Tromboz
Tromboz (İng. thrombosis; Yun. thrombos, pıhtı), damar içinde pıhtı oluşarak kan akımının engellenmesidir.
Etimoloji
Yunanca thrombos (pıhtı) sözcüğünden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Oluşumu, Virchow üçlüsü olarak bilinen üç etkenle açıklanır: damar duvarı hasarı, kan akımının yavaşlaması ve pıhtılaşmaya eğilim. Bu çerçeve, tüm risk etkenlerinin sınıflandırılmasını sağlar.[1]
Atardamar ve toplardamar trombozu farklı düzeneklere dayanır. Atardamar trombozu, çoğunlukla ateroskleroz plağının yırtılması ve trombosit birikimiyle gelişir; bu nedenle korunmada antiagregan ilaçlar kullanılır. Toplardamar trombozu ise akım yavaşlaması ve pıhtılaşma etkenlerinin baskın olduğu bir süreçtir; korunma ve tedavide antikoagülanlar kullanılır. Bu ayrım, ilaç seçiminin temelidir.
Toplardamar trombozunun risk etkenleri arasında cerrahi, travma, hareketsizlik, kanser, gebelik ve doğum sonrası dönem, östrojen içeren ilaçlar, uzun yolculuklar, obezite, ileri yaş, kateter varlığı ve kalıtsal pıhtılaşma bozuklukları bulunur.
Derin ven trombozu, bacakta şişlik, ağrı ve kızarıklıkla ortaya çıkar; ancak bulgular özgül değildir. Pıhtının kopup akciğere gitmesiyle pulmoner emboli gelişir. Bu iki tablo, aynı hastalığın farklı görünümleri olarak değerlendirilir.
Değerlendirmede klinik olasılık skorları ve D-dimer birlikte kullanılır. D-dimer, düşük olasılıklı hastada dışlama amacıyla değerlidir; ancak yükselmesi özgül değildir. Gebelikte, kanserde, enfeksiyonda ve ileri yaşta yükselir. Yüksek olasılıklı hastada normal D-dimere güvenmek, ciddi bir hatadır.
Olağandışı yerleşimli tromboz — karaciğer toplardamarı, portal ven, serebral venöz sinüs — altta yatan bir hastalığı düşündürür; miyeloproliferatif hastalıklar, paroksismal noktürnal hemoglobinüri ve antifosfolipid sendromu araştırılmalıdır.
Heparin ilişkili trombositopeni, ayrı bir öneme sahiptir: trombosit sayısı düşerken hasta tromboza eğilimlidir. Bu durumda trombosit verilmesi ve heparin sürdürülmesi zararlıdır; heparin kesilir ve alternatif antikoagülan başlanır. Bu ayrım, alanın en tehlikeli tuzaklarındandır.
Korunma, hastanede yatan hastalarda temel bir güvenlik uygulamasıdır. Risk değerlendirmesi yapılır; mekanik ve ilaç temelli yöntemler kullanılır. Erken hareketlenme en basit ve etkili önlemdir.
Tedavide antikoagülanlar kullanılır; süre, trombozun nedenine ve yinelenme riskine göre belirlenir. Geçici bir nedene bağlı trombozda süre kısadır; nedensiz gelişen ve yineleyen olgularda uzun süreli tedavi düşünülür.
Kanserle ilişkili trombozda tedavi seçimi ayrıdır ve kanamayla tromboz riski birlikte değerlendirilir.
Mekanik kalp kapağı taşıyan hastalarda yalnızca K vitamini antagonistleri kullanılır; yeni kuşak antikoagülanlar kontrendikedir.
Eş anlamlılar
- Pıhtı oluşumu
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hoffman R ve ark., Hematology: Basic Principles and Practice, 8. baskı, 2023.