İçeriğe atla

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı

DrSozluk sitesinden

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH; İng. chronic obstructive pulmonary disease, COPD), zararlı gaz ve partiküllere uzun süreli maruziyet sonucu gelişen, sürekli solunum belirtileri ve tam geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanmasıyla tanımlanan yaygın akciğer hastalığıdır. Dünyada başlıca ölüm nedenlerinden biridir.

Etimoloji

Ad, hastalığın üç temel niteliğini betimler: süreğenliği, hava akımının engellenmesi (Lat. obstruere "tıkamak") ve akciğer tutulumu. Eskiden ayrı ayrı kullanılan "kronik bronşit" ve "amfizem" terimleri, aynı hastalığın farklı görünümleri olarak bu çatı altında birleştirilmiştir.

Klinik bağlam

Hastalığın temelinde, solunan zararlı maddelere karşı gelişen kronik inflamatuvar yanıt yatar. En önemli neden sigara kullanımıdır; ancak biyokütle yakıtı dumanı, mesleki tozlar ve hava kirliliği de belirgin katkı sağlar; nadiren alfa-1 antitripsin eksikliği gibi kalıtsal nedenler rol oynar. İnflamasyon iki ayrı süreçle hava akımını kısıtlar: küçük havayollarında duvar kalınlaşması, salgı artışı ve fibrozla daralma; parankimde ise alveol duvarlarının yıkımıyla amfizem gelişmesi. İkinci mekanizma özellikle önemlidir, çünkü havayollarını açık tutan elastik desteği ortadan kaldırır ve ekspirasyonda erken kollapsa yol açar. Sonuçta hava hapsi ve dinamik aşırı havalanma oluşur; akciğerler giderek daha dolu bir hacimde soluk alıp verir, diyafram düzleşir ve mekanik verimliliğini yitirir. Nefes darlığının asıl kaynağı, çoğu zaman bu aşırı havalanmadır.[1]

Tanı, uygun klinik tabloya sahip hastada bronkodilatör sonrası solunum fonksiyon testinde kalıcı hava akımı kısıtlanmasının gösterilmesiyle konur; spirometri olmadan tanı konamaz. Değerlendirme, yalnızca akım kısıtlanmasının derecesine değil, belirtilerin şiddetine ve alevlenme öyküsüne de dayanır — bu üçlü, tedavi seçimini yönlendirir. Ayırıcı tanıda astım, bronşektazi, kalp yetmezliği ve tüberküloz sekelleri düşünülür; astım ile ayrım her zaman kesin değildir ve iki hastalık bir arada bulunabilir.

Hastalık akciğerle sınırlı değildir. Kas kütlesi kaybı, osteoporoz, depresyon, kardiyovasküler hastalık ve akciğer kanseri sık eşlik eder; bunların bir bölümü ortak risk etkeni olan sigaradan, bir bölümü sistemik inflamasyondan kaynaklanır. İlerlemiş olgularda hipoksik pulmoner vazokonstriksiyon zemininde pulmoner hipertansiyon ve sağ kalp yetmezliği gelişebilir.

Alevlenmeler hastalığın gidişini belirleyen olaylardır; her alevlenme akciğer işlevinde kalıcı kayıp bırakabilir ve ölüm riskini artırır. Tetikleyiciler çoğunlukla viral ve bakteriyel solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Yönetimde bronkodilatör tedavinin yoğunlaştırılması, sistemik kortikosteroidlerin kısa süreli kullanımı ve seçilmiş olgularda antibiyotik yer alır. Solunum yetmezliği gelişen hastalarda noninvazif ventilasyon, entübasyon gereksinimini ve ölüm oranını azalttığı gösterilmiş temel bir girişimdir ve erken uygulanmalıdır.

Kronik yönetimin temel taşları sigaranın bırakılması, aşılama, pulmoner rehabilitasyon ve basamaklı inhaler tedavidir; sigaranın bırakılması hastalığın ilerleme hızını yavaşlatan tek girişimdir. Uzun süreli oksijen tedavisi, ağır ve kalıcı hipoksemisi olan hastalarda sağkalımı uzatır; ancak bu ölçütü karşılamayanlarda yarar göstermemiştir.

Yoğun bakım ve anestezi açısından iki nokta özellikle önemlidir. Birincisi, mekanik ventilasyon uygulanırken hava hapsinin ağırlaşarak oluşturduğu içsel PEEP'tir; yetersiz ekspiryum süresi bu birikimi artırır, venöz dönüşü azaltarak hipotansiyona ve barotravmaya yol açabilir. Bu nedenle ekspiryum süresinin uzatılması ve solunum sayısının düşük tutulması yerleşik ilkelerdir. İkincisi, kronik karbondioksit tutulumu olan hastalarda oksijen hedeflerinin ölçülü tutulmasıdır; aşırı oksijen, ventilasyon-perfüzyon dağılımını bozarak ve solunum uyaranını azaltarak karbondioksit düzeyini yükseltebilir.[2]

Klinik tuzakların başında, nefes darlığının yaşa ya da kilo alımına bağlanarak tanının yıllarca gecikmesi gelir. Bir diğeri, her kötüleşmenin alevlenme sayılarak pulmoner emboli, pnömotoraks ve kalp yetmezliğinin gözden kaçmasıdır. Ayrıca kronik karbondioksit yüksekliği olan hastada kan gazının, akut değişimi gösteren pH ile birlikte yorumlanması gerektiği unutulmamalıdır.

Eş anlamlılar

  • KOAH
  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease, Global Strategy for the Diagnosis, Management, and Prevention of COPD, 2024 raporu.
  2. Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.