Anemi
Anemi (İng. anemia; Yun. an- "yokluk" + haima "kan"), dolaşımdaki hemoglobin miktarının yaşa ve cinsiyete göre belirlenmiş alt sınırın altına inmesidir. Bir hastalık değil, altta yatan bir sürecin bulgusudur.
Etimoloji
Yunanca olumsuzluk bildiren an- ön eki ile kan anlamındaki haima sözcüğünden türetilmiştir; "kansızlık" karşılığıyla kullanılır.
Klinik bağlam
Anemi üç temel mekanizmayla gelişir: eritrosit yapımının azalması, yıkımının artması (hemoliz) ve kan kaybı. Tanısal yaklaşımda ilk basamak, ortalama eritrosit hacmine göre sınıflandırmadır. Mikrositer anemilerde demir eksikliği anemisi, talasemiler, kronik hastalık anemisinin bir bölümü ve sideroblastik anemiler yer alır. Normositer grup akut kanama, kronik hastalık anemisi, kronik böbrek hastalığına bağlı eritropoietin eksikliği, kemik iliği yetersizliği ve hemolitik anemileri kapsar. Makrositer anemilerde B12 vitamini ve folat eksikliği, ilaçlar, alkol, hipotiroidi, karaciğer hastalığı ve miyelodisplastik sendromlar düşünülür.[1]
Retikülosit sayısı, ayrımı hızla daraltan ikinci anahtardır: yükselmiş retikülosit yanıtı kanama ya da hemolizi, düşük yanıt ise yapım kusurunu gösterir. Hemolizde laktat dehidrogenaz ve indirekt bilirubin artar, haptoglobin düşer; periferik yayma şistositler, sferositler ve diğer biçim bozukluklarını göstererek tanıyı yönlendirir. Demir çalışmalarında ferritin akut faz proteini olduğundan enflamasyonda yanıltıcı biçimde normal ya da yüksek çıkar; transferrin satürasyonu ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Belirtiler aneminin derecesinden çok gelişme hızına ve hastanın kardiyopulmoner yedeğine bağlıdır. Yavaş gelişen anemi ileri düzeylerde bile iyi tolere edilebilirken, akut kanamada aynı hemoglobin değeri şok tablosuna yol açar. Halsizlik, efor dispnesi, çarpıntı, baş dönmesi, solukluk, baş ağrısı ve konsantrasyon güçlüğü sık görülür; koroner arter hastalığı olanlarda anjina, kalp yetersizliği olanlarda dekompansasyon tetiklenebilir. Demir eksikliğinde kaşık tırnak, ağız kenarında çatlaklar ve toprak yeme isteği; B12 eksikliğinde ise anemiden bağımsız olarak ilerleyen nörolojik bulgular — parestezi, denge bozukluğu, bilişsel gerileme — görülür. Nörolojik tablonun anemisiz de gelişebileceği ve folat verilmesinin bunu maskeleyip ağırlaştırabileceği önemli bir uyarıdır.
Erişkinde nedeni açıklanamayan demir eksikliği, aksi gösterilene dek sindirim sisteminden gizli kan kaybı olarak değerlendirilmelidir; endoskopik inceleme gerekir. Yalnızca demir preparatı başlanıp kaynağın araştırılmaması, kolorektal kanser tanısının gecikmesine yol açan yaygın bir hatadır.
Tedavi nedene yöneliktir; anemi bulgusunun kendisi değil, yol açan süreç ele alınır. Demir eksikliğinde ağızdan demir tedavisi ilk seçenektir ve emilimin gün aşırı ya da tek doz uygulamayla daha iyi olduğu gösterilmiştir; emilim bozukluğu, ağır eksiklik ya da tolere edilemeyen olgularda damar yoluyla demir kullanılır. B12 ve folat eksikliklerinde replasman yapılır. Kronik böbrek hastalığında eritropoez uyarıcı ajanlar demir depoları yeterli hale getirildikten sonra ve ölçülü hedeflerle kullanılır; aşırı düzeltmenin tromboz ve kardiyovasküler olay riskini artırdığı gösterilmiştir.[2]
Eritrosit transfüzyonu, hemoglobin değerine değil hastanın klinik durumuna göre kararlaştırılır. Kanıtlar, kanaması olmayan ve dengeli seyreden hastalarda kısıtlayıcı transfüzyon eşiğinin en az serbest yaklaşım kadar güvenli olduğunu göstermektedir; gereksiz transfüzyon enfeksiyon, immünmodülasyon, hacim yüklenmesi ve transfüzyonla ilişkili akut akciğer hasarı riski taşır. Akut kanamada ise karar laboratuvar değerine değil, kanama hızına ve dolaşım bulgularına dayanır; masif kanamada dengeli kan ürünü kullanımı ilkesi geçerlidir.[3]
Yoğun bakımda anemi neredeyse kuraldır; enflamasyon, kan kaybı, sık tanısal kan alımı ve eritropoez baskılanması birlikte rol oynar. Tanı amaçlı kan alımının en aza indirilmesi ve kan koruyucu stratejiler, gereksiz transfüzyonu azaltan basit ama etkili önlemlerdir. Ameliyat öncesi dönemde aneminin saptanıp düzeltilmesi, hasta kan yönetimi programlarının temel bileşenidir ve cerrahi sonuçları iyileştirir.
Eş anlamlılar
- Kansızlık