Parotis bezi
Parotis bezi (İng. parotid gland; Lat. glandula parotidea), kulak önünde ve altında yer alan, en büyük tükürük bezidir.
Etimoloji
Yunanca kulak yanında anlamındaki para ve ous sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Bez, çiğneme kasının üzerinde ve dış kulak yolunun önünde yer alır; salgısını Stensen kanalı aracılığıyla ağız içine, üst ikinci azı dişin karşısına boşaltır. Salgısı seröz niteliktedir. Uyarımı, dokuzuncu kraniyal sinirden gelen parasempatik liflerle sağlanır.[1]
Klinik ve cerrahi açıdan en önemli anatomik özellik, yüz sinirinin bezin içinden geçmesidir. Sinir, bezi yüzeyel ve derin bölümlere ayırır. Bu ilişki, bez cerrahisinin neden yüz siniri korunarak yapılması gerektiğini açıklar; ameliyat sırasında sinirin belirlenmesi ve izlenmesi standart uygulamadır. Yüz felci, bu cerrahinin en korkulan komplikasyonudur.
Enfeksiyonlar arasında kabakulak, çocukluk çağında iki taraflı ağrılı şişlikle seyreden klasik nedendir; aşılama ile sıklığı belirgin biçimde azalmıştır. Erişkinde orşit, pankreatit ve menenjit gibi komplikasyonlar görülebilir.
Akut süpüratif parotit, klinik açıdan özellikle önemlidir. Dehidratasyon, ağız bakımının yetersizliği, tükürük akımını azaltan ilaçlar — antikolinerjikler, diüretikler, opioidler — ve ileri yaş zemin hazırlar. Hastanede yatan, ağızdan beslenemeyen ve yeterli ağız bakımı almayan hastalarda görülür; tek taraflı ağrılı şişlik, kızarıklık ve kanal ağzından iltihabi akıntı ile ortaya çıkar. En sık etken Staphylococcus aureustur. Bu tablo, hidrasyon, ağız hijyeni, tükürük akımını uyaran uygulamalar ve uygun ağız bakımıyla büyük ölçüde önlenebilir; korunmanın ihmal edilmesi, hastanede kaçırılan fırsatlardandır.
Tıkayıcı hastalıklarda taş ya da darlık nedeniyle salgı akımı engellenir; yemek sırasında ortaya çıkan ve sonra gerileyen ağrılı şişlik tipiktir. Bu örüntü, iltihabi ve tümöral nedenlerden ayırt edicidir.
Tümörler, tükürük bezleri arasında en sık bu bezde görülür. Önemli bir kural vardır: bez büyüdükçe tümör olasılığı artar ancak habis olma olasılığı azalır; bu bezdeki tümörlerin çoğunluğu iyi huyludur ve en sık görüleni pleomorfik adenomdur. Buna karşılık ağrı, hızlı büyüme, deriye yapışıklık, lenf bezi büyümesi ve özellikle yüz felci varlığı habis hastalığı güçlü biçimde düşündürür. Yüz siniri felci ile birlikte olan parotis kitlesi, aksi gösterilene dek malignite kabul edilmelidir.
Tanıda ultrasonografi ilk basamaktır; ince iğne aspirasyon biyopsisi ve manyetik rezonans görüntüleme kullanılır. İnsizyonel biyopsiden kaçınılır; tümör ekimi riski taşır.
Otoimmün hastalıklardan Sjögren sendromunda bez büyümesi ve ağız kuruluğu görülür; ayrıca IgG4 ilişkili hastalık ve sarkoidoz — Heerfordt sendromu — ayırıcı tanıda yer alır. Ağız kuruluğu, diş çürükleri ve mukozal enfeksiyonları artırdığından tedavi gerektirir.
Ameliyat sonrası görülebilen Frey sendromunda, yenilenen parasempatik lifler ter bezlerine yönelir; yemek sırasında yanakta terleme ve kızarma ortaya çıkar. Botulinum toksini uygulaması etkilidir.
Anestezi açısından, bez cerrahisinde kas gevşetici kullanımı sinir izleminin yapılmasını engelleyeceğinden, ekiple önceden planlanmalıdır. Ayrıca ağız kuruluğu bulunan hastalarda ağız bakımı ve nemlendirme perioperatif dönemde ihmal edilmemelidir.
Eş anlamlılar
- Kulak altı tükürük bezi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.