İçeriğe atla

Fonksiyonel rezidüel kapasite

DrSozluk sitesinden

Fonksiyonel rezidüel kapasite (FRK; İng. functional residual capacity, FRC), normal bir soluk verme sonunda akciğerlerde kalan hava hacmidir. Vücudun oksijen deposu işlevi görür ve apne dönemlerinde satürasyonun ne kadar süre korunacağını belirler.

Etimoloji

Ad, hacmin işlevsel niteliğini belirtir: soluk verme sonunda "geriye kalan" (rezidüel) ancak gaz değişimine katılmayı sürdüren kapasite.

Klinik bağlam

Bu hacim, akciğerin içe doğru elastik geri çekilme kuvveti ile göğüs duvarının dışa doğru genişleme eğiliminin dengelendiği noktada belirlenir. Fizyolojik önemi iki yönlüdür. Birincisi, oksijen deposu olmasıdır: apne sırasında kanın oksijenlenmesini sürdüren rezerv budur. Bu nedenle entübasyon öncesi preoksijenasyon, bu depoyu azottan arındırıp oksijenle doldurmayı amaçlar ve güvenli apne süresini uzatır. İkincisi, soluk alıp verme sırasında alveol gaz derişimlerinin büyük dalgalanmalar göstermesini engelleyerek gaz değişiminin kararlılığını sağlamasıdır.[1]

Hacmi azaltan durumlar, klinikte sık karşılaşılan ve önemli sonuçlar doğuran bir liste oluşturur. Sırtüstü pozisyon, karın içeriğinin diyaframı yukarı itmesiyle belirgin azalmaya yol açar; obezite, gebelik, karın içi basınç artışı ve batın distansiyonu aynı mekanizmayla etki eder. Genel anestezi, solunum kası tonusunu azaltarak ve atelektazi oluşturarak hacmi daha da düşürür; kas gevşetici kullanımı bu etkiyi artırır. Ayrıca akciğer ödemi, akut solunum sıkıntısı sendromu, pnömoni ve restriktif hastalıklar hacmi azaltır. Yenidoğan ve süt çocuklarında hacim, oksijen tüketimine oranla düşüktür — bu nedenle apnede satürasyon çok daha hızlı düşer.

Klinik karşılıkları doğrudandır. Azalmış hacim, preoksijenasyondan sonra bile kısa apne süresi anlamına gelir; obez ve gebe hastalarda entübasyon sırasında satürasyonun hızla düşmesinin nedeni budur. Bu nedenle bu hastalarda baş yukarı pozisyon, apneik oksijenasyon ve gerekiyorsa noninvazif destekle preoksijenasyon uygulanır. Ayrıca hacim azaldıkça küçük havayolları soluk verme sırasında kapanmaya başlar; kapanma hacminin fonksiyonel rezidüel kapasiteyi aşması, ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğu ve hipoksemi yaratır. Bu olgu, yaşla ve sırtüstü pozisyonla belirginleşir ve ameliyat sonrası hipokseminin sık nedenlerindendir.

Hacmi artıran ya da koruyan girişimler tedavinin temelini oluşturur. Pozitif ekspiryum sonu basıncı uygulaması, alveollerin soluk verme sonunda açık kalmasını sağlayarak hacmi artırır ve oksijenlenmeyi iyileştirir; pron pozisyon, baş yukarı pozisyon, erken hareketlendirme, göğüs fizyoterapisi ve etkin ağrı yönetimi de aynı amaca hizmet eder. Buna karşılık kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve astımda hava hapsi nedeniyle hacim artmıştır; bu durumda aşırı havalanma diyaframı düzleştirir, solunum kaslarının verimini düşürür ve içsel PEEP oluşturarak solunum işini artırır. Dolayısıyla yüksek hacim de düşük hacim kadar sorunludur.[2]

Ölçüm, spirometriyle yapılamaz — çünkü bu hacim dışarı verilemez; helyum seyreltme, azot yıkama ya da vücut pletismografisi gerektirir. Yatak başında doğrudan ölçüm pratik değildir; bu nedenle klinikte kavram, ölçülen bir değerden çok yorumlayıcı bir çerçeve olarak kullanılır.

Klinik tuzakların başında, preoksijenasyonun süresine odaklanılıp pozisyonun göz ardı edilmesi gelir; sırtüstü yatan obez hastada aynı süre çok daha kısa bir güvenli apne penceresi sağlar. Bir diğeri, ameliyat sonrası hipokseminin yalnızca ağrıya ya da sedasyona bağlanıp atelektazi ve kapanma hacmi ilişkisinin düşünülmemesidir. Ayrıca aşırı havalanan hastada yüksek ekspiryum sonu hacminin, ek dış PEEP uygulanırken dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdır.

Eş anlamlılar

  • FRK
  • FRC

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.
  2. Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.