İçeriğe atla

Akciğer kanseri

DrSozluk sitesinden

Akciğer kanseri (İng. lung cancer), akciğer dokusundan kaynaklanan habis tümördür. Dünyada kansere bağlı ölümlerin en sık nedenidir.

Etimoloji

Tutulan organın adı ile habis tümörü belirten "kanser" sözcüğünün birleşiminden oluşur.

Klinik bağlam

Histolojik olarak iki ana gruba ayrılır: küçük hücreli dışı akciğer kanseri — adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom ve büyük hücreli karsinom — ve küçük hücreli akciğer kanseri. Bu ayrım tedaviyi belirler; küçük hücreli tip hızlı büyür, erken yayılır ve tedavisi büyük ölçüde kemoterapi ile radyoterapiye dayanırken, diğer grupta erken evrede cerrahi olanaklıdır.[1]

En önemli risk etkeni tütün kullanımıdır; pasif içicilik, radon gazı, asbest, hava kirliliği, mesleki maruziyetler, önceki akciğer hastalıkları ve göğüs bölgesine radyoterapi öyküsü de rol oynar. Adenokarsinom, hiç sigara içmemiş kişilerde en sık görülen tiptir ve bu grupta hedeflenebilir genetik değişiklikler daha sıktır.

Klinik bulgular sinsidir; bu nedenle tanı çoğunlukla ileri evrede konur. İnatçı öksürük, öksürük niteliğinde değişiklik, kan tükürme, nefes darlığı, göğüs ağrısı, yineleyen ya da geçmeyen pnömoni, ses kısıklığı ve kilo kaybı uyarıcı bulgulardır. Ses kısıklığı, rekürren laringeal sinir tutulumunu gösterir. Üst vena kava sendromunda yüz ve boyunda şişlik, boyun venlerinde dolgunluk görülür. Akciğer tepesi yerleşimli Pancoast tümöründe omuz ve kol ağrısı, elde güçsüzlük ve Horner sendromu birlikte bulunur; bu üçlü, tanının atlanmaması gereken bir örüntüdür.

Paraneoplastik sendromlar özellikle küçük hücreli tipte sıktır: uygunsuz ADH sendromu, ektopik adrenokortikotropik hormon salgısına bağlı Cushing tablosu ve Lambert-Eaton miyastenik sendromu. Skuamöz hücreli tipte ise paratiroit hormonu ilişkili peptit salgısına bağlı hiperkalsemi görülür. Bu sendromlar bazen kanserin ilk bulgusudur.

Tanıda görüntüleme ve doku örneklemesi birlikte yürütülür. Bilgisayarlı tomografi, pozitron emisyon tomografisi ve beyin görüntülemesi evrelemede kullanılır. Doku, bronkoskopi, endobronşiyal ultrason eşliğinde iğne biyopsisi, transtorasik biyopsi ya da cerrahi yolla elde edilir. Günümüzde patolojik tanı tek başına yeterli değildir: küçük hücreli dışı tümörlerde EGFR, ALK, ROS1 ve diğer sürücü mutasyonlar ile PD-L1 düzeyinin belirlenmesi zorunludur; bu incelemeler yapılmadan tedaviye başlanması, etkili hedefe yönelik seçeneklerin kaçırılmasına yol açar.

Tedavi evre ve alt tipe göre planlanır. Erken evre küçük hücreli dışı tümörlerde cerrahi rezeksiyon; seçilmiş hastalarda stereotaktik radyoterapi uygulanır. Yerel ileri evrede kemoradyoterapi ve ardından bağışıklık tedavisi kullanılır. Metastatik hastalıkta sürücü mutasyon varsa hedefe yönelik ilaçlar, yoksa bağışıklık tedavisi ve kemoterapi kombinasyonları tercih edilir. Küçük hücreli tipte kemoterapi ve bağışıklık tedavisi temeldir; sınırlı evrede radyoterapi eklenir ve seçilmiş hastalarda koruyucu kraniyal ışınlama uygulanır.

Cerrahi öncesi solunum işlevlerinin değerlendirilmesi belirleyicidir; ameliyat sonrası öngörülen akciğer kapasitesi hesaplanır. Anestezi açısından tek akciğer ventilasyonu, havayolu değerlendirmesi ve eşlik eden kronik obstrüktif akciğer hastalığı ile kardiyovasküler hastalıkların yönetimi öne çıkar.

Destek tedavisi ihmal edilmemelidir: nefes darlığı, ağrı, malign plevral efüzyon, kemik metastazlarına bağlı ağrı ve kırık riski ile beslenme sorunları ele alınır. Palyatif bakımın erken bütünleştirilmesinin yaşam niteliğini ve seçilmiş çalışmalarda sağkalımı iyileştirdiği gösterilmiştir.

Korunmanın en etkili yolu tütün denetimidir. Yüksek riskli kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi ile tarama, ölüm oranını azaltır; tarama programlarına uygun hastaların yönlendirilmesi önerilir.

Eş anlamlılar

  • Bronş karsinomu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.