İçeriğe atla

Hiyatal herni

DrSozluk sitesinden

Hiyatal herni (İng. hiatal hernia), midenin bir bölümünün diyaframdaki özofagus açıklığından göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesidir. Toplumda sıktır ve çoğunlukla belirtisizdir.

Etimoloji

Latince açıklık anlamındaki hiatus ile fıtık anlamındaki hernia sözcüklerinden oluşur.

Klinik bağlam

Dört tip tanımlanır. Tip 1, kayıcı tiptir ve olguların büyük çoğunluğunu oluşturur; mide-yemek borusu birleşim yeri yukarı kayar. Tip 2, paraözofageal tiptir; birleşim yeri yerinde kalırken midenin fundus bölümü yukarı çıkar. Tip 3 karma tiptir. Tip 4'te ise mide dışında kolon, dalak ya da omentum gibi başka organlar da göğüs boşluğuna girer. Bu sınıflandırma yalnızca tanımsal değildir; yönetim kararını doğrudan belirler.[1]

Kayıcı tipte alt özofagus sfinkterinin işlevi bozulur ve gastroözofageal reflü hastalığı gelişimine katkıda bulunur. Belirtiler göğüste yanma, ağza acı su gelmesi, öksürük, ses kısıklığı ve göğüs ağrısıdır. Ağrının kalp kaynaklı ağrıyı taklit edebilmesi önemli bir tuzaktır; ayırıcı tanıda kardiyak nedenler öncelikle dışlanmalıdır.

Paraözofageal tipte ise reflüden çok mekanik sorunlar öne çıkar: erken doyma, göğüste dolgunluk, yutma güçlüğü, kusma ve nefes darlığı. Bu tipte, midenin dönerek sıkışması — gastrik volvulus — riski bulunur. Klasik uyarı örüntüsü Borchardt üçlüsüdür: şiddetli göğüs-üst karın ağrısı, öğürme çabasına karşın kusamama ve mideye tüp geçirilememesi. Bu tablo bir acildir; strangülasyon ve nekroz gelişebilir, gecikme ölümcüldür.

Ayrıca büyük fıtıklarda kronik kan kaybına bağlı demir eksikliği anemisi görülebilir; sıkışan mide kıvrımlarındaki erozyonlar — Cameron lezyonları — nedeni bulunamayan anemilerin gözden kaçan bir kaynağıdır.

Tanı, çoğunlukla üst sindirim sistemi endoskopisi ya da baryumlu grafi ile konur; bilgisayarlı tomografi, karmaşık ve büyük fıtıklarda anatomiyi gösterir. Manometri ve pH izlemi, cerrahi planlanan hastalarda motilite bozukluklarını değerlendirmek için kullanılır — akalazya gibi bozuklukların gözden kaçması, cerrahi sonrası ciddi yutma sorunlarına yol açar.

Tedavide belirtisiz kayıcı fıtıklar izlenir; girişim gerekmez. Belirtili olgularda reflü tedavisi uygulanır: proton pompası inhibitörleri, kilo verme, geç yemekten kaçınma, yatak başının yükseltilmesi ve sigara ile alkolün azaltılması. Tedaviye yanıtsız, komplikasyon gelişen — darlık, Barrett özofagusu, aspirasyon — olgularda cerrahi düşünülür.

Paraözofageal fıtıklarda yaklaşım farklıdır: belirti veren olgularda cerrahi onarım önerilir. Belirtisiz ve yaşlı hastalarda ise rutin koruyucu cerrahi tartışmalıdır ve risk-yarar dengesine göre karar verilir. Cerrahide fıtık kesesinin çıkarılması, hiyatusun onarılması ve genellikle bir fundoplikasyon işlemi uygulanır.

Anestezi açısından bu hastalar önemli bir risk grubudur: mide içeriğinin yemek borusuna kaçması nedeniyle indüksiyon sırasında aspirasyon riski artmıştır. Bu nedenle hızlı ardışık indüksiyon, uygun aç kalma süresi, gerektiğinde asit baskılayıcı ilaç ve dikkatli havayolu yönetimi planlanır. Ayrıca büyük fıtıklarda mide sondasının yerleştirilmesi güçleşebilir ve konumu doğrulanmalıdır.

Ameliyat sonrası dönemde geçici yutma güçlüğü, gaz sıkışması hissi ve geğirememe görülebilir; çoğunlukla haftalar içinde geriler. Nüks, özellikle büyük fıtıklarda görülebilen bir sorundur.

Eş anlamlılar

  • Mide fıtığı
  • Diyafragma fıtığı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Feldman M ve ark. (ed.), Sleisenger and Fordtran's Gastrointestinal and Liver Disease, 11. baskı, 2021.