İçeriğe atla

Preoperatif değerlendirme

DrSozluk sitesinden

Preoperatif değerlendirme (İng. preoperative assessment), cerrahi girişim öncesinde hastanın tıbbi durumunun incelenmesi, risklerin belirlenmesi ve ameliyat çevresi bakımın planlanması sürecidir. Anestezi güvenliğinin temel bileşenidir.

Etimoloji

Ad, ameliyat öncesi dönemi belirten "preoperatif" sözcüğünden gelir.

Klinik bağlam

Değerlendirmenin amacı yalnızca "onay vermek" değildir; asıl işlev, riski belirlemek, değiştirilebilir sorunları düzeltmek, uygun anestezi ve izlem planını kurmak ve hastayı bilgilendirmektir. Bu çerçevede süreç üç soruyu yanıtlar: hastanın fizyolojik rezervi nedir, girişim ne kadar zorlayıcıdır ve bu ikisi arasındaki uyum nasıl iyileştirilebilir.[1]

Öykü ve muayene sürecin çekirdeğidir. Sorgulanması gerekenler arasında eşlik eden hastalıkların denetim düzeyi, ilaç kullanımı — özellikle antikoagülan, antiagregan ve diyabet ilaçları —, alerjiler, önceki anestezi deneyimleri ve komplikasyonlar, aile öyküsü — malign hipertermi ve bütirilkolinesteraz eksikliği açısından —, sigara ve alkol kullanımı, gebelik olasılığı ve açlık durumu bulunur. Havayolu değerlendirmesi zorunludur; zor havayolu öngörüsü, hazırlığın en kritik parçasıdır.

İşlevsel kapasitenin belirlenmesi, laboratuvar testlerinden daha güçlü bir öngörü aracıdır. Hastanın günlük etkinlikleri — merdiven çıkabilme, yokuş yukarı yürüyebilme — sorgulanarak kabaca değerlendirilir; düşük kapasite, kardiyak ve pulmoner komplikasyon riskinin artmasıyla ilişkilidir. ASA fiziksel durum sınıflaması ortak bir dil sağlar ancak cerrahinin büyüklüğünü içermediğinden tek başına risk skoru değildir.

Test isteme yaklaşımı son yıllarda köklü biçimde değişmiştir. Rutin ve kapsamlı tarama yerine, hastaya ve girişime göre seçilmiş testler istenir; sağlıklı bireylerde küçük girişimler öncesi test yapılması sonuçları iyileştirmez, buna karşılık yalancı pozitif sonuçlar, gereksiz ek tetkikler ve gecikmeler yaratır. Kardiyak değerlendirmede de aynı ilke geçerlidir: ileri testler, yalnızca sonucun yönetimi değiştireceği durumlarda istenir.[2]

İlaç yönetimi sürecin en pratik bölümüdür. Antikoagülan ve antiagregan tedavinin kesilip kesilmeyeceği, tromboz riski ile kanama riski tartılarak belirlenir; yeni yerleştirilmiş koroner stenti bulunan hastalarda ikili tedavinin erken kesilmesi stent trombozuna yol açabileceğinden elektif ameliyatlar genellikle ertelenir. Nöroaksiyel anestezi planlanıyorsa ilaç-girişim zamanlaması kılavuzlara göre ayarlanır. Beta bloker ve statin gibi ilaçlar genellikle sürdürülür; SGLT2 inhibitörleri, ötoglisemik ketoasidoz riski nedeniyle önceden kesilir.

Değiştirilebilir etkenlere yönelik girişimler, sonucu doğrudan iyileştirebilir: sigaranın bırakılması, aneminin araştırılıp tedavi edilmesi, glisemik denetimin iyileştirilmesi, malnütrisyonun düzeltilmesi ve prehabilitasyon programları. Bu yaklaşım, özellikle kırılganlık saptanan hastalarda değerlidir; kırılganlık taraması, ileri yaş grubunda önerilen bir bileşendir.

Sürecin son bölümü bilgilendirme ve ortak karardır: anestezi seçenekleri, ağrı yönetimi planı, olası riskler ve ameliyat sonrası beklentiler hastayla konuşulur. Bazı hastalarda değerlendirme, ameliyatın yararının riskini aşmadığı sonucuna varabilir; bu da geçerli bir çıktıdır.

Klinik tuzakların başında, değerlendirmenin ameliyat sabahına bırakılması gelir; bu, düzeltilebilir sorunlar için zaman bırakmaz ve gereksiz iptallere yol açar. Bir diğeri, normal laboratuvar sonuçlarına dayanarak işlevsel kapasitenin sorgulanmamasıdır. Ayrıca hastanın kullandığı bitkisel ürünler ve reçetesiz ilaçların sorulmaması, gözden kaçan etkileşimlerin sık nedenidir.

Eş anlamlılar

  • Ameliyat öncesi değerlendirme
  • Anestezi öncesi vizit

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Gropper MA ve ark. (ed.), Miller's Anesthesia, 9. baskı, 2020.
  2. Halvorsen S ve ark., 2022 ESC Guidelines on Cardiovascular Assessment and Management of Patients Undergoing Non-Cardiac Surgery, European Heart Journal, 2022.