Aşılama
Aşılama (İng. vaccination), bağışıklık sistemine zayıflatılmış ya da etkisizleştirilmiş etken veya bunlara ait parçaların verilmesiyle hastalığa karşı koruyucu bağışıklık oluşturulmasıdır. Tıp tarihinin en etkili koruyucu sağlık uygulamalarından biridir.
Etimoloji
Latince inek anlamındaki vacca sözcüğünden gelir; çiçek hastalığına karşı inek çiçeğinin kullanılmasına gönderme yapar.
Klinik bağlam
Aşılar, bağışıklık belleğini uyararak etkenle karşılaşıldığında hızlı ve güçlü bir yanıt oluşmasını sağlar. Canlı zayıflatılmış aşılar — kızamık-kızamıkçık-kabakulak, su çiçeği, sarıhumma, BCG — güçlü ve uzun süreli bağışıklık verir, ancak bağışıklığı baskılanmış kişilerde ve gebelikte kullanılmaz. Etkisizleştirilmiş ve alt birim aşılar, toksoidler, konjuge polisakkarit aşılar ile mesajcı RNA ve viral vektör temelli aşılar canlı değildir ve bu gruplarda güvenle uygulanabilir. Konjugasyon tekniği, polisakkarit yapılı antijenlerin küçük çocuklarda da bağışıklık oluşturmasını sağlayan önemli bir gelişmedir.[1]
Korumanın iki boyutu vardır. Bireysel koruma, aşılanan kişinin hastalanmasını ya da ağır seyretmesini önler. Toplumsal bağışıklık ise yeterli oranda kişi aşılandığında bulaş zincirinin kırılmasını sağlar ve aşılanamayan bireyleri — yenidoğanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler — dolaylı olarak korur. Bu nedenle aşılama yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur.
Erişkin ve kronik hastalığı olan bireylerde aşılama sıklıkla ihmal edilir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, kalp yetersizliği, diyabet, kronik böbrek hastalığı ve karaciğer hastalığı bulunanlarda, dalağı alınmış kişilerde ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda influenza, pnömokok, hepatit B ve zona aşıları özellikle önerilir. Dalağı alınmış hastalarda kapsüllü bakterilere karşı aşılama yaşamsaldır ve cerrahiden önce planlanmalıdır.
Bağışıklığı baskılayıcı tedavi öncesinde aşılamanın tamamlanması ilkesi önemlidir; tedavi başladıktan sonra yanıt zayıflar ve canlı aşılar uygulanamaz. Bu planlamanın atlanması, klinikte sık karşılaşılan bir eksikliktir. Benzer biçimde organ nakli adaylarında aşı takvimi, nakil öncesi dönemde tamamlanmalıdır.
Gebelikte inaktif aşılar güvenle uygulanır; influenza ve boğmaca aşıları hem anneyi hem bebeği korur; anneden geçen antikorlar, bebeğin kendi aşılarını olabileceği döneme kadar koruma sağlar.
Yan etkiler çoğunlukla hafiftir: enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, kısa süreli ateş ve halsizlik. Ciddi tepkimeler enderdir; anafilaksi açısından uygulama sonrası kısa süreli gözlem önerilir ve müdahale gereçleri hazır bulundurulur. Yanlış bilinen kontrendikasyonlar önemli bir sorundur: hafif ateşli üst solunum yolu enfeksiyonu, antibiyotik kullanımı, emzirme ve stabil nörolojik hastalık aşıyı engellemez. Bu yanlış inanışlar nedeniyle kaçırılan fırsatlar, eksik aşılamanın başlıca nedenlerindendir. Gerçek kontrendikasyonlar, aşının bileşenine karşı gelişmiş ağır alerjik tepkime ve canlı aşılar için bağışıklık baskılanması ile gebeliktir.
Temas sonrası korunmada bazı aşılar tek başına ya da özgül immünglobulinle birlikte kullanılır: kuduz, tetanoz, hepatit B, su çiçeği ve kızamık bu kapsamdadır. Yaralanmalarda tetanoz bağışıklık durumunun sorgulanması, acil bakımın rutin parçasıdır.
Soğuk zincir, aşı etkinliğinin korunması için zorunludur; uygun olmayan koşullarda saklanan aşılar koruyucu olmaz. Kayıt sistemleri, eksik dozların tamamlanmasını sağlar.
Aşı tereddüdü, güncel halk sağlığı sorunlarından biridir. Yaklaşımda suçlayıcı olmayan, kaygıları dinleyen ve kanıta dayalı bilgi veren iletişim, kesin ifadelerden daha etkilidir.
Eş anlamlılar
- Bağışıklama
- Vaksinasyon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.