İçeriğe atla

Kauda ekuina sendromu

DrSozluk sitesinden

Kauda ekuina sendromu (İng. cauda equina syndrome; Lat. cauda equina "at kuyruğu"), omuriliğin sonlandığı düzeyin altında uzanan sinir kökü demetinin basıya uğramasıyla ortaya çıkan tablodur. Cerrahi acildir ve gecikme kalıcı mesane, bağırsak ve cinsel işlev kaybına yol açar.

Etimoloji

Latince adlandırma, omurilik sonlandıktan sonra kanal içinde aşağı doğru uzanan sinir köklerinin at kuyruğunu andıran görünümünden gelir.

Klinik bağlam

Omurilik erişkinde birinci-ikinci bel omuru düzeyinde sonlanır; bu noktanın altında kanal, aşağı segmentleri besleyen sinir kökleriyle doludur. Bu kökler alt motor nöron niteliğindedir — dolayısıyla tabloda spastisite değil gevşek güçsüzlük, canlı değil azalmış refleksler görülür. Bu ayrım, sendromu daha yukarı düzeydeki miyelopatiden ayırır. Bası, köklerin hem işlevini bozar hem kan akımını kısıtlar; iskemi süresi uzadıkça hasar geri dönüşsüz hale gelir.[1]

En sık neden, orta hatta yerleşmiş büyük bir disk hernisidir. Diğer nedenler arasında spinal stenozun ileri biçimi, tümörler ve metastazlar, epidural apse, epidural hematom — özellikle antikoagülan kullanan hastalarda ve nöroaksiyel anestezi sonrasında —, travma, spondilolistezis ve inflamatuvar hastalıklar sayılır.

Klinik tablonun tanınması, belirli bir bulgu kümesine dayanır. Şiddetli bel ağrısı, iki taraflı ya da değişen taraflı bacak ağrısı, "eyer bölgesi" olarak adlandırılan perine, genital bölge ve kalça iç yüzünde duyu kaybı, alt ekstremitelerde güçsüzlük ve — en kritik olarak — mesane ile bağırsak işlev bozukluğu görülür. Mesane bulguları belirli bir sırayla ilerler: önce idrar başlatmada güçlük ve akım zayıflaması, sonra retansiyon, en son taşma tarzında idrar kaçırma. Bu son aşama geç bir bulgudur; kaçırmanın ortaya çıkması, hasarın büyük ölçüde yerleşmiş olabileceğini gösterir. Bu nedenle sorgulamada "idrarını kaçırıyor musun" değil, "idrarını başlatmakta zorlanıyor musun, tam boşaltabiliyor musun, idrarının geldiğini hissediyor musun" biçiminde sorular sorulmalıdır.

Değerlendirmede rektal tonus ve perine duyusu mutlaka muayene edilmelidir; mesane hacminin ultrasonla ölçülmesi, işeme sonrası rezidü hacmin belirlenmesini sağlar ve yatak başında hızlı bilgi verir. Kesin tanı acil manyetik rezonans görüntüleme ile konur; inceleme, kuşkulanılan düzeyin üstünü de kapsayacak biçimde planlanmalıdır.

Yönetim, acil cerrahi dekompresyondur. Sonuçlar zamanla belirgin biçimde ilişkilidir; özellikle mesane işlevi henüz tümüyle kaybolmamışken yapılan girişimlerde iyileşme olasılığı çok daha yüksektir. Bu nedenle kuşku duyulan hasta, görüntüleme ve cerrahi değerlendirme için gecikmeden yönlendirilmelidir; "sabah bakarız" yaklaşımı kabul edilebilir değildir. Nedene göre ek tedaviler uygulanır: apsede antibiyotik, tümörde onkolojik tedavi ve kortikosteroid, hematomda antikoagülasyonun geri çevrilmesi.[2]

Anestezi pratiği açısından sendrom iki yönden ilgilendirir. Birincisi, nöroaksiyel blok sonrası gelişen ilerleyici motor güçsüzlük, sırt ağrısı ve idrar retansiyonunun epidural hematom ya da apse açısından acil değerlendirme gerektirmesidir; blok gerilemesinin gecikmesi ya da gerilemekte olan bloğun yeniden derinleşmesi uyarı işaretidir. Bu nedenle sürekli epidural infüzyonlarda motor işlevin izlenebilir kalmasını sağlayan düşük derişimli çözeltiler yeğlenir. İkincisi, girişim öncesi mevcut nörolojik bulguların belgelenmesinin, sonradan saptanan bir defisitin kaynağını ayırt etmede belirleyici olmasıdır.

Klinik tuzakların başında, idrar yakınmalarının sorgulanmaması gelir; bel ağrısı değerlendirmesinde bu sorular rutin olmalıdır. Bir diğeri, ağrının şiddetli olmasına karşın nörolojik muayenenin yapılmaması ve perine duyusunun atlanmasıdır.

Eş anlamlılar

  • At kuyruğu sendromu
  • Cauda equina sendromu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Ropper AH ve ark., Adams and Victor's Principles of Neurology, 12. baskı, 2023.
  2. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.