleşmesi nedeniyle altta yatan nedenin araştırılamaz hale gelmesidir; mümkün olduğunda örnekler tedavi öncesinde alınmalıdır.
Eş anlamlılar
- Eozinofil artışı