İçeriğe atla

Prednizolon

DrSozluk sitesinden

Prednizolon (İng. prednisolone), orta etki süreli, yaygın kullanılan sentetik bir kortikosteroiddir.

Etimoloji

Prednizon molekülünün etkin biçimi olan bileşiğin uluslararası ortak adıdır.

Klinik bağlam

İlaç, hücre içi almaçlara bağlanarak iltihap yapıcı genlerin anlatımını baskılar ve baskılayıcı proteinlerin üretimini artırır.[1]

Prednizon ile arasındaki ilişki önemlidir: prednizon bir ön ilaçtır ve etkinlik kazanmak için karaciğerde bu bileşiğe dönüşmelidir.

Bu nedenle ileri karaciğer yetmezliğinde doğrudan etkin biçimin kullanılması tercih edilir.

Bu ayrım, uygulamada sıklıkla gözden kaçar.

Mineralokortikoid etkisi hidrokortizona göre düşük, metilprednizolona göre biraz yüksektir; bu, sıvı tutulumu eğilimini belirler.

Kullanım alanları çok geniştir: astım ve kronik akciğer hastalığı atakları, romatolojik hastalıklar, iltihaplı bağırsak hastalıkları, nefrotik sendrom, alerjik tepkiler ve bazı kan hastalıkları.

Çocuklarda krup ve astım tedavisinde tek doz uygulamalar etkilidir.

Bell felcinde erken dönemde başlanan tedavi, iyileşme oranını artırır; bu endikasyon kanıta dayalıdır.

Dev hücreli arteritte, görme kaybını önlemek için tanı beklenmeden başlanır; bu, acil bir uygulamadır.

Uzun süreli kullanımın yan etkileri, ilacın kullanımını sınırlayan başlıca etkendir.

Osteoporoz, en sık ve en önlenebilir yan etkidir; kemik kaybı tedavinin ilk aylarında hızlıdır.

Bu nedenle uzun tedavi planlanan hastada, kemik koruyucu önlemler baştan alınmalıdır; bu adımın ertelenmesi yaygın bir hatadır.

Kan şekerinde yükselme belirgindir; özellikle öğün sonrası değerler artar.

Bu örüntü nedeniyle yalnızca açlık şekeri ölçülen hastada steroide bağlı diyabet atlanabilir.

Diğer yan etkiler kilo artışı, ay yüzü görünümü, deri incelmesi, katarakt, göz içi basınç artışı, uykusuzluk ve ruhsal değişikliklerdir.

Yüksek dozda görülen ruhsal belirtiler, öforiden psikoza kadar değişebilir ve tanınmadığında yanlış değerlendirilir.

Bağışıklık baskılanması nedeniyle enfeksiyon riski artar; ateş yanıtı da baskılandığından enfeksiyon belirtileri silik olabilir.

Bu tuzak, ağır enfeksiyonların geç fark edilmesine yol açar.

Latent tüberküloz taraması, uzun süreli tedavi öncesinde yapılmalıdır.

Adrenal baskılanma, iki haftadan uzun süren tedavilerde gelişir; bu nedenle ilaç aşamalı olarak azaltılır.

Ani kesilme, adrenal krize yol açabilir; bu risk uygulamada en sık göz ardı edilen sorundur.

Ayrıca ağır hastalık ve cerrahi durumunda doz artırımı gerekebilir.

Sabah tek doz kullanım, doğal hormon ritmine uyduğundan baskılanmayı azaltır.

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.