Fistül
Fistül (İng. fistula; Lat. fistula boru), iki organ boşluğu ya da bir boşlukla deri arasında oluşan anormal bağlantıdır.
Etimoloji
Latince fistula (boru, kamış) sözcüğünden gelir.
Klinik bağlam
Fistüller, iltihabi bir sürecin dokuyu delerek komşu bir boşluğa ulaşmasıyla oluşur; bu nedenle kendiliğinden gelişen fistül, altta yatan derin bir iltihabın göstergesidir.[1] Bu düzenek, Crohn hastalığında fistüllerin neden bu kadar sık görüldüğünü açıklar; iltihap bağırsak duvarının tüm katmanlarını kapsadığından dışarı doğru ilerler. Buna karşın ülseratif kolitte iltihap mukozayla sınırlı kaldığından fistül beklenmez; bu karşıtlık iki hastalığı ayıran temel özelliklerdendir.
Diğer sık nedenler cerrahi girişimler, radyoterapi, doğum travması, tümörler ve apselerdir. Ameliyat sonrası gelişen bağırsak fistülleri, anastomoz kaçağının sonucudur ve ağır sıvı ile elektrolit kaybına yol açar. Radyoterapiye bağlı fistüller yıllar sonra ortaya çıkabilir; bu gecikme, bağlantının kurulmasını güçleştirir. Doğum sırasında uzun süren baskıya bağlı vezikovajinal fistül, kaynakların sınırlı olduğu bölgelerde önemli bir sağlık sorunudur ve sürekli idrar kaçağıyla ağır toplumsal sonuçlar doğurur.
Belirtiler, bağlantının hangi iki yapı arasında kurulduğuna göre belirlenir ve bu ilişki tanıyı büyük ölçüde verir. Bağırsak ile mesane arasındaki bağlantıda idrarda hava ve dışkı görülür; bu bulgu tanısaldır ve en sık divertiküler hastalığa bağlıdır. Bağırsak ile vajen arasındaki bağlantıda vajinal yoldan gaz ve dışkı gelir. Makat çevresi fistüllerinde yineleyen apse ve akıntı bulunur; bu tablo, Crohn hastalığının bağırsak belirtilerinden yıllar önce ortaya çıkabilir ve tanı için uyarıcı olmalıdır.
Yönetimin temel ilkesi, fistülün kendiliğinden kapanmasını engelleyen etkenlerin bilinmesidir. Distalde tıkanıklık, yabancı cisim, enfeksiyon, kanser, radyasyon hasarı ve epitelin kanalı döşemesi kapanmayı olanaksızlaştırır. Bu etkenlerden biri varsa, beslenme desteği ve beklemekle sonuç alınamaz; cerrahi gerekir. Akut dönemde öncelik enfeksiyonun denetlenmesi, sıvı ve elektrolit dengesinin sağlanması ile deri bakımıdır; sindirim salgıları deriyi hızla tahriş eder. Cerrahi onarım, iltihap yatıştıktan ve beslenme durumu düzeldikten sonra planlanır. Diyaliz için cerrahi olarak oluşturulan arteriyovenöz fistül ise, bu terimin istisnai biçimde amaçlı ve yararlı kullanımıdır.
Eş anlamlılar
- Anormal kanal
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunicardi FC ve ark. (ed.), Schwartz's Principles of Surgery, 11. baskı, 2019.