Testosteron
Testosteron (İng. testosterone), başlıca erkeklik hormonu olan steroit yapılı androjendir.
Etimoloji
Latince testis sözcüğü ile steroit ve keton yapısını belirten eklerin birleşiminden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Hormon, erkeklerde büyük ölçüde testisteki Leydig hücrelerinde üretilir; küçük bir bölümü adrenal bezden gelir.[1]
Kadınlarda da az miktarda bulunur ve yumurtalık ile adrenal bezde üretilir.
Üretim, hipotalamus-hipofiz ekseni tarafından geri bildirimle düzenlenir.
Bu geri bildirim, dışarıdan hormon alımının doğal üretimi neden baskıladığını açıklar.
Hormon, dokularda daha güçlü biçimi olan dihidrotestosterona ya da östradiole dönüştürülür.
Bu dönüşümler, aynı hormonun neden çok farklı etkiler gösterdiğini açıklar.
Prostat büyümesi ve saç dökülmesi güçlü biçimle, kemik sağlığı ise östrojene dönüşümle ilişkilidir.
Bu nedenle östrojene dönüşümü engelleyen tedaviler, kemik kaybına yol açabilir.
Kanda büyük bölümü proteinlere bağlı taşınır; yalnızca serbest biçim etkindir.
Bu nedenle bağlayıcı protein düzeyini değiştiren durumlarda, toplam ölçüm yanıltıcı olur.
Obezite ve insülin direnci bağlayıcı proteini düşürür; yaşlılık ve karaciğer hastalığı yükseltir.
Ölçüm, sabah saatlerinde ve açlıkta yapılmalıdır; düzeyler gün içinde belirgin biçimde değişir.
Bu nedenle tek bir düşük değere dayanarak tanı konmamalıdır; ölçüm yinelenmelidir.
Bu kural, en sık ihlal edilen tanısal ilkedir.
Eksiklik hipogonadizm olarak adlandırılır ve iki biçimi ayrılır.
Birincil biçimde sorun testistedir; gonadotropin düzeyleri yüksektir.
İkincil biçimde ise hipofiz ya da hipotalamus kaynaklıdır; gonadotropinler düşük ya da normaldir.
Bu ayrım, ileri incelemeyi yönlendirir; ikincil biçimde hipofiz görüntülemesi gerekir.
Belirtiler cinsel istek azalması, yorgunluk, kas kütlesi kaybı, kemik yoğunluğunda azalma ve ruh durumu değişiklikleridir.
Bu belirtiler özgül değildir; birçok başka durumla örtüşür.
Bu nedenle yalnızca belirtiye dayanarak tedavi başlanması yanlıştır; laboratuvar doğrulaması zorunludur.
Yerine koyma tedavisi, doğrulanmış eksiklikte uygulanır ve yakından izlenir.
Tedavi sırasında hematokrit yükselmesi, prostat büyümesi ve uyku apnesi kötüleşmesi izlenmelidir.
Tedavi, sperm üretimini baskılar; çocuk isteyen erkekte kullanılmamalıdır.
Bu etki, en sık gözden kaçan ve kısırlığa yol açan sorundur.
Yaşlanmayla görülen ılımlı düşüş, hastalık olarak kabul edilmez.
Eş anlamlılar
- Testosteron hormonu
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Melmed S ve ark. (ed.), Williams Textbook of Endocrinology, 14. baskı, 2020.