Pneumocystis pnömonisi
Pneumocystis pnömonisi (İng. Pneumocystis pneumonia), Pneumocystis jirovecii adlı mantarın yol açtığı, hücresel bağışıklığı baskılanmış kişilerde görülen fırsatçı akciğer enfeksiyonudur.
Etimoloji
Etkenin cins adı ile akciğer iltihabını belirten "pnömoni" sözcüğünden oluşur.
Klinik bağlam
Etken uzun süre parazit sanılmış, sonradan mantar olduğu gösterilmiştir; ancak yapısal farklılıkları nedeniyle standart antifungallere yanıt vermez. Bu ayrıntı tedavi seçimini belirler ve yaygın bir yanılgı kaynağıdır. Bulaş solunum yoluyla gerçekleşir ve toplumun büyük bölümü çocukluk çağında etkenle karşılaşır; hastalık, bağışıklık zayıfladığında ortaya çıkar.[1]
Risk grupları iki başlıkta toplanır. HIV enfeksiyonu bulunan ve CD4 sayısı belirli düzeyin altına inmiş hastalar klasik gruptur. HIV dışı grupta ise uzun süreli kortikosteroid kullanımı, hematolojik kanserler, organ ve kök hücre nakli alıcıları, bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananlar ve doğuştan bağışıklık yetmezlikleri bulunur. Kortikosteroid, en sık gözden kaçan risk etkenidir; özellikle dozun azaltıldığı dönemde tablo ortaya çıkabilir.
Klinik seyir iki grupta belirgin biçimde farklıdır. HIV ile ilişkili olgularda belirtiler haftalar içinde sinsi ilerler: kuru öksürük, ilerleyici nefes darlığı ve ateş. HIV dışı olgularda ise tablo günler içinde hızla ağırlaşır ve solunum yetmezliğine ilerler; ölüm oranı daha yüksektir. Bu farkın bilinmemesi, tanı gecikmesine yol açar.
Muayene bulguları çoğunlukla siliktir; oskültasyon normal olabilir. Ayırt edici özellik, eforla belirginleşen ağır hipoksemi ile fizik muayene bulgularının uyumsuzluğudur. Laktat dehidrogenaz yüksekliği ve beta-D-glukan artışı destekleyicidir ancak özgül değildir.
Görüntülemede akciğer grafisi erken dönemde normal olabilir; bu, tanının kaçırılmasının önemli bir nedenidir. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide iki taraflı, yaygın buzlu cam görünümü tipiktir ve normal tomografi tanıyı büyük ölçüde dışlar. Kist oluşumu ve pnömotoraks gelişimi bildirilmiştir.
Kesin tanı, etkenin solunum örneğinde gösterilmesine dayanır. Balgam çoğunlukla yetersizdir; indüklenmiş balgam ya da bronkoalveoler lavaj kullanılır. Polimeraz zincir tepkimesi yüksek duyarlılığa sahiptir; ancak kolonizasyonu da saptayabildiğinden sonuç klinik bağlamda yorumlanmalıdır.
Tedavide birinci seçenek trimetoprim-sülfametoksazoldür ve süre uzundur. Yan etkiler sıktır: döküntü, ateş, kemik iliği baskılanması, hiperkalemi, böbrek işlev testlerinde yükselme ve karaciğer toksisitesi. Alternatifler primakin ile klindamisin, atovakon ve pentamidindir; primakin öncesinde glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği araştırılmalıdır.
Kortikosteroid eklenmesi, orta-ağır hipoksemisi olan hastalarda kanıta dayalı bir uygulamadır ve solunum yetmezliğine ilerlemeyi ile ölüm oranını azaltır. Bu ek tedavi, antibiyotikle eş zamanlı ve gecikmeden başlatılmalıdır; çünkü mikroorganizmanın ölümüyle ortaya çıkan iltihabi yanıt hipoksemiyi ağırlaştırır. Steroidin geciktirilmesi ya da atlanması, sık ve önlenebilir bir hatadır.
HIV enfeksiyonunda antiretroviral tedavinin başlatılması gereklidir; ancak bağışıklık yeniden yapılanma sendromu açısından izlem yapılır.
Korunma büyük ölçüde etkilidir. Risk grubunda trimetoprim-sülfametoksazol ile profilaksi uygulanır; alternatif ajanlar hoşgörüsüzlük durumunda kullanılır. HIV enfeksiyonunda profilaksi CD4 sayısına göre başlatılır ve bağışıklık düzeldiğinde kesilir. Uzun süreli kortikosteroid ve bağışıklık baskılayıcı tedavi planlanan hastalarda profilaksi gereksiniminin değerlendirilmesi, sıklıkla atlanan ancak yaşam kurtaran bir adımdır.
Eş anlamlılar
- PCP
- Pnömosistis pnömonisi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.