Satürasyon
Satürasyon (İng. oxygen saturation), hemoglobinin oksijenle doygunluk oranını gösteren ölçümdür. Klinikte en sık kullanılan yaşamsal bulgulardan biridir.
Etimoloji
Latince doyurma anlamındaki saturatio sözcüğünden gelir.
Klinik bağlam
Değer, oksijen bağlamış hemoglobinin toplam hemoglobine oranını yansıtır. Nabız oksimetresi, iki farklı dalga boyunda ışığın emilim farkını ölçerek bu oranı atım bileşeninden hesaplar. Yöntemin girişimsiz, sürekli ve hızlı olması, klinik izlemin ayrılmaz parçası hâline gelmesini sağlamıştır.[1]
Ölçümün yorumlanmasında oksijen dissosiyasyon eğrisinin biçimi belirleyicidir. Eğri S biçimlidir; yüksek değerlerde düzleşir, düşük değerlerde ise dikleşir. Bunun klinik anlamı büyüktür: normal aralıkta oksijen basıncındaki büyük değişiklikler satürasyona az yansırken, belirli bir eşiğin altında küçük düşüşler değeri hızla azaltır. Bu nedenle satürasyonun düşmeye başlaması, çoğunlukla geç bir uyarıdır ve rezervin tükendiğini gösterir.
Eğrinin kayması da önemlidir. Asidoz, ateş, karbondioksit artışı ve 2,3-bifosfogliserat yükselmesi eğriyi sağa kaydırarak oksijenin dokulara daha kolay bırakılmasını sağlar; alkaloz, hipotermi ve depolanmış kan ise sola kaydırır.
Klinik açıdan en tehlikeli yanılgı, normal satürasyonun her zaman güven verdiği varsayımıdır. Birkaç durumda değer yanıltıcı biçimde normal ya da yüksek ölçülür. Karbon monoksit zehirlenmesinde standart cihaz karboksihemoglobini oksihemoglobinden ayırt edemez; ağır zehirlenmede bile değer normal görünür. Methemoglobinemide ise değer, oksijen tedavisine karşın belirli bir düzeye sıkışır ve gerçek oksijenlenmeyi yansıtmaz. Her iki durumda da ko-oksimetre ile ölçüm gereklidir. Ayrıca siyanür zehirlenmesinde dokular oksijeni kullanamadığından satürasyon normal olabilir; venöz satürasyonun beklenmedik biçimde yüksek olması ipucudur.
Ölçüm hataları da bilinmelidir: belirgin damar büzülmesi, hipotermi, hipotansiyon, hareket artefaktı, koyu oje, aşırı dış ışık ve düşük perfüzyon değerin güvenilirliğini azaltır. Anemide satürasyon normal olabilir; çünkü ölçüm oran verir, toplam oksijen içeriğini göstermez. Bu nedenle ağır anemili bir hastada normal satürasyon, doku oksijen sunumunun yeterli olduğu anlamına gelmez — sık gözden kaçan önemli bir sınırlamadır.
Deri rengi koyu olan kişilerde gizli hipoksemi sıklığının daha yüksek olduğu gösterilmiştir; bu bulgu, kuşkulu durumlarda kan gazıyla doğrulama gerekliliğini vurgular.
Hedef değerler duruma göre belirlenir. Aşırı oksijen uygulamasının zararsız olmadığı, hatta bazı hasta gruplarında kötü sonuçlarla ilişkili olduğu gösterilmiştir; bu nedenle oksijen bir ilaç gibi, hedef aralığa göre titre edilmelidir. Karbondioksit tutma eğilimi bulunan hastalarda daha düşük bir aralık hedeflenir; ancak bu, ağır hipokseminin oksijensiz bırakılması anlamına gelmez.
Kritik hastada satürasyonun tek başına izlenmesi yetersizdir; ventilasyonun değerlendirilmesi için karbondioksit ölçümü gerekir. Nöromüsküler hastalıklarda ve solunum kası güçsüzlüğünde satürasyon geç düşer; karar solunum kapasitesi ölçümlerine ve klinik yorgunluk bulgularına dayandırılmalıdır. Aynı biçimde sedatif alan hastalarda oksijen desteği altında satürasyon korunurken karbondioksit yükselebilir; bu durumda kapnografi izlemi güvenliği artırır.
Eş anlamlılar
- Oksijen satürasyonu
- SpO2
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.