Tetanoz
Tetanoz (İng. tetanus), Clostridium tetani bakterisinin ürettiği toksinin sinir sistemini etkilemesiyle gelişen, kas spazmlarıyla seyreden ve büyük ölçüde önlenebilir olan hastalıktır.
Etimoloji
Yunanca germek, kasmak anlamındaki tetanos sözcüğünden gelir.
Klinik bağlam
Bakteri, toprakta ve dışkıda sporlar hâlinde bulunur. Yaraya giren sporlar, oksijensiz ortamda çoğalarak tetanospazmin adlı toksini üretir. Toksin, sinir uçlarından alınarak omuriliğe taşınır ve inhibitör ileticilerin — GABA ve glisin — salınımını engeller. Bu nedenle kaslar sürekli uyarılır; sonuçta yaygın kasılma ve spazmlar ortaya çıkar. Bu düzenek, tablonun neden kas gevşemesinin ortadan kalkmasıyla seyrettiğini açıklar.[1]
Klinik açıdan kritik bir bilgi, hastalığın küçük ve önemsiz görünen yaralarla da gelişebilmesidir. Hastaların önemli bir bölümünde belirgin bir yaralanma öyküsü yoktur; bu nedenle yara bulunmaması tanıyı dışlamaz. Tarımsal ortam, toprakla temas ve derin delici yaralanmalar riski artırır; yanıklar, ezilme yaralanmaları ve ölü doku içeren yaralar özellikle elverişli ortam oluşturur.
Belirtiler çene kaslarının kasılmasıyla başlar; ağız açılamaz — trismus. Yüz kaslarının kasılmasıyla oluşan zorlanmış gülümseme görünümü, gövde kaslarının kasılmasıyla ortaya çıkan geriye doğru kavislenme ve yutma güçlüğü izler. Spazmlar ağrılıdır, bilinç açıktır ve bu, hastalığın en zorlu yanlarından biridir. Ses, ışık ve dokunma gibi uyaranlar spazmları tetikler; bu nedenle hasta sessiz ve loş bir ortamda izlenmelidir.
Otonom aşırı etkinlik, ölüm nedenlerinin başında gelir: kan basıncında ve kalp hızında ani dalgalanmalar, terleme, ateş ve ritim bozuklukları görülür. Solunum kaslarının ve gırtlağın kasılması, solunum durmasına yol açabilir.
Tanı kliniktir; laboratuvar testleri tanı koydurmaz ve kültürün negatif olması hastalığı dışlamaz. Bu nedenle tedavi, doğrulama beklenmeden başlatılmalıdır.
Tedavinin bileşenleri şunlardır: yaranın temizlenmesi ve ölü dokunun uzaklaştırılması, insan tetanoz immünglobulini ile dolaşımdaki serbest toksinin bağlanması, metronidazol ile bakterinin ortadan kaldırılması, spazm denetimi için yüksek doz benzodiazepin ve gerektiğinde nöromüsküler blokaj ile mekanik ventilasyon, otonom dengesizliğin yönetimi ve destek tedavisi. Toksin sinire bağlandıktan sonra geri döndürülemez; bu nedenle immünglobulin yalnızca bağlanmamış toksine etkilidir ve erken uygulanması önemlidir.
Kritik bir nokta, hastalığı geçirmenin bağışıklık sağlamadığıdır; toksin miktarı bağışıklık yanıtı oluşturmaya yetmez. Bu nedenle iyileşen hastalara aşı takvimi mutlaka uygulanmalıdır. Bu ayrıntının bilinmemesi, yinelemeye yol açan bir eksikliktir.
Korunma, hastalığın asıl yönetimidir. Çocukluk çağı aşı takvimi ve erişkinde belirli aralıklarla yapılan pekiştirme dozları koruyucudur. Yaralanmalarda yaklaşım, yaranın niteliğine ve kişinin aşı durumuna göre belirlenir: temiz ve yüzeysel yaralarda aşı durumu güncel değilse aşı; kirli, derin, ölü doku içeren ya da toprakla bulaşmış yaralarda hem aşı hem — bağışıklık durumu yetersizse — immünglobulin uygulanır. Bu değerlendirmenin acil serviste rutin biçimde yapılması, önlenebilir olguların ortadan kalkmasını sağlar.
Yenidoğan tetanozu, göbek bakımının uygunsuz koşullarda yapılmasıyla gelişir ve annenin aşılanmasıyla önlenebilir; bu, aşılama programlarının en belirgin başarılarındandır.
Eş anlamlılar
- Kazıklı humma
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.