Bronkoskopi
Bronkoskopi (İng. bronchoscopy), soluk borusu ve bronşların ince bir optik cihazla doğrudan görüntülenmesi işlemidir. Tanı ve tedavi amacıyla kullanılır.
Etimoloji
Yunanca soluk borusu anlamındaki bronchos ile bakmak anlamındaki skopein sözcüklerinden oluşur.
Klinik bağlam
İki temel tür vardır. Esnek bronkoskopi, hasta uyanık ya da hafif sedasyon altındayken burun ya da ağız yoluyla uygulanır; tanısal işlemlerin büyük bölümünde tercih edilir. Rijit bronkoskopi ise genel anestezi altında yapılır; havayolunun denetimini sağlaması ve geniş çalışma kanalı sunması nedeniyle masif kanama, büyük yabancı cisim çıkarılması ve havayolu darlıklarının girişimsel tedavisinde üstündür.[1]
Tanısal endikasyonlar arasında akciğer kitlelerinin örneklenmesi, açıklanamayan kan tükürme, uzamış öksürük, geçmeyen ya da yineleyen pnömoni, havayolu darlığı kuşkusu, yaygın akciğer hastalıklarında doku ve lavaj örneklemesi ile bağışıklığı baskılanmış hastalarda enfeksiyon etkeninin araştırılması bulunur. Bronkoalveoler lavaj, özellikle fırsatçı enfeksiyonların tanısında değerlidir. Endobronşiyal ultrason eşliğinde iğne aspirasyonu, mediasten lenf bezlerinin örneklenmesini sağlayarak akciğer kanserinin evrelemesinde cerrahiye gerek bırakmadan bilgi verir.
Tedavi amaçlı kullanımlar arasında yabancı cisim çıkarılması, tıkayıcı sekresyonların temizlenmesi ve atelektazinin açılması, masif kanamada kanayan tarafın belirlenmesi ve geçici denetimi, havayolu tümörlerinde lazer ya da kriyoterapi uygulanması, stent yerleştirilmesi ve güç havayolu durumunda fiberoptik eşliğinde entübasyon yer alır. Uyanık fiberoptik entübasyon, öngörülen güç havayolunda en güvenli yöntemlerden biridir.
İşlem öncesinde pıhtılaşma durumu, trombosit sayısı ve antitrombotik ilaç kullanımı gözden geçirilir; biyopsi planlanan hastalarda bu değerlendirme zorunludur. Ayrıca hastanın oksijenlenme durumu, kalp hastalığı ve solunum rezervi değerlendirilir. Aç kalma kurallarına uyulur.
En sık komplikasyonlar geçici hipoksemi, öksürük, larengospazm, bronkospazm, kanama, ateş ve ritim bozukluğudur. Transbronşiyal biyopsi sonrası pnömotoraks gelişebilir; bu nedenle işlem sonrası solunum sıkıntısı gelişen hastada görüntüleme yapılmalıdır. Kanama riski, transbronşiyal biyopsilerde ve pulmoner hipertansiyonu bulunan hastalarda artar. Masif kanamada hasta kanayan taraf aşağıda olacak biçimde yatırılır, sağlam akciğer korunur ve gerektiğinde tek akciğer ventilasyonuna geçilir.
Yoğun bakımda mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda işlem, tüp içinden yapılır. Bu durumda bronkoskopun tüp lümeninin önemli bir bölümünü kapatması, havayolu direncini artırır, soluk verme süresini uzatır ve içsel pozitif basınca yol açar; hipoksemi ve hipotansiyon gelişebilir. Bu nedenle yeterli çapta tüp seçilmeli, işlem süresi kısa tutulmalı, oksijen oranı yükseltilmeli ve hemodinami yakından izlenmelidir. Kafa içi basınç artışı olan hastalarda öksürük ve hiperkapni tehlikeli olabileceğinden yeterli sedasyon sağlanmalıdır.
Aerosol oluşturan bir işlem olduğundan, bulaşıcı solunum yolu hastalıklarında uygun koruyucu ekipman ve havalandırma önlemleri alınır. Cihazların temizlik ve dezenfeksiyon süreçleri, salgın kaynaklı bulaşları önlemek açısından titizlikle uygulanmalıdır.
Göreli engeller arasında düzeltilmemiş ağır koagülopati, ciddi hipoksemi, dengelenmemiş kalp hastalığı ve iş birliği kurulamayan hasta bulunur. Bu durumlarda risk-yarar dengesi değerlendirilir ve gerektiğinde işlem entübe hastada, denetimli koşullarda yapılır.
İşlem sonrasında hastanın solunumu, oksijenlenmesi ve olası kanama açısından bir süre gözlenmesi; yerel anestezik uygulanan hastalarda yutma refleksi dönene kadar ağızdan alımın ertelenmesi önerilir.
Eş anlamlılar
- Fiberoptik bronkoskopi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Broaddus VC ve ark. (ed.), Murray & Nadel's Textbook of Respiratory Medicine, 7. baskı, 2022.