Kaposi sarkomu
Kaposi sarkomu (İng. Kaposi sarcoma), insan herpesvirüs 8 ile ilişkili, damar kökenli kötü huylu tümördür.
Etimoloji
Hastalığı ilk tanımlayan Macar dermatolog Moritz Kaposi'nin adından gelir.
Klinik bağlam
Etken, insan herpesvirüs 8 olarak da bilinen Kaposi sarkomu ilişkili herpesvirüstür. Virüs tek başına yeterli değildir; hastalığın ortaya çıkması için bağışıklık baskılanması ya da yatkınlık gerekir. Bu ikili gereklilik, hastalığın epidemiyolojisini açıklar.[1]
Dört klinik biçimi tanımlanmıştır. Klasik biçim, ileri yaştaki erkeklerde bacaklarda yavaş ilerleyen lezyonlarla seyreder. Endemik biçim, Afrika'da çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür ve daha saldırgandır. Bağışıklık baskılanmasıyla ilişkili biçim, organ nakli alıcılarında ortaya çıkar. Salgınla ilişkili biçim ise ileri HIV enfeksiyonu ile birliktedir ve en sık görülen biçimdir.
Deri lezyonları mor, kırmızı ya da kahverengi renkte, ağrısız makül, plak ve nodüller biçimindedir. Deri gerilim çizgileri boyunca dizilmeleri tipiktir. Ağız içi tutulum sıktır; damak lezyonları hastalığın ilk bulgusu olabilir. Bu nedenle riskli hastalarda ağız muayenesi ihmal edilmemelidir.
İç organ tutulumu gidişi belirler. Sindirim sistemi tutulumu kanamaya, akciğer tutulumu ise nefes darlığı ve solunum yetmezliğine yol açar; akciğer tutulumu en ağır seyreden biçimdir. Lenf ödemi, özellikle yüz ve bacaklarda belirgin olabilir ve yaşam niteliğini bozar.
Tanı klinik kuşkuyla başlar ve biyopsi ile doğrulanır. Ayırıcı tanıda basiller anjiyomatoz önemlidir; bu bakteriyel hastalık benzer lezyonlar oluşturur ancak antibiyotikle tümüyle iyileşir. Bu ayrımın atlanması, tedavi edilebilir bir hastalığın kanser sanılmasına yol açar; alanın en kritik tuzağıdır.
HIV ile ilişkili biçimde tedavinin temeli antiretroviral tedavidir. Bağışıklığın düzelmesiyle lezyonlar çoğu hastada geriler. Ancak tedavi başlangıcında bağışıklık onarım iltihabi sendromu görülebilir; bu dönemde lezyonlar geçici olarak kötüleşir ve hastalığın ilerlediği sanılabilir. Bu yanılgı, tedavinin gereksiz yere değiştirilmesine yol açar.
Organ nakli hastalarında bağışıklık baskılayıcı tedavinin azaltılması ya da değiştirilmesi etkilidir; belirli bir ilaç grubuna geçiş, hem bağışıklık baskılamasını sürdürür hem de tümör gerilemesi sağlar. Bu, hedefe yönelik ilaç seçiminin iyi bir örneğidir.
Yaygın ve organ tutulumu olan olgularda sistemik kemoterapi uygulanır; sınırlı deri lezyonlarında yerel tedaviler, ışın tedavisi ve gözlem seçenekleri kullanılır.
Hastalık, kanser tarama ve izlem programlarının bir parçası olarak HIV ile yaşayan bireylerde düzenli deri ve ağız muayenesini gerektirir.
Virüsün cinsel yolla ve tükürükle bulaştığı gösterilmiştir; ayrıca organ nakliyle aktarım bildirilmiştir.
Eş anlamlılar
- Kaposi hastalığı
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.