İçeriğe atla

Hipotansiyon

DrSozluk sitesinden

Hipotansiyon (İng. hypotension; Yun. hypo- "altında" + Lat. tensio "gerilim"), sistemik arter kan basıncının, doku perfüzyonunu tehlikeye atacak ölçüde düşük olmasıdır. Erişkinde genellikle sistolik basıncın 90 mmHg'nin ya da ortalama arter basıncının 65 mmHg'nin altına inmesi olarak tanımlanır.

Etimoloji

Terim, azlığı belirten Yunanca hypo- ön eki ile damar duvarındaki gerilimi anlatan Latince tensio sözcüğünden türetilmiştir; karşıtı olan hipertansiyon ile aynı kökten gelir.

Klinik bağlam

Kan basıncı, kardiyak debi ile sistemik damar direncinin çarpımına eşittir; kardiyak debi ise atım hacmi ile kalp hızının ürünüdür. Bu ilişki, hipotansiyonun mekanizmaya göre ayrıştırılmasının çerçevesini kurar. Atım hacmi ön yüke, kasılma gücüne ve art yüke bağlı olduğundan, düşük basıncın altında yatan bozukluk dört ana başlıkta toplanır: hacim kaybı (hipovolemik), pompa yetersizliği (kardiyojenik), damar tonusunun kaybı (distribütif) ve dolaşımın mekanik olarak engellenmesi (obstrüktif). Klinik yaklaşımın temeli, hangi mekanizmanın baskın olduğunun belirlenmesidir; çünkü tedavi bu ayrıma göre kökten değişir — hacim kaybında sıvı yaşam kurtarırken, obstrüktif ya da kardiyojenik tabloda aynı sıvı zarar verebilir.[1]

Hipovolemik nedenler arasında kanama, kusma-ishal, üçüncü boşluğa kayıp ve yetersiz alım; kardiyojenik nedenler arasında miyokart infarktüsü, ağır ritim bozuklukları ve ileri kapak hastalıkları bulunur. Distribütif grup en sık sepsis ile temsil edilir; anafilaksi, omurilik yaralanmasına bağlı nörojenik şok, adrenal yetmezlik ve karaciğer yetmezliği de bu gruptadır. Obstrüktif nedenler arasında kalp tamponadı, tansiyon pnömotoraks ve masif pulmoner emboli sayılır; bu üçü hızla tanınıp girişimle düzeltilmesi gereken tablolardır. Ayrıca anestezi indüksiyonu, nöroaksiyel anestezinin sempatik bloğu, opioid ve sedatif ilaçlar ile pozitif basınçlı ventilasyonun venöz dönüşü azaltması, hastane içi hipotansiyonun sık ve önlenebilir nedenleridir.

Klinik değerlendirmede sayısal eşikten çok, perfüzyonun yeterliliği belirleyicidir. Bilinç düzeyinde bozulma, idrar çıkışında azalma, ciltte soğukluk ve benekli görünüm, kapiller geri dolum süresinde uzama ve laktat yüksekliği, doku düzeyinde yetersizliğin göstergeleridir. Bu bulguların yokluğunda düşük ölçülen bir basınç — özellikle genç ve zayıf bireylerde — kendi başına anlamlı olmayabilir. Buna karşılık kronik hipertansiyonu olan bir hastada "normal" görünen bir basınç, alışılmış düzeyin çok altındaysa organ perfüzyonu için yetersiz kalabilir; bu nedenle bazal değerlerin bilinmesi önemlidir.

Tanısal yaklaşımda öykü, muayene ve yatak başı ekokardiyografi birlikte kullanılır. Ultrason, sağ ve sol ventrikül işlevini, perikart sıvısını, vena cava inferiorun durumunu ve akciğer bulgularını dakikalar içinde ortaya koyarak mekanizmayı ayırt etmede belirleyicidir. Sıvı yanıtlılığı değerlendirmesi — pasif bacak kaldırma, nabız basıncı değişimi ya da hız-zaman integrali ölçümleri — gereksiz sıvı yüklenmesinden kaçınmayı sağlar; statik ölçümler bu amaçla güvenilir değildir.

Yönetimde ilkeler nedene yöneliktir. Kanamada kaynağın durdurulması ve kan ürünü verilmesi, tansiyon pnömotoraksta iğne dekompresyonu, tamponadda boşaltma, anafilakside gecikmeden kas içine adrenalin uygulanması önceliklidir. Sepsiste erken sıvı ile birlikte vazopresör başlanması, aşırı sıvı yüklenmesini önlerken perfüzyon basıncını korur; güncel kılavuzlar çoğu hastada ortalama arter basıncı için 65 mmHg hedefini önerir ve bunun üzerine çıkmanın ek yarar sağlamadığını belirtir.[2]

Klinik tuzakların başında, her hipotansiyona refleks olarak sıvı verilmesi gelir; kardiyojenik ve obstrüktif tablolarda bu yaklaşım durumu ağırlaştırır. Bir diğeri, vazopresörle basıncın yükseltilmesinin perfüzyonun düzeldiği anlamına geldiğinin varsayılmasıdır; damar büzülmesiyle elde edilen sayısal iyileşme, doku kan akımını artırmayabilir ve laktat ile idrar çıkışı izlenmelidir. Ayrıca ölçüm hatalarının — uygunsuz manşon boyutu, arteriyel hattın yanlış sıfırlanması ya da dalga sönümlenmesi — gereksiz tedaviye yol açabileceği unutulmamalıdır.

Eş anlamlılar

  • Düşük tansiyon
  • Arteriyel hipotansiyon

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.
  2. Evans L ve ark., Surviving Sepsis Campaign: International Guidelines for Management of Sepsis and Septic Shock 2021, 2021.