İçeriğe atla

Bağışıklık sistemi

DrSozluk sitesinden

Bağışıklık sistemi (İng. immune system), organizmayı mikroorganizmalara, yabancı maddelere ve anormal hücrelere karşı koruyan hücre, doku ve moleküllerden oluşan savunma ağıdır.

Etimoloji

Latince muaf olma anlamındaki immunitas sözcüğünden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Sistem iki bileşenden oluşur. Doğal bağışıklık hızlı devreye girer, özgül değildir ve bellek oluşturmaz; fiziksel engeller, nötrofiller, makrofajlar, doğal öldürücü hücreler, kompleman sistemi ve sitokinlerden oluşur. Kazanılmış bağışıklık ise yavaş gelişir, özgüldür ve bellek oluşturur; T ve B lenfositleri aracılığıyla işler. Aşılamanın temeli bu bellek özelliğidir.[1]

Kazanılmış yanıt iki kolda incelenir. Hücresel bağışıklıkta T lenfositleri hücre içi etkenleri ve anormal hücreleri hedef alır; sitotoksik T hücreleri doğrudan öldürür, yardımcı T hücreleri diğer bileşenleri yönlendirir. Hümoral bağışıklıkta B lenfositleri plazma hücrelerine dönüşerek antikor üretir; immünoglobulin G en yüksek derişimde bulunan sınıftır.

Kendinden olanı tanıma yeteneği, sistemin temel özelliğidir. Timusta ve kemik iliğinde gerçekleşen seçilim süreçleri ile çevresel toleransı sağlayan düzenleyici T hücreleri, kendi dokulara saldırıyı önler. Bu toleransın bozulması otoimmün hastalıkların; aşırı ve uygunsuz yanıt ise alerjik hastalıkların temelidir.

Klinik açıdan sistemin bozulduğu durumlar, ortaya çıkan enfeksiyon örüntüsüyle tanınır ve bu ilişki tanısal yaklaşımın temelini oluşturur. Nötrofil sayısı ya da işlevi bozulduğunda bakteriyel ve invazif mantar enfeksiyonları; hücresel bağışıklık bozulduğunda virüsler, mikobakteriler ve Pneumocystis gibi hücre içi etkenler; antikor üretimi ve dalak işlevi bozulduğunda kapsüllü bakteriler öne çıkar. Kompleman eksikliklerinde ise meningokok enfeksiyonları yinelenir.

Bu nedenle yineleyen, olağandışı ağır ya da olağandışı etkenlerle gelişen enfeksiyonlarda primer immün yetmezlik araştırılmalıdır; ancak edinsel nedenler çok daha sıktır: HIV enfeksiyonu, hematolojik kanserler, immünsüpresif tedavi, kortikosteroid kullanımı, malnütrisyon, diyabet, kronik böbrek ve karaciğer hastalığı ile splenektomi.

Dalağın işlevi özel önem taşır; dalağı alınmış ya da işlevsiz kişilerde kapsüllü bakterilerle gelişen enfeksiyonlar saatler içinde ölümcül olabilir. Bu hastalarda aşılama, ateş durumunda erken başvuru eğitimi ve acil antibiyotik erişimi yaşamsaldır.

Kritik hastada bağışıklık yanıtı iki yönlü bozulur. Sepsisin erken döneminde aşırı iltihabi yanıt organ hasarına yol açarken, ilerleyen dönemde bağışıklık baskılanması gelişir ve ikincil enfeksiyonlara yatkınlık artar. Bu ikili tablo, yalnızca iltihabı baskılamaya yönelik tedavilerin neden başarısız olduğunu açıklar.

Yaş, yanıtı belirgin biçimde etkiler. Yaşlılarda iltihabi yanıt köreldiğinden ciddi enfeksiyonda ateş bulunmayabilir; tek bulgu deliryum ya da düşme olabilir. Bu nedenle ateşin olmaması enfeksiyonu dışlamaz.

Sistemin bileşenlerini hedefleyen tedaviler günümüzde geniş kullanım alanına sahiptir: sitokin inhibitörleri, monoklonal antikorlar, bağışıklık denetim noktası inhibitörleri ve hücresel tedaviler. Denetim noktası inhibitörleri, kanser hücrelerinin bağışıklıktan kaçış düzeneğini engeller; ancak toleransı bozarak tiroidit, kolit, hepatit, pnömonit ve hipofizit gibi bağışıklık aracılı yan etkilere yol açabilir. Bu tabloların erken tanınması ve kortikosteroidle tedavi edilmesi gerekir.

Korunmada aşılama, beslenme, deri bütünlüğünün korunması, gereksiz kateter ve tüplerin çıkarılması ile el hijyeni temel uygulamalardır.

Eş anlamlılar

  • İmmün sistem

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Kumar V ve ark., Robbins and Cotran Pathologic Basis of Disease, 10. baskı, 2021.