Adrenalin
Adrenalin (İng. adrenaline / epinephrine; Lat. ad "yanında" + ren "böbrek"), böbreküstü bezinin medullasından salgılanan katekolamin yapılı hormon ve nörotransmitter olup farmakolojik olarak alfa-1, beta-1 ve beta-2 adrenerjik reseptörlerin tümünü doza bağımlı biçimde uyaran sempatomimetik ilaçtır; anafilaksinin ve kardiyak arrestin birinci basamak ilacıdır.
Etimoloji
Latince ad (yanında, üzerinde) ve ren (böbrek) sözcüklerinden; hormonun salgılandığı böbreküstü (adrenal) bezine gönderme yapar. Eş anlamlısı epinefrin, aynı anlamın Yunancasıdır (epi "üzerinde" + nephros "böbrek"); madde 1901'de Jokichi Takamine tarafından saf halde izole edilmiş ve ilk hormon olarak kristalleştirilmiştir.
Klinik bağlam
Adrenalinin etkileri reseptör dağılımı ve dozla belirlenir: alfa-1 uyarı vazokonstriksiyon ve kan basıncı artışı; beta-1 uyarı kalp hızı, ileti ve kontraktilite artışı; beta-2 uyarı bronkodilatasyon, vazodilatasyon ve mast hücresi ile bazofilden mediyatör salınımının baskılanmasını sağlar; düşük infüzyon hızlarında beta, yüksek hızlarda alfa etkiler baskındır. Bu profil, üç yaşam kurtarıcı endikasyonun temelidir: anafilakside intramüsküler 0,3–0,5 mg (1 mg/mL) uyluk ön-yan yüzüne uygulanır ve gecikme ölümlerin başlıca nedenidir — alfa etkisiyle vazokonstriksiyon ve mukoza ödeminin gerilemesi, beta-2 ile bronkodilatasyon ve mediyatör baskılanması, beta-1 ile kardiyak destek aynı anda sağlanır; kardiyak arrestte intravenöz 1 mg, ileri yaşam desteği algoritmasında 3–5 dakikada bir tekrarlanır ve alfa aracılı aortik diyastolik basınç artışıyla koroner ile serebral perfüzyonu destekler; ağır krup ve üst havayolu ödeminde nebülize adrenalin mukozal vazokonstriksiyonla zaman kazandırır.[1][2] Yoğun bakımda sürekli infüzyonla (0,01–1 µg/kg/dk) inotrop ve vazopresör olarak kullanılır: anafilaktik şok, kardiyojenik şok ve kardiyak cerrahi sonrası düşük debi başlıca alanlardır; septik şokta noradrenalin birinci seçenek olup adrenalin ikinci basamak alternatiftir. Lokal anesteziklere eklenmesi, vazokonstriksiyonla etki süresini uzatır ve sistemik emilimi azaltır. Başlıca istenmeyen etkiler taşikardi ve taşiaritmiler, hipertansiyon, miyokard iskemisi, anksiyete-tremor, beta-2 aracılı geçici laktat yükselmesi (doku hipoksisiyle karışabilir) ve hiperglisemi ile ekstravazasyonda doku nekrozudur (fentolaminle yönetilir); intravenöz bolusun anafilakside yanlışlıkla intramüsküler doz yerine kullanılması, ciddi aritmilerin önlenebilir nedenidir ve intravenöz yol dirençli hipotansiyonla sınırlı, dilüe ve titre edilmiş infüzyon biçiminde uygulanır.[3] Fizyolojik olarak adrenalin, akut stres yanıtının ("savaş ya da kaç") efektör hormonudur: kalp debisini ve kan basıncını artırır, bronşları genişletir, glikojenolizi ve lipolizi uyararak enerji substratlarını seferber eder; tirozinden dopamin ve noradrenalin üzerinden sentezlenir, katekol-O-metiltransferaz ve monoamin oksidazla yıkılır; metabolitleri (metanefrinler), feokromositoma tanısında ölçülür. Anafilaksi riski taşıyan hastalara otoenjektör reçete edilmesi ve kullanım eğitimi, ayaktan bakımın standart bileşenidir.[4]
Eş anlamlılar
- Epinefrin
- Adrenalin hidroklorür / tartarat (farmasötik tuzları)
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Soar J, Böttiger BW, Carli P ve ark., European Resuscitation Council Guidelines 2021: Adult advanced life support, Resuscitation, 2021.
- ↑ Cardona V, Ansotegui IJ, Ebisawa M ve ark., World Allergy Organization Anaphylaxis Guidance 2020, World Allergy Organization Journal, 2020.
- ↑ Brunton LL, Knollmann BC (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, McGraw Hill, 2023.
- ↑ Muraro A, Worm M, Alviani C ve ark., EAACI guidelines: Anaphylaxis (2021 update), Allergy, 2022.