Kortizol
Kortizol (İng. cortisol), adrenal korteksten salgılanan başlıca glukokortikoid hormondur. Metabolizma, dolaşım ve stres yanıtının düzenlenmesinde merkezî rol oynar.
Etimoloji
Latince kabuk anlamındaki cortex sözcüğünden türetilmiştir; salgılandığı adrenal korteksi belirtir.
Klinik bağlam
Salgı, hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseni tarafından düzenlenir: hipotalamustan salınan kortikotropin salgılatıcı hormon hipofizi uyarır, hipofizden salınan adrenokortikotropik hormon adrenal korteksi uyarır ve üretilen kortizol her iki düzeyi de negatif geri beslemeyle baskılar. Salgı belirgin bir günlük ritim gösterir; sabah erken saatlerde en yüksek düzeye ulaşır. Bu ritim, kan örneğinin ne zaman alınacağını belirler ve yorumlamanın temelidir.[1]
Etkileri geniştir: karaciğerde glukoz üretimini artırır, çevresel dokularda insülin duyarlılığını azaltır, protein yıkımını ve yağ dokusunun yeniden dağılımını sağlar. Damar düz kasının katekolaminlere yanıtını güçlendirir — permisif etki — ; bu nedenle eksikliğinde damarlar vazopressörlere yanıt vermez ve dirençli hipotansiyon gelişir. Ayrıca iltihabi ve bağışıklık yanıtını baskılar, kemik yapımını azaltır ve merkezî sinir sisteminde duygudurum ile bilişsel işlevleri etkiler.
Plazmada büyük bölümü kortizol bağlayıcı globüline bağlıdır; yalnızca serbest kesim etkindir. Kritik hastalıkta ve karaciğer hastalığında bağlayıcı protein azalır; bu durumda ölçülen total kortizol düşük görünse de serbest hormon yeterli olabilir. Bu, yoğun bakımda yorumlamayı güçleştiren önemli bir noktadır.
Eksikliği adrenal yetmezlik ve adrenal kriz tablolarına yol açar; halsizlik, iştahsızlık, hipotansiyon, hiponatremi ve hipoglisemi görülür. Fazlalığı ise Cushing sendromunu oluşturur; uygulamada en sık nedeni dışarıdan verilen kortikosteroid ilaçlardır.
Tanısal değerlendirmede sabah kortizolü, düşük doz deksametazon baskılama testi, gece tükürük kortizolü ve 24 saatlik idrar ölçümü kullanılır. Kısa uyarı testi, adrenal yedeği değerlendirir. Testleri bozan durumlar bilinmelidir: östrojen içeren ilaçlar bağlayıcı proteini artırarak total kortizolü yükseltir; ağır stres, depresyon, alkol kullanım bozukluğu, obezite ve kontrolsüz diyabet yanlış pozitif sonuçlara yol açabilir.
Kritik hastada kortizol ekseninin değerlendirilmesi tartışmalıdır. Ağır hastalıkta ölçümler değişkendir ve rutin tarama önerilmez. Buna karşılık sıvı ve vazopressöre dirençli şokta, hidrokortizon tedavisi denenebilir; sepsiste bu uygulamanın şoktan çıkışı hızlandırdığı gösterilmiştir. Kuşkulanılan hastada tedavi, doğrulama beklenmeden başlatılmalıdır.
Uzun süreli kortikosteroid kullanan hastalarda eksen baskılanır; bu, klinikte en sık karşılaşılan ve en çok gözden kaçan durumdur. İlacın ani kesilmesi ya da stres durumunda dozun artırılmaması krize yol açar. Bu nedenle cerrahi, travma ve ağır enfeksiyonlarda stres dozu planlanmalı, hasta bilgi kartı taşımalı ve hastalık günü kuralları öğretilmelidir.
Kortikosteroid preparatları arasında farklar bilinmelidir: hidrokortizon fizyolojik hormonun kendisidir ve mineralokortikoid etkiye de sahiptir; deksametazon güçlü glukokortikoiddir ancak mineralokortikoid etkisi yoktur ve kortizol ölçümünü etkilemediğinden tanısal test planlanan hastalarda tercih edilebilir.
Uzun süreli fazlalık; osteoporoz, kas erimesi, hiperglisemi, hipertansiyon, enfeksiyona yatkınlık, deri incelmesi, katarakt ve ruhsal değişikliklere yol açar. Bu nedenle steroid tedavisinde en düşük etkin doz ve en kısa süre ilkesi geçerlidir; uzun süreli kullanımda kemik koruyucu önlemler ve enfeksiyon profilaksisi değerlendirilir.
Eş anlamlılar
- Hidrokortizon
- Stres hormonu
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.