İçeriğe atla

Küçük hücreli akciğer kanseri

DrSozluk sitesinden

Küçük hücreli akciğer kanseri (İng. small cell lung cancer), akciğerin nöroendokrin kökenli, hızlı büyüyen ve erken yayılım gösteren kötü huylu tümörüdür. Kısaltması KHAK'tır.

Etimoloji

Adlandırma, tümör hücrelerinin mikroskopik görünümünden — küçük, az sitoplazmalı hücrelerden — gelir.

Klinik bağlam

Akciğer kanserlerinin küçük bir bölümünü oluşturur ancak biyolojik davranışı diğer tiplerden belirgin biçimde farklıdır: hücre bölünme hızı yüksektir, tanı anında hastaların çoğunda yayılım bulunur ve tedaviye başlangıç yanıtı çarpıcı olmasına karşın nüks sıktır. Sigarayla ilişkisi çok güçlüdür; sigara içmeyen kişide görülmesi enderdir ve tanı yeniden gözden geçirilmelidir.[1]

Tümör çoğunlukla merkezî yerleşimlidir; büyük havayollarının çevresinden köken alır ve mediastinal lenf bezlerine erken yayılır. Klinik tabloda öksürük, nefes darlığı, hemoptizi, göğüs ağrısı, kilo kaybı ve halsizlik bulunur. Merkezî yerleşim nedeniyle bası bulguları sıktır: vena kava süperior sendromu — yüzde ve boyunda şişlik, boyun venlerinde dolgunluk, nefes darlığı —, rekürren larengeal sinir basısına bağlı ses kısıklığı, özofagus basısına bağlı yutma güçlüğü ve frenik sinir tutulumuna bağlı diyafram felci görülebilir.

Paraneoplastik sendromlar bu tümörde belirgin biçimde sıktır ve tanıdan önce ortaya çıkabilir. Uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması hiponatremi yaratır; ektopik ACTH üretimi Cushing sendromu tablosuna yol açar — bu biçimde klasik görünüm gelişmeden önce ağır hipokalemi, metabolik alkaloz, hiperglisemi ve kas güçsüzlüğü öne çıkar. Nörolojik paraneoplastik sendromlar arasında Lambert-Eaton miyastenik sendrom, paraneoplastik serebellar dejenerasyon ve limbik ensefalit bulunur; bunlar antikor aracılıdır ve tümör tedavisiyle düzelebilir. Açıklanamayan hiponatremi, Lambert-Eaton sendromu ya da hızlı gelişen Cushing tablosunda bu tümörün araştırılması gerekir.

Tanı, görüntüleme ve doku örneklemesine dayanır. Bronkoskopi merkezî lezyonlarda tanı sağlar; endobronşiyal ultrason eşliğinde lenf bezi örneklemesi hem tanı hem evreleme için kullanılır. Evrelemede toraks ve batın tomografisi, beyin görüntülemesi ve pozitron emisyon tomografisi yer alır; beyin metastazı sık olduğundan tüm hastalarda beyin görüntülemesi zorunludur.

Evreleme geleneksel olarak iki gruba ayrılır: hastalığın tek bir radyoterapi alanı içine sığdığı sınırlı evre ve bunun dışına taşan yaygın evre. Bu ayrım tedavi planını doğrudan belirler; günümüzde ayrıca standart evreleme sistemi de kullanılmaktadır.

Tedavinin temeli sistemik kemoterapidir; cerrahi yalnızca çok erken evrede ve seçilmiş olgularda yer bulur. Sınırlı evrede kemoterapi ile eşzamanlı toraks radyoterapisi uygulanır; yaygın evrede kemoterapiye bağışıklık denetim noktası inhibitörlerinin eklenmesi sağkalımı iyileştirmiştir. Tedaviye başlangıç yanıtı yüksektir; ancak direnç gelişimi ve nüks sıktır.

Beyin metastazı riski yüksek olduğundan, tedaviye yanıt veren seçilmiş hastalarda profilaktik kraniyal ışınlama gündeme gelir; bu uygulamanın yararı ile bilişsel yan etkileri arasındaki denge tartışılmakta, düzenli beyin görüntülemesiyle izlem seçeneği de kullanılmaktadır.

Acil durumlar tedavi planının parçasıdır. Vena kava süperior sendromu, hızlı gelişen olgularda acil değerlendirme gerektirir. Tümör lizis sendromu, tedaviye hızlı yanıt veren bu tümörde görülebilir; hidrasyon, elektrolit izlemi ve ürik asit düşürücü tedavi ile önlenir. Omurilik basısı ve malign perikardiyal efüzyon diğer acil tablolardır.

Sigaranın bırakılması, hem korunmada hem tanı sonrası dönemde önem taşır; tedavi yanıtını ve sağkalımı iyileştirir. Sigara içen risk grubunda düşük doz tomografiyle tarama, akciğer kanserinde ölüm oranını azaltmıştır; ancak bu tarama öncelikle küçük hücreli dışı tiplerde erken tanı sağlar, bu tümörün hızlı seyri nedeniyle katkısı sınırlıdır.

Eş anlamlılar

  • KHAK
  • Yulaf hücreli karsinom

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.